Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/179 E. , 2024/1427 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/179 Karar No : 2024/1427 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): … Vekili : Av. … Karşı Taraf (Davalı): … Bakanlığı / ANKARA Vekili: Av. … İstemin Özeti: 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/179 E. , 2024/1427 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/179 Karar No : 2024/1427 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): … Vekili : Av. … Karşı Taraf (Davalı): … Bakanlığı / ANKARA Vekili: Av. … İstemin Özeti: 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenilmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E: …., K: … sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Yetersiz inceleme sonucunda karar verildiği, hakkında kesinleşmiş bir ceza mahkemesi kararının bulunmadığı, hangi sebep ve gerekçelerle kamu görevinden çıkarıldığına ilişkin bir belirlemede bulunulmadığı, herhangi bir somut delil bulunmaksızın hukuka aykırı bir biçimde kamu görevinden çıkarıldığı, hakkında kesinleşmiş bir ceza mahkemesi kararı bulunmamasına rağmen ceza yargılamasının hükme esas alınması nedeniyle masumiyet karinesinin ihlâl edildiği, FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantılı olduğuna dair somut ve kesin bir delilin mevcut olmadığı, 2017 yılına kadar FETÖ/PDY'nin terör örgütü olduğuna ilişkin kesinleşmiş bir mahkeme kararının bulunmadığı, savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden ihraç edildiği, dava konusu işlemin varsayım ve ihtimallere dayalı olarak tesis edildiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hâkimi: … Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usûl ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararında; "...sanığın kullandığı … numaralı telefonun mahrem imamlar tarafından kullanılan … (…) isimli işyerindeki … numaralı hattan 03/12/2012 tarihinde, M.F. … isimli işyerindeki .. numaralı hatlardan 11/10/2012, 10/02/2013 tarihlerinde, … isimli işyerindeki… numaralı hattan 20/09/2012, 18/10/2012, 22/11/2012 tarihlerinde, … isimli işyerindeki … numaralı hattan 17/10/2013 tarihlerinde, … isimli iş yerinde ki …. numaralı hattan 25/09/2012, 01/10/2012, 20/10/2012, 09/04/2013, 21/04/2013, 05/05/2015 tarihlerinde, … isimli iş yerinde ki, … numaralı hattan, 29/11/2012, 08/03/2013, tarihlerinde, … isimli iş yerinde ki …. numaralı hattan 23/02/2013, 30/08/2013, 02/10/2013 tarihlerinde, … isimli iş yerinde ki … numaralı hattan 04/10/2012, 21/04/2013, 17/09/2013, 02/08/2014, 27/07/2015 tarihlerinde, … isimli işyerinde ki … numaralı hattan, 22/09/2013 tarihlerinde, hakkında işlem yapılan asker kişilerle birlikte arandığının tespit edildiği..." şeklinde tespitlerde bulunulduğu, öte yandan anılan ceza yargılamasında davacının; "...Diyarbakır'da bu örgütün üyeleri ile görüştüğünü, 3 yıl sonra Siirt'e tayinin çıktığını, Siirt'te ... kod adlı örgüt abisiyle görüşmeye başladığını, 17/25 Aralık sonrasında bu örgüt üyeleri ile görüşmeyi kestiğini, Diyarbakır'da iken görüştüğü örgüt üyesinin isminin G. olduğunu, bu kişi ile 2 yada 3 haftada bir görüştüklerini, birlikte namaz kıldıklarını, bu görüşmelerinde Fethullah Gülen'in kitaplarını okuduklarını, 2012'de Afrika'daki insanlara gönderilmek üzere görüştüğü ... ismiyle bildiği şahsa 100 TL para verdiğini, örgüt içinde kendisine ... adını verdiklerini ancak kendisinin bu ismi kullanmadığı..." şeklinde ikrar niteliğinde beyanlarına verildiği, yine aynı ceza yargılamasında tanık B.S.'nin; "...Sanık ...ile yakın akrabalığım yada husumetim yoktur, ben 2013-2015 yılları arasında … Komanda Tugay Komutanlığında takım komutanı olarak görev yapmıştım, sanık ... da aynı komutanlıkta çalışıyordu, ben fetö ile lise sonunda Işık Dersanesine gitmem sebebi ile tanıştım, üniversitede fetönün evlerinde ve yurtlarında kaldım ve o dönem faaliyetlerine katıldım, meslekye başladığımda da beni "Abi" olarak bildiğimiz kişiler toplantıya çağırıyordu, ben fetönün uygulamalarından byloock veya başka bir uygulamayı kullanmadım, ayrıca himmet adı altında maaşımdan kesinti de yapılmadı, benim yargılamam … Ağır ceza Mahkemesinde yapıldı ve mahkumiyetime hükmedildi, ancak karar henüz kesinleşmedi. Sanık ...ile aynı komutanlıkta çalışmam ve fetönün toplantılarına katılmamız nedeniyle tanıştım, Kod adı ... olan E.Ü. isimli bir şahıs bizi sabit telefondan arayarak toplantının yapılacağı evi söylüyordu, ben de sanık ... ile bu evlerde görüşürdüm, bu toplantılarda dini sohbetler yapılırdı, ayrıca feto ele başı Fethutlalah Gülenin kitaplarından kesitler okunur ve videoları seyredilirdi, bu toplantıları "Abi" olarak tanımladığımız E.Ü isimli şahıs yönetiyordu, bu toplantılarda genelde 2 veya 3 kişi bulunuyordu, bazen de E.G. isimli şahıs bu toplantıları yönetirdi, bu toplantılar dışında ...ile görüşmezdik, bazen komutanlıkta mesai arkadaşı olarak karşılaşırdık, ...'ın bylock veya diğer fetonun uygulamalarını kullanıp kullanmadığına dair bir bilgim yoktur ve ayrıca ...'ın himmet adı altında maaşından kesinti yapılıp yapılmadığını da bilmiyorum..." şeklinde, tanık H.E.'nin; "...Ben bu mahrem imamla görüşmeyi bıraktıktan sonra E.Ö. bir keresinde bana benim sorumlum değişti artık başka biriyle görüşüyorum şeklinde şeyler söyledi. Ancak bu şahsın bana ismini söylemedi. Ancak 2011 yılı şubat ayından 2-3 ay önce E.Ö. isimli şahıs beni aldı, yanımıza ... isimli şahısla beraber bu mahrem imamla görüşmeye gittik..." şeklinde beyanlarına yer verildiği, bu durumda, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan bilgi, belge ve tespitler ile ceza yargılamasında elde edilen tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usûle uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 21/02/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.