T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/549 - 2026/55 "T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I" T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/549 KARAR NO : 2026/55 BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20.01.2025 NUMARASI : 2023/605 Esas - 2025/53 Karar İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVACI : ... VEKİLİ : A…
T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/549 - 2026/55 "T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I" T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/549 KARAR NO : 2026/55 BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20.01.2025 NUMARASI : 2023/605 Esas - 2025/53 Karar İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : 1-EZE İNŞAAT ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 2-TÜRKİYE SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av.... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) BAŞVURU TARİHİ : 21.02.2025-25.02.2025 İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 25.03.2025 KARAR TARİHİ : 09.01.2026 İLAM YAZIM TARİHİ : 19.01.2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Kocaeli ili, Gebze ilçesi, İnönü Mahallesi'nde davalı şirket tarafından sigortalı ve diğer davalı şirkete ait 34 ... plakalı aracın sağ ön tarafı ile davacının sevk ve idaresindeki 41 ... plakalı aracın sol arka kısmına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın tamamen 34 ... plakalı aracın sürücüsünün kusurundan kaynaklandığını, davacının kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve daha sonra artırılmak üzere HMK madde 107 kapsamında belirsiz alacak olarak 1000,00 TL'nin bilirkişi incelemesi sonucunda ortaya çıkacak olan araçta oluşan değer kaybının işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar tarafından tazminine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Eze İnşaat Anonim Şirketi'nin cevap dilekçesinde; huzurdaki davaya bakmak görevinin Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğunu, görevsiz Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılmış olan davanın görevsizlik sebebi ile reddi gerektiğini, müvekkiline ait aracın kazanın meydana gelmeesinde kusurlu olmadığını, davacının dava konusu kaza sebebi ile aracının değer kaybına uğradığını ve kusuru ispatla yükümlü olduğunu, davacı taraf ispat külfetini yerine getiremediğinden davanın reddini, davacının zararı müvekkil şirketin trafik sigortacısı ve diğer davalı Türkiye Sigorta A.Ş. tarafından eksiksiz olarak karşılandığından davanın reddi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile, değer kaybı incelemesi yapılırken kaza anındaki aracın ikinci el rayiç değerlerinin hesaplamada dikkate alınmasını, yapılacak olan yargılamada müvekkiline ait aracın kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğu, davacının bakiye değer kaybı alacağının bulunduğu ispat edilirse, davacının doğrudan üçüncü şahsın trafik sigortacısına müracaat etme hakkı bulunduğu ve 2023 yılı itibari ile araç başı trafik poliçesi limitlerinin 120.000,00 TL olduğu da gözetilerek davalı sigorta şirketi aleyhine tazminata hükmedilmesini, davanın usulden reddine aksi kanaatte ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Türkiye Sigorta Anonim şirketi cevap dilekçesinde; şirketin poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, değer kaybı ödemesinin 05/07/2023 tarihinde 47.509,11 TL olarak vekaleten Av. ...'a ödendiğini, ekspertiz ücreti ödemesinin 10/07/2023 tarihinde 531,00 TL olarak ...'e ödendiğini, davacı tarafın taleplerinin gerçek dışı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün mezkur kazada atfa kabil bir kusuru olmadığını, aracın daha önceki kazalarının kontrolünün şart olduğunu, aracın değer kaybı hesabında değişim veya onarım görmüş olan plastik parçaların hesaba katılması hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesinde; araç değer kaybı 52.490,89 TL’den sigorta şirketinin sorumlu olduğu 44.279,84 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, sınırlı sorumluluk gereği sigorta şirketinden tahsil edilemeyen 8.211,05 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı Eze İnşaat Anonim Şirketi'nden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından, davanın kabulüne, 52.490,89.-TL değer kaybı bedelinin, dava tarihi olan 03/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, Türkiye Sigorta Anonim Şirketi'nin kalan 44.279,84.-TL poliçe limiti ile sorumlu tutulmasına, karar verilmiştir. Yerel mahkemenin bu kararına karşı, davacı vekili ve davalı Eze İnşaat vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu kazada asli kusurlunun 34 ... plakalı araç olduğunun açıkça tespit edildiğini, kazaya neden olan aracın zorunlu trafik sigortası kapsamında meydana gelen zararının davalı tarafından karşılanması gerektiğini ancak bilirkişi raporunca kazalı aracın değer kaybı bedelinin eksik hesaplanması nedeniyle hesaplanan zararın gerçek zarardan çok uzak ve çok düşük bir miktar olduğunu, bu miktarın davacının zararını karşılamayacağının açıkça ortada olduğunu, davacıya ait aracın kaza tarihinde adeta sıfır bir araç kadar yeni olduğunu ve ikinci el piyasasında değerinin 3.000.000-TL civarında olduğunu, kasko değerinin her zaman gerçek değerin çok altında olduğunun herkesin malumu olduğunu, dolayısıyla belirlenen miktarın davacının mağdur olmasına neden olacağını, eksik inceleme ile düzenlenen bilirkişi raporuna istinaden verilen yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Eze İnşaat A.