İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılardan ...'in davacı şirketin kurucusu ve yasal temsilcisi ...'in kardeşi olduğunu, 21.03.2017-31.12.2019 tarihleri arasında ...'in sigortalı çalışanı olarak…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/459 KARAR NO : 2025/1827 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 07/12/2021 NUMARASI : 2019/820 Esas - 2021/916 Karar DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılardan ...'in davacı şirketin kurucusu ve yasal temsilcisi ...'in kardeşi olduğunu, 21.03.2017-31.12.2019 tarihleri arasında ...'in sigortalı çalışanı olarak, müvekkili ile ... arasındaki hizmet sözleşmesi uyarınca müvekili firma için çalıştığını, davalı ...'in kendi isteği ile istifa ettiğini, sonrasında davacı müvekkil şirket ile aynı alanda faaliyette bulunan davalı ... kurduğunu, davalının kurduğu şirketin isminin müvekkil firma ismine çok yakın olacak şekilde tercihte bulunduğu, firma isimlerinin birbirine çok yakın olması sebebiyle şirketlerin web sitelerinin de benzerlik gösterecek şekilde tercih edildiğini, davalı şirketin, davacı şirketin sektördeki başarısından kaynaklanan ticari nüfuzundan istifade edecek şekilde ticari ünvan ve internet alan adı seçmek suretiyle haksız rekabete sebep olduğunu, davalılardan ...'in henüz kendi bünyelerinde çalışmakta ve davacı şirketin müşterileriyle ilişkisi devam etmekte iken davacı şirketten ve yasal temsilcisinden habersiz olarak kendi şirketini kurma planları yaptığını, 15 Aralık 2018 tarihinde, müvekkili şirketin müşterilerinden olan bir otelin yetkilisine, kendisi adına şirket kuracağından bahisle elektrik faturasındaki iade işlemlerini ocak ayında yapacağını belirttiğini, davalı ...'in davalı şirket ... Enerji adına sözleşme yapabilmek için, şirketin çalışanı sıfatıyla öğrendiği ticari sırları ve müşteri ilişkilerini kendi lehine kullandığını, davacı şirket çalışanı ve ortaklarına ... Otelcilik tarafından çıkartılan vekaletnameyi müvekkilinin haberi ve onayı olmaksızın müvekkili şirket ile ilişkisi kesilmiş olmasına rağmen 24.01.2019 tarihinde kullandığını ve ... Otelcilik adına ... Elektrik Dağıtım A.Ş.'ye başvuruda bulunduğunu ve bu başvuru nedeniyle müvekkili şirketin müşterisi karşısında açıklanması güç bir durumla karşı karşıya kaldığını, yine müvekkili ile ... turizm İnş. Ve Dış Tic. Ltd. Şt. Arasındaki 08.05.2018 tarihli sözleşmenin bitiş tarihi 08.05.2019 iken, davalı ... tarafından ek protokol ile 31.12.2018 tarihine çekildiğini, bu eylemler nedeniyle müvekkili şirketin maddi ve manevi zarara uğradığını, davalı ...'in eylemlerinin TTK.m.55/l-a-4, 1-a-6, 1-b-1, 1-c-1 ile TBK.m.444 ve 49'a aykırılık oluşturduğunu, bu nedenlerle, davalı şirketin, davacı şirketin ticaret ünvanına tecavüz etmek ve sair suretlerle haksız rekabette bulunduğunun tespitine, davalı şirketin ticari ünvanının kullanmasının yasaklanmasına, davalı şirketin internet isminin silinmesine ve internet alan adının kullanılmasının yasaklanarak erişimin engellenmesine, müşteriler nezdinde oluşturulan yanlış ve yanıltıcı beyanların düzeltilmesini, haksız rekabet nedeniyle oluşan şimdilik 50.000,00 TL maddi tazminat ve 50.000,00 TL manevi tazminatın arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği 23.