Hukuk Genel Kurulu 2015/3882 E. , 2018/462 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Taraflar arasındaki “itibari hizmet süresinin tespiti” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İzmir 1. İş Mahkemesince davanın reddine dair verilen 08.05.2014 gün ve 2013/509 E.-2014/349 K. sayılı kararın temyizen incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 09.02.2015 gün ve 2014/17264 E., 2015/1937 K. sayılı kararı ile; "...Davacı, davalı şirkete ait i…
**Hukuk Genel Kurulu 2015/3882 E. , 2018/462 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Taraflar arasındaki “itibari hizmet süresinin tespiti” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İzmir 1. İş Mahkemesince davanın reddine dair verilen 08.05.2014 gün ve 2013/509 E.-2014/349 K. sayılı kararın temyizen incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 09.02.2015 gün ve 2014/17264 E., 2015/1937 K. sayılı kararı ile; "...Davacı, davalı şirkete ait iş yerinde çalıştığı sürenin 506 sayılı Yasa'nın Ek-5/II bentte geçen itibari hizmet süresi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin tespitini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, gazetecilik faaliyeti yürütülmese dahi basım işinin yapıldığı yerlerin de madde kapsamında değerlendirilmesine yönelik yaklaşımın plastik ambalaj malzemesi üretimi konusunda uygulanma olanağı bulunmadığı, davacının baskı makinesinde çalıştığı iddiası da bulunmadığı, işyerinin faaliyet konusu hakkında keşifte elde edilen bilgiler ve bilirkişi incelemesi sonucu ortaya çıkan bulgular karşısında, fiziksel dış etkenler konusunda değerlendirmeye gerek duyulmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. Basım ve gazetecilik işyerindeki çalışma koşulları nedeniyle itibari hizmet süresinden yararlanabilmek için, Yasada öngörülen iki koşulun birlikte gerçekleştiğinin belirlenmesi gereklidir. Bunlardan birinci koşul, sigortalının basım ve gazetecilik işinde çalışmış olmasıdır. Ancak bu koşulun araştırılıp saptanmasında; işyeri dar anlamda muhakkak ve sadece gazete basımıyla uğraşan bir basımevi olarak düşünülmeyip, Yasanın açık amacı göz önünde bulundurularak söze değil öze üstünlük tanıyan bir yorumla sonuca varılmalıdır. İkinci koşul ise, yine aynı maddenin II.Alt bendinin (a-f) işaretli alt bentlerinde yazılı fiziksel dış etkenlerden birinin olayda ayrıca gerçekleşmiş bulunmasıdır. Davacının dava konusu dönemde, işyeri ve yapılan işin niteliği, özellikleri ve buna bağlı olarak hangi olumsuz dış etkenlere maruz kaldığı, çalışmanın itibari hizmet süresinden yararlanmayı gerektirir işyerinde geçip geçmediği, dava konusu dönem itibariyle işyerinin kapasitesi, gürültü ve ihtizaz yapıcı makine ve aletlerdeki çalışma düzeyi, çalışmanın gerçekleştiği saatler itibariyle bunun insan sağlığı için tehlikeli sınırı aşıp aşmadığı, işyerinde ne oranda zararlı kimyasalların kullanıldığı, dava konusu dönemde işyeri kapasitesi ve kullanılan sağlığa zararlı kimyasallar karşısında havalandırmanın yeterli olup olmadığı, 506 sayılı Yasanın Ek 5/II. maddesinin (a-f) işaretli alt bentlerinde yazılı fiziksel dış etkenlerden birinin davacı yönünden gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalıdır. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır…"