Başvuru, tutukluluğun ve yargılamanın makul olmayan süredir devam ettiği, adil bir yargılama yapılmadığı gerekçesiyle kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiası hakkındadır.
Başvuru, tutukluluğun ve yargılamanın makul olmayan süredir devam ettiği, adil bir yargılama yapılmadığı gerekçesiyle kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiası hakkındadır. Başvuru, 20/5/2013 tarihinde İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde, başvuruda Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 31/12/2013 tarihinde kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 12/2/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular 17/2/2014 tarihinde Adalet Bakanlığına bildirilmiştir. Adalet Bakanlığı, görüşünü 14/3/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Adalet Bakanlığı tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş başvurucuya 25/3/2014 tarihinde bildirilmiştir. Başvurucu, karşı beyanlarını 2/4/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucular, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen bir soruşturma kapsamında 2/11/2008 tarihinde gözaltına alınmışlar ve İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 5/11/2008 tarihli ve 2008/115 sorgu sayılı kararıyla tutuklanmışlardır. Başvurucular hakkında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 26/11/2008 tarihli ve E.2008/1461 sayılı iddianamesiyle 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ve maddeleri ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun maddesi uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır. Bu dava İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin E. 2008/309 sayılı dosyasına kaydedilmiştir. Başvuruculardan, Barış Karahan ve Mehmet Emin Sumeli İstanbul Ağır Ceza Mahkemesince 9/6/2011 tarihli duruşmada tahliye edilmişlerdir. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 15/11/2011 tarihli ve E.2008/301, K.2011/271 sayılı kararıyla başvurucular Mehmet Emin Sumeli ve Barış Karahan’ın toplam 10 yıl 5 ay hapis ve 660,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına, başvurucu Erhan Özel’in ise 11 yıl 8 ay hapis ve 660,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve tutukluluk halinin devamına karar verilmiştir. Anılan kararın temyizi üzerine Yargıtay Ceza Dairesi, 10/1/2013 tarihli ve E.2012/6852, K.2013/511 sayılı ilâmı ile başvurucu Erhan Özel ve Barış Karahan hakkında verilen hükmün onanmasına, başvurucu Mehmet Emin Sumeli hakkında verilen hükmün ise silahlı terör örgütü üyesi olma suçu yönünden bozulmasına karar vermiştir. Bozma kararı sonrasında yapılan yargılamada, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 9/5/2013 tarihli ve E.2013/54, K.2013/111 sayılı kararıyla, başvurucu Mehmet Emin Sumeli’nin 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Bu kararın temyiz incelemesi Yargıtay Ceza Dairesinin E.2015/2586 sayılı dosyasında halen devam etmektedir. Başvurucular, 20/5/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır. B. İlgili Hukuk 5237 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir: (1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçları işlemek amacıyla, silahlı örgüt kuran veya yöneten kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Birinci fıkrada tanımlanan örgüte üye olanlara, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.(3) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin diğer hükümler, bu suç açısından aynen uygulanır. Aynı Kanun’un maddesi şöyledir: (1) Yetkili makamlardan gerekli izni almaksızın, patlayıcı, yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, sürekli hastalığa yol açıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal, biyolojik maddeyi imal, ithal veya ihraç eden, ülke içinde bir yerden diğer bir yere nakleden, muhafaza eden, satan, satın alan veya işleyen kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Yetkili makamların izni olmaksızın, bu fıkra kapsamına giren maddelerin imalinde, işlenmesinde veya kullanılmasında gerekli olan malzeme ve teçhizatı ihraç eden kişi de aynı ceza ile cezalandırılır. (2) Bu fiillerin suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. (3) Önemsiz tür ve miktarda patlayıcı maddeyi satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında, kullanılış amacı gözetilerek, bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun maddesi şöyledir: “(1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa.b) Şüpheli veya sanığın davranışları; Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme, Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma,Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir:a) 2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;… Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (Madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315),…(4) (Değişik: 2/7/2012-6352/96 md.) Sadece adlî para cezasını gerektiren veya hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez.”