DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/274 E. , 2024/3091 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/274 Karar No : 2024/3091 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 01/02/2022 tarih ve E:2017/2313, K:2022/114 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alı…
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/274 E. , 2024/3091 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/274 Karar No : 2024/3091 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 01/02/2022 tarih ve E:2017/2313, K:2022/114 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 01/02/2022 tarih ve E:2017/2313, K:2022/114 sayılı kararıyla; Davalı idarenin usule ilişkin iddiaları ile davacının bakılmakta olan bu dava dosyası ile Dairelerinin E:2017/5221 sayısında kayıtlı bulunan dava dosyasının birleştirilmesi talebi yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş, "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak, Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede; Davacının, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 223. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendi uyarınca anılan suçu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraatine karar verildiği ve bu kararın (istinaf kanun yoluna başvurulmadığından) 22/11/2018 tarihinde kesinleştiğinin anlaşıldığı, Davacıdan ve eşinden ele geçirilen dijital materyallerin incelenmesi sonucu düzenlenen 17/01/2017 tarihli dijital veri inceleme tutanağında yer alan tespitler yönünden, anılan Bilirkişi Raporunda; Resimler isimli klasör içerisinde yapılan incelemelerde Zaman Gazetesi, Taraf Gazetesi ve Bank Asya'ya ait fotoğrafların bulunduğu, "Kimse Yok Mu" isimli dernekten davacıya SMS mesajları gönderildiği, Aktif Haber, Zaman Gazetesi, Samanyolu TV, Rota Haber, Cihan Haber Ajansı, Bugün, Aksiyon, Taraf Gazetesi, Post Medya ve Toros Kolejine ait internet sitelerine giriş yapıldığı hususlarının görüldüğünün belirtildiği, sadece bu sitelere giriş yapılmış olmasının ve örgütün finans kuruluşu olan Bank Asya'nın, Zaman ve Taraf Gazetelerinin fotoğrafının bulunmasının davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakı bulunduğunun göstergesi olarak kabulüne olanak bulunmadığı, ayrıca davacıya Kimse Yok Mu isimli dernekten mesaj gönderilmesinin örgütsel saikle örgütsel faaliyet kapsamında yapıldığını gösterir nitelikte somut herhangi bir veri, tanık beyanı ya da başkaca bilgi ve belge dosya kapsamına sunulmadığından, anılan Dernek'ten mesaj gönderilmesinin de davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakı bulunduğunun göstergesi olarak kabulüne olanak bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından, davacıya ve eşine ait dijital materyallerin incelenmesi sonucu düzenlenen 17/01/2017 tarihli söz konusu Bilirkişi Raporunda yer alan anılan hususların, davacının FETÖ ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmediği, Davacının eşi H.Y.'nin FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olduğu gerekçesiyle meslekten çıkarılmasına karar verilmiş olması yönünden, Dairelerinin E:2017/5243 ve E:2017/2297 sayılarına kayıtlı dava dosyalarının incelenmesinden; davacının eşi H.Y.'nin, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararıyla, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verildiği, bu kararın iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle Dairelerinin E:2017/5243 sayısına kayıtlı davayı açtığı, meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle Dairelerinin E:2017/2297 sayısına kayıtlı davayı açtığı, anılan davalarda, Dairelerinin 01/02/2022 tarih ve K:2022/113 ve K:2022/112 sayılı kararlarıyla, "...davalı idarece ... davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğuna ilişkin yeterli delil sunulmadığı, sunulan delillerin ise davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyacak yeterlilikte ve nitelikte olmadığı, ayrıca ilgili kamu kurumları ve özel kuruluşlarca Dairemizin ... tarihli ara kararına