Ş. vekilinin istinaf dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabul edilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalı şirkete ait araç sürücüsünün tek başına kusurlu olduğuna ilişkin tespitin hatalı olduğunu, trafikteki tüm araçların taşıt türü fark etmeksizin dikkat ve özen yükümlülüğüne dikkat etmesi gerektiğini, kazanın köy yolu ve sanayi bölgesinde gerçekleştiği göz önüne alındığında davacının önüne her an bir yaya çıkabileceğini dikkate alarak hareket etmesi gerektiği halde etmediğini, dolayısıyla kazada davacının da kusuru bulunduğunu, davacıya ait rayiç bedelin yeterli araştırma yapılmaksızın ve somut veriler olmadan tespit edildiğini bu nedenle belirlenen değer kaybı bedelini kabul etmediklerini, aracın yalnızca çamurluğundan hasar aldığı ve parça değişimine gerek kalmadan onarıldığı halde dayanaksız olarak %3 oranında değer kaybına hükmedilmesinin de kabul edilemez olduğunu, aracın hava yastıklarının açıldığı iddia edilmişse de, ne kaza fotoğraflarında ne de kasko anlaşmalı servis raporunda buna ilişkin somut veri bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile yapılan ödemeye esas alınan ekspertiz raporu arasında çelişkiler mevcut olduğunu, çelişkiler giderilmeden karar verilemesinin hukuka aykırı olduğunu bu nedenlerle istinaf incelemesi neticesinde yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. HMK'nın 353.maddesine göre inceleme yapıldığından duruşma açılmamıştır. İstinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca, istinaf edenin sıfatı, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, çift taraflı maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklı olarak davacı aracında meydana gelen değer kaybı nedeniyle maddi tazminat istemlerine ilişkindir. Somut olayda, 08.04.2023 tarihinde meydana gelen çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacıya ait aracın sol arka kısımlarından hasar görmüş olduğu anlaşılmaktadır. Bir şeyin kısmen hasar görmesi halinde, kullanılamamasından doğacak zararlar sorumlu kişiden talep edilebilir. Bu nedenle aracın eski hale getirilmesi için yapılacak olan onarım giderleri ile aracın ekonomik olarak değerinin azalmasından kaynaklı zarardan, zarar veren sorumlu tutulmaktadır. Öte yandan, Yargıtay 17. HD'nin 2017/1230 E- 2018/2590 K sayılı 15.03.2018 tarihli kararında vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; davanın belirsiz alacak davası yoluyla açılmasında ve işleten ile birlikte sigorta şirketine karşı birlikte açılan davada mahkemesinin görevli olduğunun kabul edilmesinde mahkemece hükme esas alınan ve kaza tespit tutanağı ile de uyumlu olan Adli Trafik Bilirkişi raporundaki kusur tespitinin benimsenerek; davacıya ait araca arkadan çarpmak suretiyle şerit ihlali yapan ve kontrolsüz sürüş gerçekleştiren davalıya ait aracın sürücüsünün tam kusurlu kabul edilmesinde isabetsizlik bulunmadığından; davalı vekilinin anılan yönlere değinen istinaf sebeplerine itibar edilememiştir. Ne var ki, dosyaya kazandırılan Makine Mühendisi bilirkişi raporu yüksek mahkemenin araç değer kaybına ilişkin araştırma metodolojisine uygun olmakla birlikte Bilirkişi tarafından düzenlenen raporda dava konusu aracın kaza tarihinden önceki ve sonraki değerlerinin yeterince somutlaştırılarak belirlenmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacı aracının varsa önceki maddi hasarlı kazalarına ilişkin sigorta hasar dosyaları da dosyaya kazandırılarak; önceki bilirkişiden, hasar dosyası, aracın modeli, markası, km'si, kullanım tarzı vs birlikte gözönünde bulundurularak; aracın olay tarihindeki (08.04.2023 kaza tarihi itibariyle) 2. el piyasa raiç değeri ile aracın davaya konu kazadan sonraki hasarlı halinin piyasa değerlerinin tespit edilmesi, 2.el piyasa değerinin tespiti hususunda resmi veriler (kaza tarihine ilişkin kasko bedelleri, Ticaret Bakanlığı verileri vb) yararlanılarak ve ilaveten piyasa rayiçlerinin serbest piyasa araştırması yapılarak ve yapılan bu araştırma sonuçları rapora yansıtılmak suretiyle aracın öncesindeki hasarlı hali ve sonrasındaki hasarlı haline ilişkin somut verilerek ortaya konularak hükme ve kanun yolu denetimine elverişli bir şekilde değer kaybının hesaplanması hususunda ayrıntılı ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; hükme elverişli olmayan yetersiz rapora göre karar verilmesi, dairemizce H.M.K'nun 353/1-a-6 maddesi kapsamında "uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli bazı delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması" olarak nitelendirildiğinden; taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, anılan eksiklik giderilerek sonucuna göre "usûli kazanılmış haklar" da gözetilerek bir karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜ İLE, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 20.01.2025 tarih 2023/605 esas, 2025/53 karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Gebze Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Peşin alınan istinaf karar harcının talebi halinde yatıran taraflara iadesine, 4-İstinaf yoluna başvuran tarafların istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin esas hakkında verilecek kararda değerlendirilmesine, 5-Harcanmayan istinaf gider avansının yatırana iadesine, 6-Davalı tarafından İstanbul Anadolu 14.İcra Dairesinin 2025/3687 sayılı dosyasına sunulan Vakıflar Bankası Anadolu Adalet Sarayı şubesine ait 10.03.2025 tarih 7100916290 seri nolu 129.000,00 TL bedelli teminat mektubunun talep halinde İİK 36 md uyarınca yatırana iadesine, 7-Karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 19.01.2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır *İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*