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın da ikrar niteliğindeki beyanları doğrultusunda, davalı müvekkili ... ile davacı şirket arasında herhangi bir iş akdinin veya sözleşmesinin bulunmadığını, müvekkilinin dava dışı ...'in sigortalı çalışanı olduğunu, müvekkilinden iş hukuku kapsamında talepte bulunabilecek kişinin ... olduğunu, davacı tarafın aktif husumet ehliyetinin olmadığını bu sebeple davanın usulden reddi gerektiğini, marka hakkı ve tecavüzün önlenmesi yönündeki uyuşmazlıkların Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden, bu yönden de davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkili şirketin davacı firma ile iddia edildiği gibi aynı sektörde hizmetler sunmadığını, sunulan hizmetin çok daha farklı teknik konularda olduğunu, müvekkil ...'in, davacı şirketin kurucu ve yasal temsilcisi olan dava dışı ...'in kardeşi olduğunu, her ne kadar 2016 yılı Temmuz ayında davacı şirkette çalışmaya başlamış olsa da, resmi sigorta girişinin 21.03.2017 tarihinde davacı şirket yetkilisinin eşi ...'e ait şirkette yapıldığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı şirket bünyesinde müvekkili ...'in proje sorumlusu unvanıyla görev yapmış olsa dahi iş akdinin dava dışı ... ile olduğunu, davacı ile ... arasında müvekkilinin sigorta başlangıcından dokuz ay sonra hizmet sözleşmesi yapılsa bile bundan haberdar olmadıklarını, davacı şirket ile ... arasında bir dizi muvazaalı işlem bulunduğunu ve müvekkilinin bu işlemler nedeniyle mağdur edildiğini, müvekkilinin istifa etmesinin hazmedilmeyip huzurdaki davanın açıldığını, gerek davacı şirket gerekse hizmet sözleşmesi kapsamında davacı şirkete hizmet sunan ... arasında imzalanmış herhangi bir rekabet yasağı sözleşmesinin olmadığını, işçi/işveren arasında imzalanmış herhangi bir rekabet sözleşmesinin de bulunmadığını, dava konusu olayda TTK'da sayılan haksız rekabet hallerinin bulunmadığını, müvekkili firma ünvanının ... Enerji Danışmanlık Ltd.Şti. olduğunu, şirket ünvanları arasında fonetik ve etimolojik olarak benzerlik bulunmadığı, dosyaya sunulan “...com” mail adresinin sadece müvekkili tarafından kullanılmadığını, davacı şirket yetkilisi ... tarafından geçmişte kullanıldığını ve hala kullanılmakta olduğunu, davacı şirket yetkilisinin kardeşinin işten ayrılacağını ve yeni bir şirket kuracağını öğrenmesiyle ileride açacağı davalarda kullanmak üzere müşterilere kardeşinin ağzından elektronik postalar gönderdiğini, bunun için de bahsi geçen mail adresini kullandığını, müvekkilinin e-postalardan habersiz olduğunu, davacı tarafın kendi lehine hiç yoktan delil var ettiğini, dava dilekçesi ekinde sunulan elektronik posta içeriğinde ve diğer delillerde ticari sırdan bahsetmenin mümkün olmadığını, vekaletnameye istinaden işten ayrıldığı tarihten sonra 24.01.2019 tarihinde ... Otelcilik için başvurusu ile ilgili olarak, vekaletnamenin kişilere özel vekaletname olduğunu, davacı şirket ile ilgisinin bulunmadığını, aksi durumun kabulü halinde müvekkilinin işten ayrılmasını takiben azilname düzenlenmesi gerektiğini, vekaletname sahibi üçüncü kişinin müvekkiline ulaşarak ... ... nezdinde Dağıtım Bağlantı Anlaşması Ek Protokolü'nün imzalanmasını talep ettiğini, bu işlemin dava dışı şirket yetkilisinin bilgisi ve onayı dahilinde müvekkili tarafından yapıldığını, bu nedenle nasıl zor durumda kaldıklarını anlayamadıklarını, dava dışı ....Ltd. Şti.'nin sözleşmenin bitiş tarihinin öne çekilmesini talep ettiğini, davacı şirket yetkilisi ...'in işlem anında bundan haberdar olduğunu, dosyaya sunulan diğer elektronik postaların, müvekkilinin işten ayrılması nedeniyle takibinde olan işler konusunda gerekli bilgilendirmeleri içerdiğini, elektronik postanın alıcısı firma ile hiçbir ticari ilişkileri bulunmadığını, davacının iddia ettiği haksız rekabet şartlarının oluşmadığı, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " bilirkişi kök ve ek raporlarının denetime elverişli, gerekçeli ve hükme esas alınabilir nitelikte olması sebebiyle yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması cihetine gidilmeyerek, davalı ...'in, davacı şirkete danışmanlık verdiği dönemde ... Otel veya ... turizm ile ilgili eylemlerinin değerlendirilmesinde, dosyada belirtilen "...com" isimli elektronik posta adresinin yalnızca davalı tarafından kullanılmadığı, davacı şirket