verilen cevaplarda da davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyan herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı anlaşılmıştır. / Bu nedenle, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle tesis edilen dava konusu kararda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır." gerekçesiyle Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun anılan kararlarının iptaline ve davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verildiği; davacının eşi H.Y. hakkındaki tespitlerde ve H.Y.'nin açtığı Dairelerinin E:2017/5243 ve E:2017/2297 sayılarına kayıtlı dava dosyalarına sunulan belgelerde, davacının bizzat kendisini FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkilendirecek herhangi bir hususa yer verilmediği gibi, davacının eşi H.Y.'nin Dairelerinin E:2017/5243 ve E:2017/2297 sayılarına kayıtlı olarak açtığı davalarda dava konusu işlemlerin iptaline karar verildiği anlaşıldığından, davacının eşi H.Y.'nin meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiş olması ile buna dayanak gösterilen tespitlerin davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını ve/veya iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varıldığı, Sosyal çevre bilgileri yönünden, davacı hakkında somut bir tespiti içermeyen sosyal çevre bilgilerinin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan delil olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı sonucuna varıldığı, Davacı hakkında düzenlenen iddianame ve beraat kararı içeriğinde yer alan deliller yönünden, davacı hakkında düzenlenen iddianame ve beraat kararı içeriğinde yer alan hususların davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan deliller olarak değerlendirilmesine olanak bulunmadığı, Davacıyla ilgili ihbar/şikayet ve soruşturma bilgisi yönünden, davalı idare tarafından dava dosyasına sunulan CD içeriğinde yer alan ihbar/şikayet bilgilerine ilişkin evrakların incelenmesinden, H.A. isimli şahsa ait, 13/10/2016 ve 24/10/2016 havale tarihli dilekçeler ile 15/12/2016 tarihli CİMER başvurusunda yer alan iddiaları inceleyen Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin 29/03/2018 tarih ve Dosya No:..., K:... sayılı kararında; davacının ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayısına kayden yürütülen soruşturmada, şikayetçi hakkında, Cumhuriyet savcısı B.S.'ye yönelik eylemi nedeniyle kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan kamu davası açtığına yönelik iddianın, Cumhuriyet savcısının delil toplama, değerlendirme ve suçu nitelendirme yetkisi kapsamında kaldığı, bu yetkinin şikayet olunan davacı tarafından herhangi bir şekilde kötüye kullanıldığına veya taraflı davranıldığına dair delil gösterilmediği, kanun yollarına başvuru sırasında öne sürülebilecek hususun şikayete konu edildiği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karara ilişkin şikayetin işleme konulmaması hususunda Kurul Başkanına teklifte bulunulmasına karar verildiği anlaşıldığından, söz konusu ihbar/şikayet bilgilerinin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan deliller olarak değerlendirilmesine olanak bulunmadığı; ayrıca, Dairelerinin E:2017/5221 sayılı dosyasında yapılan 24/05/2021 tarihli ara kararına davalı idare tarafından verilen 14/07/2021 tarihli cevapta davacı hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... esas sayılı (Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... sayılı) disiplin dosyasının dışında FETÖ/PDY örgütü ile bağlantılı olarak yürütülen veya sonuçlandırılan başka idari soruşturma bulunmadığı belirtilmiş ise de, bu disiplin soruşturması kapsamında davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatına ilişkin varsa elde edilen bilgi ve belgelerin neler olduğu ortaya konulmadığından, söz konusu soruşturma davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde dikkate alınmadığı, HSK seçimlerinde örgüt lehine müşahitlik yaptığı bilgisi yönünden, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üyelik suçundan ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ... tarih ve Soruşturma No:..., Esas No:..., İddianame No:... sayılı iddianamede; "...Antalya İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü görevlilerince tanzim edilen ... tarih ...sayılı fezlekede; şüpheli ...'un 2014 HSYK seçimlerinde seçim günü Ankara Adliyesinde kurulan sandık alanında karşıt müşahid olarak faaliyet yürüttüğü şeklinde bilginin yer aldığı..." hususunun tespit edildiği belirtilmesine rağmen iddianamede belirtilen 20/07/2016 tarihli Fezlekenin dava dosyasına sunulmadığı, davacının sandık alanında örgüt lehine müşahit olarak faaliyet yürüttüğünü ortaya koyabilecek somut bir tespit, tanık beyanı ya da başkaca bir bilgi ve belgenin dava dosyasında bulunmadığı gibi davalı idare tarafından da dava dosyasına sunulmadığı, bununla birlikte yukarıda yer verilen tanık İ.C.'nin ifadesinde davacının seçim günü müşahitlik yaptığına tanık olmadığını beyan ettiği görüldüğünden, davacının 2014 yılı HSK üye seçimlerinde örgüt lehine sandık müşahitliği yaptığına ilişkin iddianın, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varıldığı, Davacının dershaneye gittiğine ilişkin beyanları yönünden, üniversiteye hazırlık amacıyla söz konusu dershaneye gittiğini, bulunduğu ilçede dershane olmadığını, fiyat ve eğitim kalitesi bakımından başka alternatifin bulunmaması nedeniyle FETÖ/PDY yapılanmasına ait dershaneye gittiğini beyan eden davacının bu beyanlarının, bir başka ifadeyle eğitim ve ekonomi saikleriyle hareket ettiğinin aksini ortaya koyabilecek somut bir tespit, tanık beyanı ya da başkaca bir bilgi ve belgenin dava dosyasında bulunmadığı gibi davalı idarece de dosyaya sunulmadığı görüldüğünden, davacının örgüte müzahir dershaneye gittiğine yönelik beyanının örgütle irtibat ve iltisaklı sayılması için yeterli bir delil olarak değerlendirilmediği, Davacının mesleki ziyaret kapsamında yurt dışına gönderildiğine ilişkin beyanları yönünden, davacı söz konusu ifadesinde Personel Genel Müdürlüğünün yürütmekte olduğu icra dairelerinin kapasitelerinin artırılması projesi kapsamında 2012 yılında 3-4 günlük süreyle Yunanistan'a gönderildiğini belirtmiş olup, davacının bu beyanlarının aksini ve örgütle bağlantısı ile örgütsel amaçlar gözetilerek söz konusu görevlendirmenin yapıldığını ortaya koyabilecek somut bir tespit, tanık beyanı ya da başkaca bir bilgi ve belgenin dava dosyasında bulunmadığı gibi davalı idarece de dosyaya sunulmadığı görüldüğünden, davacının mesleki ziyaret kapsamında Yunanistan'a gönderildiğine yönelik beyanının örgütle iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmediği, Davacının unvanlı göreve atanmasına ilişkin beyanları yönünden, davacının Adalet Bakanlığına tetkik hakimi olarak FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve/veya iltisaklı olması nedeniyle ve örgütün amaç ve stratejilerinin gerçekleştirilmesi amacıyla atandığına ilişkin iddianın başkaca bir delille desteklenmediği görüldüğünden, belirtilen hususun davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat veya iltisakını tek başına ortaya koymaya yeterli bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, bununla birlikte, davalı idarenin savunma dilekçeleri ekinde sunduğu CD'lerin içinde davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantısının olamayacağına ilişkin tanık beyanlarına da yer verildiğinin görüldüğü, Dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile Daire kararında yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı idarece bakılmakta olan dosyada davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğuna ilişkin yeterli delil sunulmadığı, sunulan delillerin ise davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyacak yeterlilikte ve nitelikte olmadığı, ayrıca ilgili kamu kurumları ve özel kuruluşlarca Dairelerinin E:2017/5221 sayılı dosyasında yapılan 24/05/2021 tarihli ara kararına verilen cevaplarda da davacının iltisakını ve/veya irtibatını ortaya koyan herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığının anlaşıldığı, Bu nedenle, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle tesis edilen dava konusu kararda hukuka uyarlık bulunmadığı, Dava konusu kararda hukuka uyarlık görülmediğinden davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı tüm parasal haklarının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği, Öte yandan; davalı idarece, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyacak nitelikte delillerin tespit edilmesi halinde yeniden işlem tesis edilebileceğinin de açık olduğu gerekçesiyle, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun... tarih ve ... sayılı kararının davacıya ilişkin kısmının iptaline, davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, usule ilişkin itirazlarının neden yerinde görülmediğine ilişkin gerekçenin kararda yer almadığı; dava konusu işlemin bir disiplin işlemi olmadığı, bu nedenle hukuki denetimin disiplin işlemi kapsamında yapılamayacağı; davacının üniversiteye hazırlık döneminde FETÖ/PDY bağlantılı dershaneye gittiğine, FETÖ/PDY'nin etkin olduğu dönemde Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünde tetkik hakimi olarak görev yaptığına ve FETÖ/PDY terör örgütünün etkin olduğu dönemde kamu imkânıyla yurt dışı mesleki ziyaret olanağından yararlandırıldığına dair Cumhuriyet Başsavcılığındaki beyanatları, davacı hakkındaki iddianamede yer verilen, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı kişiler ile telefon görüşme trafiğine yönelik HTS Analiz Raporu, 2014 yılı HSK seçimlerinde Ankara Adliyesinde kurulan sandık alanında sözde bağımsız FETÖ/PDY adayları lehine davacının karşıt müşahit olarak faaliyet yürüttüğü yönündeki tespitler, davacıya ait dijital materyallerde yapılan bilirkişi incelemesinde Aktif Haber, Samanyolu Tv, Rota Haber, Cihan Haber Ajansı, Bugün, Aksiyon, Postmedya, Toros Kolejine ait internet sitesine ve Zaman gazetesinin internet sitelerine davacının giriş yapmış olduğuna dair tespitler, beraat kararı içeriğinde yer verilen "Kimse Yok Mu Derneğinden ...'a gönderildiği değerlendirilen mesajların olduğu" şeklindeki tespitler, sosyal çevre bilgileri kapsamında davacının en yakın çevresini oluşturan ve 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 3'üncü maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve Hâkimlik mesleğinden çıkarılmasına karar verilen eşi H.Y.'ye ilişkin olarak Danıştay Beşinci Dairesinde sonuçlanmış olan E:2017/5243 ve E:2017/2297 sayılı dava dosyalarından da anlaşılacağı üzere, davacının eşinin de FETÖ/PDY terör örgütüyle iltisaklı veya irtibatlı olduğu hususu, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle iltisaklı veya irtibatlı olduğuna yönelik ihbar, şikayet ve disiplin evrakı bilgisi birlikte değerlendirildiğinde Kurul kanaatinin davacının FETÖ/PDY örgütüyle iltisaklı ve/veya irtibatlı olduğu yönünde oluştuğu; temyize konu kararı veren Danıştay Beşinci Dairesinin “resen araştırma ilkesi" çerçevesinde öncelikli yetkisini kullanarak tüm verilere sahip olabileceği açıkken, 2014 yılı HSK seçimlerinde Ankara Adliyesinde kurulan sandık alanında sözde bağımsız FETÖ/PDY adayları lehine davacının karşıt müşahit olarak faaliyet yürüttüğü yönündeki tespitlere dair davacı hakkında düzenlenen iddianame içeriğinde tarih ve sayısıyla belirtilen Antalya Emniyet Müdürlüğü tarafından düzenlenen fezlekeyi celp etmeyerek bu belgenin taraflarınca dosyaya sunulmadığından bahisle bu belgeye karşı tanık beyanına üstünlük tanıyarak bu delilin kabul edilmemesinin hukuka aykırı olduğu, Dairece bu belge incelenmeden tanık beyanına üstünlük tanınmasının nedenlerine de kararda yer verilmediği, davacı ile ilgili HTS kayıtlarının delil olarak bildirilmiş olmasına rağmen, Daire tarafından verilen kararda söz konusu delil tartışılmadan eksik inceleme ile hatalı bir şekilde karar verildiği, Daire'nin E: 2017/5221 sayılı dosyada aynı döneme ilişkin parasal haklara dair hüküm verildiğinden bu dosya için yeniden hüküm kurulmasında ve idare lehine avukatlık ücreti