8. Hukuk Dairesi 2013/23663 E. , 2014/19001 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Burhaniye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 03/09/2013 NUMARASI : 2013/134-2013/23 S.. K.. ile H.. A.. ve N.. D.. aralarındaki muhdasatın aidiyetinin tespiti davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Burhaniye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 03.09.2013 gün ve 134/23 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Da
**8. Hukuk Dairesi 2013/23663 E. , 2014/19001 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Burhaniye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 03/09/2013 NUMARASI : 2013/134-2013/23 S.. K.. ile H.. A.. ve N.. D.. aralarındaki muhdasatın aidiyetinin tespiti davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Burhaniye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 03.09.2013 gün ve 134/23 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde, özetle; dava konusu 106 ada 26 parsel sayılı taşınmazın eski tapu kaydına istinaden davalılar adına tescil edildiğini, evveliyatında vekil edeninin murisi ve davalıların murisinin annelerinden intikal ettiğini, vekil edenin murisi ile davalıların murisi arasında taksim yapıldığını, vekil edeninin taşınmazın kendisine intikal ettiğini düşündüğünden 1975 yılından kadastro tespitinin yapıldığı 2007 yılına kadar dava konusu taşınmazı nizasız fasılasız kullandığını ve taşınmaz üzerinde 97 adet fıstık ağacı diktiğini, kadastro çalışmalarında taşınmaz üzerindeki fıstık ağaçları ve çeşmenin vekil edeni adına muhdesat olarak gösterilmesi gerekirken gösterilmediğini açıklayarak, dava konusu 106 ada 26 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 97 adet fıstık ağacı ve çeşmenin vekil edenine ait olduğunun tespitine ve tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesine, mümkün olmadığı takdirde 25.000 TL tazminatın yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekili cevap dilekçelerinde; davacının tazminat isteminin BK'nun 82. maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığını, davacı tarafından dava konusu taşınmazı hiçbir zaman iyi niyetli olarak kullanılmadığını, işgalde bulunulduğunu, davacının daha önce taşınmazda bulunan kızılçam ve meşe ağaçlarını kestiğini, davacının ektiğini iddia ettiği ağaçların 97 adet değil, 65 adet olduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. Mahkemece, davanın kısmen kabul ve kısmen reddine, davacının davalılardan N.. D.. yönünden davasının kısmen kabulüne, dava konusu Balıkesir İli, Burhaniye İlçesi, Kırtık Köyü, Şekerli mevkiindeki 106 ada 6 parselde bulunan verim çağındaki 60 adet Fıstık Çamı ile 5 x 1,30 m boyutlarındaki çeşmenin davacı S.. K.. tarafından ekildiği ve yapıldığının tespitine, davacı adına muhdesat oluşturacak şekilde tapu kayıtlarının beyanlar hanesine şerh verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalılardan H.. A.. yönünden açmış olduğu davasının husumetten reddine karar verilmiştir. Hüküm; davalılar vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dava, kadastro öncesi kişisel hakka dayalı muhdesatın aidiyeti tespiti istemine ilişkindir. Kural olarak, muhdesatın aidiyetinin tespiti davaları, tapulu taşınmazlarda kamulaştırma ve ortaklığın giderilmesi davalarına hasren asıl davada verilen süre içinde ya da asıl davalar derdest iken muhdesat sahibinin talebi nedeni ile açılır, istisnai olarak; 3402 sayılı Kadastro Kanun'nun 19. maddesi gereğince kadastro sırasında, öncesi tapulu yada tapusuz bir taşınmaz üzerinde kalıcı nitelikte muhdesat var ise ve tespit malikinden başka kişiye ait ise bu takdirde tutanağın beyanlar hanesinde gösterilmek üzere muhdesatın kime ait olduğu şerh edilir. Somut olaya gelince; dava konusu taşınmaz 03.03.1947 tarihli tapu ile taksim yapılarak tespit malikinin murisi Ahmet Avcı'ya özgülenmiştir. Bu tarihten sonra davacı bu yerde TMK 683'e göre işgalci durumundadır. Dolayısıyla böyle bir dava açmakta hukuki yararı yoktur. Hal böyle olunca, açıklanan nedenlerle Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kısmen kabul kararı verilmesi doğru görülmemiştir. Davalılar vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerindedir. Kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 213,50 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 23.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.