Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2024/5681 E. , 2024/7998 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2024/5681 Karar No : 2024/7998 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı - ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 26/04/2022 tarih ve E:2020/9867, K:2022/5157 sayılı bozma kararına uyularak, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, dava konusu
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2024/5681 E. , 2024/7998 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2024/5681 Karar No : 2024/7998 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı - ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 26/04/2022 tarih ve E:2020/9867, K:2022/5157 sayılı bozma kararına uyularak, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, dava konusu 411.008,00-TL para cezasına ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul ili, Eyüpsultan ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ruhsatsız yapıda ilave inşai faaliyetler yapıldığının tespit edildiğinden bahisle, anılan yapı ruhsata bağlanamadığından, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca yıktırılmasına ve aynı Kanunun 42. maddesi uyarınca 411.008,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Eyüpsultan Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda; tespite konu yapının bulunduğu alanın 1/1000 ölçekli uygulama imar planında konut alanında kaldığı, taşınmaz üzerinde bulunan tek katlı işyeri olarak kullanılan yapının ruhsatsız olarak inşa edildiği ve ruhsata bağlanma imkanının da bulunmadığı, bu nedenle dava konusu işlemin yapının yıktırılmasına ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan; tespite konu imalatların, 11/11/2018 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin tarafı olan kiracı şirket tarafından yapıldığı ve "cezaların şahsiliği ilkesi" gereğince yapı maliki olan davacının sorumluluğuna gidilemeyeceği iddia edilmekte ise de, yaklaşık 40 yıl önce ruhsatsız olarak yapılan ve bu süre zarfında işyeri olarak kullanılan yapıdan ötürü davacının sorumluluğunun doğacağının açık olduğu; 3194 sayılı Kanun'un 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca hesaplanan temel para cezası ve bu ceza miktarına, (c) 5. ve 8. alt bentleri uyarınca artırım uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, yapının, çevre ve görüntü kirliliğine sebebiyet verdiği hususuna ilişkin olarak somut tespit bulunmadığından, (c) 13. alt bendi uyarınca artırım uygulanmasında ise hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu para cezasının 25.688,00-TL'lik kısmının iptaline, davanın yapının yıktırılmasına dair kısmı ve para cezasının 385.320,00-TL'lik kısmı yönünden ise reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Davacının istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, Danıştay Altıncı Dairesinin 26/04/2022 tarih ve E:2020/9867, K:2022/5157 sayılı kararıyla "öncelikle tespite konu yapının "muvakkat yapı şerhi" bulunan yapı olup olmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda çok eski tarihlerde yapıldığı belirtilen yapının, inşa tarihinin, davacının taşınmaza satış yoluyla malik olduğu 18/07/2006 tarihinden önce mevcut olup olmadığının (gerekirse uydu fotoğraflarının araştırılması suretiyle) ortaya konulması amacıyla; aralarında inşaat mühendisi ve mimar bilirkişilerin de bulunduğu tek sayıda oluşturulmak suretiyle oluşturulan yeni bir bilirkişi heyeti ile yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği" gerekçesiyle bozulması üzerine, bozma kararına uyularak ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; uyuşmazlığa konu taşınmaza ilişkin 09/07/1991 tarihli yapı ruhsatı incelendiğinde taşınmaza yeni yapı inşaatı için verildiğinin anlaşıldığı, yapı ruhsatında kullanma amacının “spor tesisi” ve toplam yüzölçümünün 426 m² olduğunun görüldüğü, uydu fotoğraflarının incelenmesinden taşınmazın Nisan 2021 tarihi öncesinde yapılmış olduğunun değerlendirildiği, yapı tatil tutanağının tutulduğu esnada çekilen yapıdaki inşai faaliyetleri