Başvuru, ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan başvurucunun maruz kaldığı iddia edilen uygulamalar nedeniyle kötü muamele yasağının; göndermek istediği mektuba el konulması nedeniyle de haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan başvurucunun maruz kaldığı iddia edilen uygulamalar nedeniyle kötü muamele yasağının; göndermek istediği mektuba el konulması nedeniyle de haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvurular 31/1/2017, 3/4/2017 ve 27/4/2017 tarihlerinde yapılmıştır. Başvurular, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. 2017/21548 ve 2017/22299 numaralı başvuru dosyalarının kişi ve konu yönlerinden hukuki irtibat nedeniyle 2017/14700 numaralı başvuru dosyası ile birleştirilmesine, incelemenin 2017/14700 numaralı başvuru dosyası üzerinden yapılmasına ve diğer dosyaların kapatılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya çalışma suçundan hükümlü olarak Gaziantep L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunmaktadır. Başvurucu, daha önce 21/7/2016 ile 3/10/2016 tarihleri arasında tutulduğu Karaman M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (Kurum) 19/8/2016 ve 22/8/2016 tarihlerinde İnsan Hakları Derneğine (Dernek), Türkiye İnsan Hakları Vakfına (Vakıf) ve aynı zamanda vasisi olan yeğeni F.A.ya birer mektup göndermek istemiştir. Başvurucu; Derneğe ve Vakfa yazdığı ikişer sayfadan oluşan mektuplarda 21/7/2016 günü Ankara'dan Karaman'a sevk edildiğini, bir ay geçmesine rağmen eşyalarının tarafına teslim edilmediğini, sevk sırasında üzerinde olan giysiyle yatıp kalktığını, Kurumda başta sayım ve ilaç alma olmak üzere birçok hukuksuz dayatmalarda bulunulduğunu, bu dayatmaları kabul etmediği için sağlık sorunlarına rağmen hakkında soruşturma açılıp hücreye atıldığını belirtmiştir. Başvurucu ayrıca yoğun sigara ve baca dumanı olan gürültülü yerlerde tutulduğunu, ilaçlarının geciktirildiğini ya da hiç verilmediğini, hastaneye sevkinin yapılmadığını, bu nedenle sağlığının iyice bozulduğunu, beş gündür benzer durumdaki başka bir hükümlüyle birlikte aydınlatma ve havalandırması olmayan sağlıksız bir hücrede tutulduğunu, hücreye neden konulduğunu ve burada ne kadar süre tutulacağını bilmediğini ifade etmiştir. Başvurucu son olarak A. adındaki ikinci müdürün hakaret ve tehditlerine maruz kaldığını, can güvenliğinin tehlikede olduğunu, şikâyetlerini ilettiği Savcılık ve Bakanlığın konuya duyarsız kaldığını, seslerini duyurmak için arkadaşıyla birlikte açlık grevine başladıklarını, kayıtlı olduğu uzaktan eğitimi sürdüremediğini belirtmiş; yaşadığı sorunlarla ilgili yerinde inceleme ve başka ceza infaz kurumuna nakil için girişimde bulunulmasını Dernek ve Vakıftan talep etmiştir. Başvurucu, F.A.ya yazdığı altı sayfadan oluşan mektubunda, Dernek ve Vakfa yazdığı mektupta yer verdiği şikâyetlerini tekrarlamış; bunlara ek olarak tarafına gönderilen posta evrakının akıbetini bilmediğini, kendisine psikopatmış gibi davranıldığını, başmemur H.nin de hakaret ve tehdidine maruz kaldığını, hücrenin pislik içinde olduğunu, havalandırmadan yararlandırılmadığını belirtmiş; kantin harcaması için para istemiş ve Derneğe yazdığına benzer mahiyetteki mektup örneğini insan haklarıyla ilgili kuruluşlar ve ilgili devlet kurumlarına kendisi adına göndermesini talep etmiştir. Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının (Disiplin Kurulu) 26/8/2016 tarihli sakıncalı mektup değerlendirme kararlarıyla mektupların alıkonulmasına karar verilmiştir. Anılan kararlarda, ilgili mevzuat hükümleri hatırlatıldıktan sonra mektubun içeriğinde Kurum görevlilerini hedef gösteren, iftira niteliği taşıyan söylemlerde bulunulduğu gerekçesine yer verilmiştir. Başvurucu tarafından Disiplin Kurulu kararlarına karşı Karaman İnfaz Hâkimliğine (İnfaz Hâkimliği) yapılan itiraz 9/9/2016 ve 27/2/2017 tarihli kararlarla reddedilmiştir. Kararların gerekçesinde; Kurumda yaşadığı birtakım olaylardan idarecileri sorumlu tuttuğu, bu doğrultuda yazdığı mektup içeriğindeki ifadelerin Kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının örgütsel amaçlı olarak haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgiler niteliğinde olduğu, Disiplin Kurulu kararlarının usul veya yasaya uygun olduğu belirtilmiştir. Başvurucunun İnfaz Hâkimliği kararlarına yaptığı itiraz Karaman Ağır Ceza Mahkemesinin 29/9/2016 ve 10/3/2017 tarihli kararlarıyla reddedilmiştir. Kararlarda, İnfaz Hâkimliği kararlarının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilmiştir. Başvurucu 5/1/2017 tarihinde tebliğ edilen nihai karara karşı 31/1/2017 tarihinde, 16/3/2017 tarihinde tebliğ edilen nihai karara karşı 3/4/2017 tarihinde, 30/3/2017 tarihinde haberdar olduğu nihai karara karşı 27/4/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucu 8/1/2020 tarihli dilekçesiyle örgütsüz hükümlü olduğunu beyan etmiş, durumuna ilişkin olarak Gaziantep L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulunca alınan terör örgütünden ayrılma konusunda samimiyetinin tasdik edildiğine dair 4/12/2019 tarihli kararı Anayasa Mahkemesine sunmuştur. İlgili ulusal ve uluslararası hukuk için bkz. Rıdvan Türan, B. No: 2017/20669, 10/3/2020, §§ 15-