ödenmemesinde isabet bulunmadığı, davacının parasal ve özlük hak, maddi, manevi tazminat ve faize ilişkin taleplerinin yasal dayanaktan yoksun olduğu, 685 sayılı KHK, Anayasa'nın 159. maddesinin 10. fıkrası ve 7075 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 1. fıkrası uyarınca tam yargı davalarına karşı yargı yolunun kapalı olduğu, 685 sayılı KHK'nın yürürlüğe girdiği 23/01/2017 tarihi öncesi için hiçbir şekilde parasal ve özlük hak, maddi ve manevi tazminat ve faize hükmedilemeyeceği, ayrıca dava konusu işlemin hukuka aykırı olmadığı ve tazminat koşullarının da oluşmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Kurulumuzun 29/01//2024 tarihli ara kararına davalı idarece verilen cevabın dosyaya sunulması üzerine, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Davalı idarece, Daire kararının "davacının seçim günü Ankara Adliyesinde kurulan sandık alanında karşıt müşahidi olarak faaliyet yürüttüğü şeklinde bilginin" yer aldığı 20/07/2016 tarihli fezleke celbedilmeksizin resen araştırma ilkesine aykırı olarak ve iddianamede yer alan davacıya ait HTS analiz raporu tartışılmaksızın eksik inceleme yapılarak verildiği iddia edilmekte ise de, dava dosyasının incelenmesinden; ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan düzenlenen Soruşturma No:..., Esas No:..., İddianame No:... sayılı iddianamede bahsi geçen 20/07/2016 tarihli fezlekede davacının seçim günü Ankara Adliyesinde kurulan sandık alanında karşıt müşahidi olarak faaliyet yürüttüğü şeklinde bilgilerin yer aldığının belirtildiği, ancak İ.C. isimli şahsın davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yapılan yargılama sonucunda verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı beraat kararında yer verilen ifadesinde; davacının müşahit olduğuna tanık olmadığını, kendisini görmediğini beyan ettiği anlaşılmış, İddianame içeriğinde yer alan, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hakkında soruşturma yapılan kişilerle görüşme yaptığına dair HTS analiz raporundaki tespitlerin Daire kararında tartışılmadığı iddiası yönünden ise, Daire kararında, davacı hakkında kamu davasının açılmasının dayanağı iddianamede yer alan hususların davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatı noktasında incelendiğinde, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının göstergesi olabilecek herhangi bir delil ya da bilgi ve belgenin bulunmadığının anlaşıldığının belirtildiği görülmüş olup, davalı idarenin bu iddialarına itibar edilmemiştir. Kaldı ki, davacının söz konusu örgütle olduğu iddia edilen iltisak ve irtibatını ortaya koyduğu belirtilen ve işleme gerekçe olarak gösterilen hususların ve bunlara ilişkin hukuki ve fiili nedenlerin idarece dosyaya sunulması gerekmektedir. İdari işlemin unsurlarına ilişkin hukuka uygunluk denetimi yargı yerlerince yapılacak olup, yeterli görülmeyen ya da ilave deliller ve hususlarla ilgili olarak yargı yerlerince idarenin yerine geçilmek suretiyle araştırma yapılması mümkün değildir. Diğer yandan, Kurulumuzun E:2023/253 ve 2023/265 sayılı dosyalarının incelenmesinden; davacının eşi H.Y.'nin, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ve bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi ve meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle iki ayrı dava açtığı, açılan davalarda Danıştay Beşinci Dairesinin 01/02/2022 tarih ve K:2022/113 ve K:2022/112 sayılı kararlarıyla, dava konusu kararların iptaline ve davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve parasal haklarının meslekten çıkarılmasına ilişkin kararın verildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verildiği, anılan kararların Kurulumuzun 02/12/2024 tarih ve E:2023/265, K:2024/3094, E:2023/253, K:2024/3093 sayılı kararlarıyla davacı lehine hükmedilen parasal haklara yürütülecek yasal faizin başlangıcına ilişkin hükmü dışındaki kısımlar yönünden onanmasına, faiz başlangıç tarihinin ise dava tarihi olarak düzeltilmesine, kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Danıştay