gösteren fotoğrafların incelenmesinden betonarme merdiven ile rampanın yıkıldığı, rampanın yerinde zeminde ve çıktığı yerde ve bu yerin altında yeni betonarme imalatların yapılmakta olduğunun görüldüğü, uydu ve sokak fotoğrafları üzerinde yapının durumunun incelendiği, uyuşmazlığa konu taşınmazın 18/07/2006 tarihinden önce de keşif esnasında görülen hali ile aynı kontur ve gabaride olacak şekilde var olduğu, ancak taşınmazda 31/12/2017 tarihinden sonra dava konusu işlemin dayanağı 26/10/2018 tarihli yapı tatil tutanağının tutulduğu sırada binadaki betonarme merdivenin kaldırılması, rampanın kaldırılması ve yerine yeni betonarme imalatlar yapılması gibi taşıyıcı sistemi de etkileyecek nitelikte kapsamlı tadilatlar yapıldığı yönünde görüş ve kanaate yer verildiği, davacının taşınmaza satış yoluyla malik olduğu 18/07/2006 tarihinden önce de uyuşmazlığa konu yapının mevcut olduğu anlaşıldığından, davacının satın aldığı tarihten önce mevcut olan aykırılıklar nedeniyle davacı hakkında 3194 sayılı Kanunun 42. maddesi uyarınca imar para cezası uygulanmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, taşınmazın 18/07/2006 tarihinden önce de keşif esnasında görülen hali ile aynı kontur ve gabaride olacak şekilde var olduğu, bilirkişi raporu ve fotoğraflar incelendiğinde geçici yapı olarak kabul edilebilecek bir yapının bulunmadığı, mevcut yapının bodrum katı ve zemin katının bir kısmı betonarme, zemin katının bir kısmı ile asma katı ise çelik taşıyıcı sistemli, bodrum + zemin + kısmi asma kattan oluşan, işyeri niteliğinde bir yapı olduğu, bu haliyle yapının muvakkat yapı olarak kabulüne olanak bulunmadığı, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında konut alanında kalan taşınmaz üzerinde bulunan tek katlı işyeri olarak kullanılan yapının ruhsatsız olarak inşa edildiği ve ruhsata bağlanma imkanının da bulunmadığı görüldüğünden, söz konusu yapının yıktırılmasına ilişkin tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen ise reddine, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu 411.008,00-TL para cezasının iptaline, davanın yapının yıktırılmasına ilişkin kısmının ise reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Yapı kayıt belgesinin geçerliliğinin bulunmadığı, dava konusu imar para cezasının hukuka uygun olduğu, temyize konu kararın iptal edilen kısmının usul ve hukuka aykırı olduğu belirtilerek bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının temyiz edilen kısmının değişik gerekçe ile onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Uyuşmazlığa konu taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde, uyuşmazlık konusu yapıya ilişkin malik/lehdar olarak Eyüpsultan Belediye Başkanlığı adına 21/08/1991 tarihli muvakkat inşaat şerhi bulunmaktadır. Uyuşmazlığa konu taşınmaz davacı tarafından 18/07/2006 tarihinde satın alınmıştır. Taşınmaz maliki davacı tarafından, uyuşmazlığa konu bina market olarak kullanılmak üzere 10/09/2018 tarihli kira sözleşmesi ile kiraya verilmiştir. Davalı belediye görevlileri tarafından düzenlenen 26/10/2018 tarihli yapı tatil tutanağı ile; ... ada, ... sayılı parsel üzerinde bulunan ruhsatsız yapıda merdivenin kırılarak betonarme perde imal edildiği, iskele kurularak yenileme (boyama) işlemi yapıldığı, imara aykırı alanın bodrum katta 1800 m², zemin katta 2000 m² olmak üzere toplam 3800 m² olduğu tespit edilmiştir. Davacı tarafından davalı belediyeye verilen 05/11/2018 tarihli dilekçe ile “10/09/2018 tarihli kira sözleşmesi ile kiraya verildiği, kiracı tarafından yapılan dekorasyon işleri sebebiyle kiracı şirkete tutanak tutulması gerekirken şahsına düzenlendiği, adına düzenlenen yapı tatil tutanağının iptal edilmesi gerektiği” belirtilerek aykırılıkların kendisi tarafından yapılmadığı yönünde itirazda bulunulmuştur. Anılan yapı tatil tutanağına dayanılarak dava konusu ... tarih ve ... sayılı belediye encümeni kararı ile, İstanbul ili, Eyüpsultan ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ruhsatsız yapıda ilave inşai faaliyetler yapıldığının tespit edildiğinden bahisle, anılan yapı ruhsata bağlanamadığından, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca yıktırılmasına ve aynı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca 3.800,00 m² aykırılıktan etkilenen alan ve 3/A yapı grubu esas alınarak c/5, 8 ve 13. alt bentleri uyarınca toplam 411.008,00-TL para cezası verilmiştir. Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanunu'nun "Umumi hizmetlere ayrılan yerlerde muvakkat yapılar" başlıklı 33. maddesinde; "İmar planlarında bulunup da müracaat gününde beş yıllık imar programına dahil olmayan yerlerde; plana göre kapanması gereken yol ve çıkmaz sokak üzerinde bulunan veya 18 inci madde hükümleri tatbik olunmadan normal şartlarla yapı izni verilmeyen veya 13 üncü maddede belirtilen hizmetlere ayrılmış olan ve haklarında bu madde hükmünün tatbiki istenen parsellerde üzerinde yönetmelik esaslarına uygun yapı yapılması mümkün olanlarında sahiplerinin istekleri üzerine belediye encümeni veya il idare kurulu kararıyla imar planı tatbikatına kadar muvakkat inşaat veya tesisata müsaade edilir ve buna dayanılarak usulüne göre yapı izni verilir. Bu gibi hallerde verilecek müddetin on yıl olması, yapı izni verilmezden önce belediye encümeni veya il idare kurulu kararının gün ve sayısının on yıllık müddet için muvakkat inşaat veya tesisat olduğunun, lüzumlu ölçü ve şartlarla birlikte tapu kaydına şerh edilmesi gereklidir. Muvakkatlık müddeti tapu kaydına şerh verildiği günden başlar. Birinci fıkrada sözü geçen bir parselde, esasen kullanılabilen bir bina varsa bu parsele yeniden inşaat ve ilaveler yapılmasına izin verilmeyeceği gibi, birden fazla muvakkat yapıya izin verilen yerlerde dahi bu yapıların ölçüleri toplamı yönetmelikte gösterilen miktarları geçemez. Bu maddenin tatbikinde kadastral parsel de bir imar parseli gibi kabul olunur. Plan tatbik olunurken, muvakkat inşaat veya tesisler yıktırılırlar. On yıllık muvakkatlık müddeti dolduktan sonra veya on yıl dolmadan yıktırılması veya kamulaştırılması halinde muvakkat bina ve tesislerin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre takdir olunacak bedeli sahibine ödenir." hükmüne; 42. maddesinin 2. fıkrasında; ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, bin Türk Lirasından az olmamak üzere, maddede belirtilen şekilde hesaplanan idari para cezalarının uygulanacağı; (a) bendinde; Bakanlıkça belirlenen yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanı üzerinden hesaplanmak üzere, mevzuata aykırılığın her bir metrekaresi için idari para cezası verileceği, bu miktarların her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında bir Türk Lirasının küsuru da dikkate alınmak suretiyle artırılaracağı; (b) bendinde ise; mevzuata aykırılığı yapı inşaat alanı üzerinden hesaplanması mümkün olmayan, yapının cephelerini ve diğer yapı elemanlarını değiştiren veya yapı malzemesi için öngörülen gereklere aykırı bulunan uygulamalar için, Bakanlıkça yayımlanan ve aykırılığa konu imalatın tespiti tarihinde yürürlükte bulunan birim fiyat listesine göre ilgili idarece belirlenen bedelin % 20’si kadar idari para cezası verileceği düzenlenmiş, (c) bendinde ise artırım sebepleri sayılmıştır. Anayasa'nın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” kenar başlıklı 38. maddesinin 7. fıkrasında, “Ceza sorumluluğu şahsidir” hükmü yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Ceza sorumluluğunun şahsiliği ceza hukukunun temel ilkelerindendir. Cezaların şahsiliğinden amaç, bir kimsenin işlemediği bir fiilden dolayı cezalandırılamaması, başka bir anlatımla bir kimsenin başkasının fiilinden sorumlu tutulamamasıdır. Anayasanın 38. maddesinde idari ve adli cezalar arasında bir ayrım yapılmadığından idari para cezaları da bu maddede öngörülen ilkelere tabidir. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesindeki "yapı sahibi" ifadesinden fiilen ruhsatsız ya da ruhsata aykırı yapıyı yapan kişinin anlaşılması gerekmekte olup, cezaların şahsiliği ilkesi uyarınca; 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesine göre verilecek olan para cezasının ruhsatsız ya da ruhsata aykırı yapıyı fiilen yapan ya da yaptıran kişi adına, yani yapı sahibi adına verilmesi gerekmektedir. Yapı sahibinin ise, her zaman taşınmaz maliki/mevcut kiracı ile aynı kişi olması zorunlu olmadığından, ruhsatsız yapıyı yapan kişinin taşınmaz malikinden/mevcut kiracıdan farklı bir kişi olduğunun anlaşılması durumunda, taşınmaz maliki/kiracı adına değil, yapıyı fiilen yapanın tespit edilerek onun adına para cezası verilmesi gerekmektedir. Uyuşmazlıkta; uyuşmazlığa konu taşınmazın 10/09/2018 tarihli kira sözleşmesi ile kiraya verildiği, aykırılıkların 26/10/2018 tarihli yapı tatil tutanağı ile tespit edildiği ve tutanak tutulurken çekilen fotoğraflarda yapıdaki inşai faaliyetlerin devam ettiğinin ve yapı üzerinde kiracı şirketin isminin yazılı olduğu tabelanın bulunduğunun görüldüğü, davacı tarafından davalı belediyeye verilen 05/11/2018 tarihli dilekçe ile aykırılıkların kiracı tarafından yapıldığı, yani kendisi tarafından yapılmadığı yönünde itiraz edildiği, dava konusu ... tarih ve ... sayılı belediye encümeni kararı ile davacıya para cezası verildiği anlaşılmaktadır. Gerek İdare Mahkemesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda yer alan yapı tatil tutanağının tutulduğu esnada çekilen yapıdaki inşai faaliyetleri gösteren fotoğrafların incelenmesinden betonarme merdiven ile rampanın yıkıldığı, rampanın yerinde zeminde ve çıktığı yerde ve bu yerin altında yeni betonarme imalatların yapılmakta olduğu, gerekse dosyadaki fotoğrafların incelenmesinden tespitin yapıldığı esnada yapıdaki inşaat faaliyetlerinin devam ettiği ve yapı üzerinde kiracı şirketin isminin yazılı olduğu tabelanın bulunduğu görüldüğünden, 26/10/2018 tarihli yapı tatil tutanağı ile tespit edilen aykırılıkların kiracı tarafından yapıldığı anlaşılmaktadır. İdari dava Dairesince; davacının taşınmaza satış yoluyla malik olduğu 18/07/2006 tarihinden önce de uyuşmazlığa konu yapının mevcut olduğu anlaşıldığından, davacının satın aldığı tarihten önce mevcut olan aykırılıklar nedeniyle davacı hakkında 3194 sayılı Kanunun 42. maddesi uyarınca imar para cezası uygulanmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin taşınmaz sahibi davacıya para cezası verilmesine ilişkin kısmının iptaline karar verilmiş ise de, uyuşmazlığa konu yapı 18/07/2006 tarihinden önce mevcut olmakla birlikte, bilirkişi raporunda yer alan değerlendirme ve fotoğrafların birlikte değerlendirilmesinden söz konusu yapıda 26/10/2018 tarihli yapı tatil tutanağı ile tespit edilen aykırılıkların yapıldığı hususu sabittir. Bu durumda; suç ve cezaların şahsiliği ilkesi gereğince, para cezasına konu imalatın kim tarafından yapıldığı tespit edilerek, mevzuata aykırı yapıyı inşa eden kişi adına para cezası verilmesinin gerektiği, yapı sahibinin ise her zaman taşınmaz maliki ile aynı kişi olması zorunlu olmadığından ruhsatsız yapıyı yapan kişinin taşınmaz malikinden farklı bir kişi olduğunun anlaşılması durumunda, taşınmaz maliki adına değil, yapıyı yapan adına para cezası verilmesi gerektiği, yapı tatil tutanağı tutulurken çekilen fotoğraflardan yapıdaki inşai faaliyetlerin kiracı tarafından yapıldığı anlaşıldığından uyuşmazlığa konu aykırılıklardan kiracının sorumlu olduğu sonucuna varıldığından dava konusu işlemde "cezaların şahsiliği ilkesi" açısından hukuka uyarlık bulunmadığından; dava konusu işlemin taşınmaz sahibi davacıya para cezası verilmesine ilişkin kısmının iptaline ilişkin temyize konu İdari dava Dairesi kararının, anılan kısmında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu işlemin kısmen iptaline, davanın kısmen reddine ilişkin İdare Mahkeme kararının redde ilişkin kısmına yönelik davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulü, kısmen ise reddi, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu ...-TL para cezasının iptali, davanın yapının yıktırılmasına ilişkin kısmının ise reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyiz edilen kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 24/12/2024 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.