7. Hukuk Dairesi 2010/7181 E. , 2011/201 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 101 ada 152 ve 158 parsel sayılı 244.31 m2 ve 185.44 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar davalı ... adına; 101 ada 159 ve 257 parsel sayılı 5157.50 m2 ve 361.39 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar davalı ... ... adına miras ve paylaşma y
**7. Hukuk Dairesi 2010/7181 E. , 2011/201 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 101 ada 152 ve 158 parsel sayılı 244.31 m2 ve 185.44 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar davalı ... adına; 101 ada 159 ve 257 parsel sayılı 5157.50 m2 ve 361.39 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar davalı ... ... adına miras ve paylaşma yoluyla gelen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tespit edilmiştir. Davacı ... miras hakkına dayanarak miras payına yönelik dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Davanın saptanan niteliği dikkate alındığında mahkemece yapılan araştırma, soruşturma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. İddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden dava ve temyize konu taşınmazlar başında yapılan keşifte bir yerel bilirkişi dinlenmiş, tanık dinlenmemiş, bu yanılgıların varsa yasal nedenleri hüküm yerinde gerekçeleriyle tartışılıp açıklanmamıştır. Öte yandan davacı tarafın dava dışı paydaşlarının ortak miras bırakanı ...'nun ölüm gününden sonra terekesinin yöntemine uygun biçimde mirasçıları arasında paylaşılıp paylaşılmadığı da sağlıklı biçimde belirlenmemiştir. İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre dava konusu 152, 159 ve 257 parsel sayılı taşınmazların ortak miras bırakan ...'ndan kaldığı yönünde ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık bu taşınmazların ... tarafından oğulları ... ve ...'e bağışlanarak zilyetliğinin deviredilip edilmediği,101 ada 158 parsel sayılı taşınmazın ise.... olan davalıların babası ... .... tarafından 1972 yılında 3. kişi ... ....'dan satın alınıp, tespit malikine bağışlanıp bağışlanmadığı yönünde toplanmaktadır. .... dava niteliği ile az yukarıda vurgulanan hukuksal olgular da dikkate alındığında, yerel mahkemece yapılan, araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi sözleri, olaylara dayanmayan soyut nitelikte gerekçesiz sözlerden ibarettir. O halde, sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için, öncelikle davaya konu taşınmazların kimden kime kaldığı, kim tarafından ne zamandır zilyet edildiği, 101 ada 152, 159 ve 257 parsel sayılı taşınmazların ortak miras bırakan.... tarafından davalıların babası olan ... .....'na bağışlanıp bağışlanmadığı, 101 ada 158 parsel sayılı taşınmazın ise 3. kişiden satın alınıp alınmadığı, böylece taşınmazların terekeye dahil olup olmadığı belirlenmeli, taşınmazların terekeye dahil taşınmazlardan olduğunun anlaşılması halinde ortak miras bırakanın terekesine dahil dava dışı, başka taşınmaz mallar bulunup, bulunmadığı araştırılmalı, varsa sözü edilen taşınmazların, kadastro tespit tutanakları ve dayanakları belgeler, davalı iseler dava dosyaları da getirtilmeli, bundan başka ortak miras bırakanın terekesine dahil menkul mallar varsa menkul malların niteliği, adedi ve değerleri belirlenmeli, daha sonra üç kişiden oluşan yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi, tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar ile tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde, taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişiler ve tanıklardan ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra, mirasçıları arasında az yukarıda açıklanan hukuksal olgulara göre yöntemine uygun bir paylaşma yapılıp, yapılmadığı, yapılmış ise dava konusu taşınmazın hangi mirasçı ya da mirasçıların miras payına isabet ettiği yolunda olaylara dayalı bilgi alınmalı, diğer mirasçı yada mirasçıların, miras payına karşılık kendilerine terekeden ne verildiği duraksamasız belirlenmeli, bu konularda da yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı bilgi alınmalı, keşifte dinlenecek bilirkişi ve tanıkların anlatımları ile tutanak bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde tutanak bilirkişilerinin tümü taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek çelişki giderilmeli, mirasçılar arasında, aynı nitelikte kadastro mahkemesinde görülmekte olan dava ya da davalar varsa, usulün 43 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca davalar arasında, fiili ve hukuki irtibatın varlığı, davalardan biri hakkında verilecek hükmün, aynı nitelikteki diğer davanın sonucunu etkileyeceği gözönüne alınarak dava dosyalarının birleştirileceği düşünülmeli, sonuçlanan ve kesin hükme bağlanan davalar varsa, deliller değerlendirilirken, sözü edilen taşınmazlarla ilgili olarak yerel mahkemesinden verilen ve kesinleşen hükümler de gözönüne alınmalı, özellikle sözü edilen taşınmaz ya da taşınmazların tespit tutanakları içeriğinde paylaşma olgusuna yer verilip verilmediği yönü üzerinde durulmalı, uyuşmazlığın niteliğine göre deliller değerlendirilirken paylaşmada her bir mirasçıya eşit yüzölçümde ve eşit verimlilikte taşınmaz ya da ekonomik yönden aynı parasal değerde menkul mal isabet etmesinin paylaşmanın koşulu olmadığı gözönünde tutulmalı, bir ya da bir bölüm mirasçıya miras payına karşılık menkul mal verilmiş ise niteliği ve adedi belirlenmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller bu çerçevede değerlendirilerek davanın miras payına yönelik açıldığı da gözetilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı ...'nun temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 21.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.