yetkilisi ... tarafından aktif hale getirildiği, davalı ... ile davacı şirket yetkilisi ...'in kardeş olmaları da göz önüne alınarak, bu e-posta adresinden gönderilen iletilerin, müşterilerce, davacı şirketten gönderilmiş olduğu algısını oluşturmasının hayatın olağan akışına ve somut olaya uygun olduğu, e-posta içeriklerine davacı tarafça ulaşılması ve dosyaya ibraz edilmesinden de anlaşılacağı üzere davacı şirket yetkilisi ... tarafından da mail adresinin kullanılabildiği, bu hali ile bahse konu mailin davalı ... tarafından atıldığı olgusunun sübut bulmadığı, dava dışı ... Turizm İns. ve Dış Tic. Ltd. Şti. ile ilgili işlemler yönünden, ilgili şirket yetkilisi tarafından, ...com elektronik posta adresine gönderilen Ek Protokole göre, sözleşmenin süresinden önce bitirilmesi istenmiş olup, bu talebin dava dışı şirketten geldiği, davacı şirket yetkilisi ...'in ek protokolden ve dolayısıyla sözleşmenin süresinden önce sonlandırılacağından haberinin olmamasının hayatın olağan akışına uygun düşmediği, bu eylem yönünden davalı ...'in herhangi bir haksız rakabet veya haksız fiil gerçekleştirdiği olgusunun sübut bulmadığı, sonuç olarak davacı tarafça iddia edilen eylemler yönünden davalıların haksız rekabet ve haksız fiil kapsamında kalan herhangi bir eylemleri tespit edilmediğinden davacının sübut bulmayan maddi ve manevi tazminat davalarının ayrı ayrı reddine, ..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemeca dosya kapsamına uygun olmayan bilirkişi raporu esas alarak karar verildiğini, dosyaya taraflarınca sunulan uzman görüşü raporu ise değerlendirilen deliller arasında dahi bulunmamakta, karar gerekçesinde de bahsedilmemekte, huzurdaki dava haksız rekabetin tespiti, davalı şirket tarafından kullanılan ticaret unvanının yasaklanması, davalının internet sitesindeki alan adının kullanılmasının yasaklanarak erişimin engellenmesi, müşteriler nezdinde oluşturulan yanlış ve yanıltıcı beyanların düzeltilmesi, haksız rekabet nedeniyle oluşan maddi ve manevi zararın tazmin edilmesi taleplerine ilişkin olup TTK m.55 vd. ile TBK m.49 hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gerektiğini, taleplerindeki açıklığa karşın mahkemece (bilirkişi raporundaki değerlendirmeyle aynı şekilde) yalnızca TBK'nın 49 ve 444. maddeleri kapsamında değerlendirme yapıldığını, bu haliyle verilen kararın kabulü mümkün olmadığını, tarafların dilekçelerinde dahi farklı anlamlarda kullanıldığının ifade edilmiş olması, günlük dilde neredeyse hiç kullanılmayan kelimelerin tarafların faaliyet yürüttüğü sektörlerle bir ilgisi olmaması, benzer unvanı kullanan davalının daha önce davacının çalışanı olması, marka ve unvanların yalnızca sözlük anlamlarının karşılaştırılarak değerlendirme yapılması hukuka aykırı olduğunu, kararda ...'in haksız rekabete ilişkin eylemlerinin büyük kısmının davalı ... Dan. Ltd. Şti. kurulmadan önce gerçekleştiği belirtildiğini, bu husus davalının haksız rekabete ilişkin eylemlerde bulunmadığı sonucunu doğurmadığını, şöyle ki; davalı ... haksız rekabete içeren fiillerde bulunmaya henüz davalı ... kurmadan başlamış, ortağı bulunduğu davalı ... kurduktan sonra ise bu eylemlerine şirketi üzerinden devam ettiğini kararın tamamında hukuka aykırı nedensellikten uzak ve dava ile ilgisiz konuların değerlendirme kapsamında olması ve dahi dava konusu ile dava nedenleri hakkında değerlendirme yapılmamış olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava, ticaret unvanına tecavüzün önlenmesi, haksız rekabetin tespiti ve meni ile maddi ve manevi tazminat, davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalı şirketin ticaret unvanının davacı ... unvanı ile benzerliği bulunup bulunmadığı ve davalı tarafın eylemlerinin haksız rekabet teşkil edil etlediği noktasındadır.Davacı tarafça, davalı