Beşinci Dairesi kararının davacı lehine hükmedilen parasal haklara yürütülecek yasal faizin başlangıcına ilişkin hükmü dışındaki kısımları, aynı gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup davalı idare tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın esastan bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Öte yandan, davacı tarafından meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline, yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istemiyle Hâkimler ve Savcılar Kuruluna karşı açılan davada; Danıştay Beşinci Dairesince dava konusu kararın davacıya ilişkin kısmının iptali, bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi yolunda verilen 01/02/2022 tarih ve E:2017/5521, K:2022/115 sayılı kararının, Kurulumuzun 02/12/2024 tarih ve E:2023/282, K:2024/3092 sayılı kararı ile davacı lehine hükmedilen parasal haklara yürütülecek yasal faizin başlangıcına ilişkin kısmı düzeltilmek suretiyle onanarak kesinleştiği görülmekte olup, bu kapsamda davalı idarece davacıya yapılacak ödemenin mükerrerliğe yol açmayacak şekilde yapılması gerektiği; ayrıca, parasal hakların ödenmesinde, davacının meslekten çıkarıldığı tarihten, iptal kararı uyarınca mesleğe iade edildiği tarih arasında geçen dönemde varsa tespit edilecek çalışmaları karşılığında edindiği gelirin düşülmesi gerektiği tabiidir. Daire kararının davacı lehine hükmedilen parasal haklara yürütülecek yasal faizin başlangıcına ilişkin kısmına gelince; Faiz, en genel anlamıyla, konusu bir miktar paranının ödenmesinden ibaret olan borçlarda, alacaklının bu paradan yoksun kaldığı süre içinde oluşan zararına karşılık olarak ödenen ve alacağın türüne göre oranı değişen bir bedeldir. Hukuka aykırı işlem veya eylem nedeniyle uğranılan zararların ya da yoksun kalınan maddi ve manevi hakların karşılanması zaman içinde gecikebildiğinden, ilgililerin bu gecikmeden doğan zararının giderilmesi için 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun uyarınca faiz uygulanması gerekli bulunmaktadır. Yerleşik yargısal içtihatlara göre, dava dilekçesinde yasal faizin başlangıç tarihinin belirtilmemesi hâlinde, iptal davasının açıldığı tarihten itibaren faize hükmedilmektedir. Dosyanın incelenmesinden, davacının dava dilekçesinde parasal haklarına yasal faiz yürütülmesini istediği, ancak bunun başlangıç tarihini göstermediği, bu durumda dava açma tarihi olan 30/01/2017 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken, Daire kararında meslekten çıkarıldığı tarihin yasal faizin başlangıcı olarak alındığı görülmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda, temyize konu Daire kararının 6) Sonuç olarak bölümünün üçüncü paragrafında yer alan "yoksun kaldığı tüm parasal haklarının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten" ifadesi ile hüküm fıkrasının ikinci sırasındaki "yoksun kaldığı parasal haklarının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten" ifadesinin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca, "meslekten çıkarıldığı tarihten itibaren yoksun kaldığı parasal haklarının, dava tarihinden" şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu kararın yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 01/02/2022 tarih ve E:2017/2313, K:2022/114 sayılı kararının davacı lehine hükmedilen parasal haklara yürütülecek yasal faizin başlangıcına ilişkin hükmü dışındaki kısımlar yönünden ONANMASINA, 3. Anılan Daire kararının 6) Sonuç olarak bölümünün üçüncü paragrafında yer alan "yoksun kaldığı tüm parasal haklarının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten" ifadesi ile hüküm fıkrasının ikinci sırasındaki "yoksun kaldığı parasal haklarının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten" ifadesinin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca, "meslekten çıkarıldığı tarihten itibaren yoksun kaldığı parasal haklarının, dava tarihinden" şeklinde düzeltilerek ONANMASINA, 4. Kesin olarak, 02/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.