19. Hukuk Dairesi 2015/1370 E. , 2016/4839 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki sözleşmenin uyarlanması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsiz olması nedeniyle usulden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkilinin davalıların bağlı bulundukları ... Kooperatif Birliği'nin açmı…
**19. Hukuk Dairesi 2015/1370 E. , 2016/4839 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki sözleşmenin uyarlanması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsiz olması nedeniyle usulden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkilinin davalıların bağlı bulundukları ... Kooperatif Birliği'nin açmış olduğu ihaleyi kazanarak... ile 04.10.2010 tarihli çerçeve sözleşmesi yaptığını, sonrasında da bu sözleşmeye göre her bir davalı kooperatif ile farklı tarihlerde aynı tipte ve dört yıl süreli bayilik sözleşmesi yaptığını, sözleşmelerin devamı sırasında ...'nın 20.03.2014 tarihli kararı ile “rafineri çıkış fiyatı”, “akaryakıt dağıtım tavan fiyatı”, “bayi tavan fiyatı” belirleme esaslarını uygulamaya koyduğunu, ...'nın piyasaya müdahalesi neticesinde rafineri satış fiyatı ile dağıtıcı şirket depo satış fiyatı arasındaki farkın önemli ölçüde daralarak davalılara uyguladığı-afişe depo fiyatı üzerinden iskontolu-satış fiyatı ürün maaliyetinin altına düştüğünü yani sözleşmelere göre davacının satışlarının zararına olduğunu, bu durumun ticari olarak sürdürülebilir olmadığı gibi davacıdan bu zarara katlanmaya devam etmesinin de beklenemeyeceğini belirterek, sözleşmelerin 21.03.2014 tarihinden geçerli olmak üzere yeni koşullara uyarlanmasına, aksi halde sözleşmelerin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece, davalıların tacir olmadığı dava dilekçesi ve tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu ve uyuşmazlığın TTK 4/2. maddesindeki “a-f” bentlerindeki hususlara ilişkin olmadığından görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olup, uyuşmazlığın ticari iş niteliğinde olmasının o uyuşmazlığın ticari dava olarak görülmesini gerektirmeyeceği, ticari işin başka, ticari davanın ise başka bir kavram olduğu, görev hususunun 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesine göre dava şartı olup, HMK'nın 115/2. maddesine göre dava şartı eksikliğinde davanın usulden reddi gerektiği gerekçeleriyle davanın usulden reddine, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Ticari davalar 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde sayılmış olup, aynı maddenin (1.) fıkrasının a,b,c,d,e,f bentlerinde sayılan davaların her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davaların ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava oldukları belirtilmiştir. Aynı Kanun'un 12. maddesinde tacirin tanımı yapılmış, tacirin gerçek kişi ya da tüzel kişi olabileceği de belirlenmiştir. Tüzel kişi tacir aynı Kanun'un 16. maddesinde tanımlanmıştır. Ticaret şirketleri ise TTK'nın 124/1. maddesinde kooperatife de yer verilerek sayılmış, maddenin gerekçesinde ise kooperatifin neden ticaret şirketi olarak hükme bağlandığı ayrıca belirtilmiştir.