tarafın, davacının ticaret unvanıyla karıştırılmaya yatkın şekilde ticaret unvanı seçtiği, haksız rekabet teşkil edecek eylemlerde bulundukları iddiasıyla haksız rekabetin tespiti ve men'i ile maddi ve manevi tazminata, ayrıca davalının "... Enerji Danışmanlık" ticaret unvanı ile "azaenerji.com" internet adresinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 40/1. maddesine göre, her tacir, bir ticari işletme seçmek ve seçtiği ticaret unvanını ticaret siciline tescil ve ilan ettirmek zorundadır. Seçilen ticaret unvanının tacirin kimliği, işletmesinin genişliği, önemi ve finansal durumu hakkında üçüncü kişilerde yanlış bir görüşün oluşmasına sebep olacak nitelikte olmaması, gerçeğe ve kamu düzenine aykırı olmaması gerekir. Usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanını kullanma hakkı sadece sahibine aittir. TTK'nın 52/1. Maddesinde, ticaret unvanının, ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması hâlinde hak sahibinin, bunun tespitini, yasaklanmasını; haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, gereğinde araçların ve ilgili malların imhasını ve zarar varsa, kusurun ağırlığına göre maddi ve manevi tazminat isteyebileceği düzenlenmiştir. Ticaret sicil kaydına göre, davacının ticaret unvanı ..., davalının ticaret unvanı ... şeklindedir. İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, davalı ve davacının ticari faaliyet alanlarının aynı olduğu tespit edildikten sonra ticaret unvanlarında yer alan ... ve ... kelimelerinin anlam farklılığının yanında, fonetik ve işitsel olarak da ayırt edicilik vasfı taşıdığı değerlendirilmiştir. Bu kapsamda, ... Danışmanlık Enerji ve ... Enerji Danışmanlık şeklindeki ticaret unvanları arasında yeterli ayırt edicilik bulunmakta olup, davalı şirketin ticaret unvanının yasaklanmasını gerektirir bir durum söz konusu değildir. Aynı şekilde davalının "azaenerji.com" internet adresinin kullanılmasına bir engel bulunmamaktadır.Haksız rekabet yönünden ise bilirkişi heyeti tarafından, 15.12.2018 tarihinde davalının, kendisi adına şirket kuracağından bahisle müşterisi ... Otel'in elektrik faturasındaki iade işlemlerini ocak ayında yapacağını belirmesi; davacı ile ... Turizm İnş. Ve Dış Tic. Ltd. Şti. arasındaki 08.05.2018 tarihli sözleşmenin bitiş tarihi 08.05.2019 iken, davalı ...'in 31.12.2018 tarihine ek protokol ile bu sözleşmeden çekilmesi şeklindeki eylemlere ilişkin olarak bu eylemlerin davalının, ... yanında sigortalı çalışanı olarak göründüğü ve davacı şirkete danışmanlık hizmeti verdiği dönemde gerçekleştiği ve davalı şirket ... Enerji Danışmanlık Ltd. Şti.'nin ise henüz kurulmadığı belirlenmiştir. Bu durumda davalı ... Ltd. Şti.'nin haksız rekabetinden bahsedilmesi mümkün değildir. Davalı ... tarafından gönderildiği iddia olunan mail içeriklerinde ise davacı tarafı kötüleyici ve incitici ifade bulunmadığı gibi TTK'nın 55/1-c-1 maddesinde düzenlenen kendisine emanet edilmiş teklif, hesap ve plan gibi iş ürünlerinden yetkisiz yararlanması söz konusu değildir. Davalının, davacı tarafın müşteri çevresini bilmesi ve teklif sunacağını bildirmesi de, rekabet yasağı sözleşmesi ve davacı ile iş sözleşmesi bulunmadığı nazara alındığında tek başına haksız rekabet oluşturmaz. Davalının iş akdinin sona ermesinden sonra, 24.01.2019 tarihinde vekaletname kullandığı ve davacı şirketin bu nedenle zarara uğradığı iddiası bakımından, bilirkişi heyeti tarafından davalıya ait ticari defterlerin incelenmesi neticesinde iddia olunan ... Otelcilik şirketi ile davalı şirketin ticari münasebeti tespit edilememiştir. Davalı ...'in vekaletnamenin düzenlendiği kişilerden biri olması ve bu vekaletnameyi kullanarak kazanç elde ettiğinin ispatlanamaması karşısında bu iddianın haksız rekabet olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 09/12/2025