T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1202 KARAR NO : 2025/2240 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/04/2024 NUMARASI : 2023/239 Esas - 2024/236 Karar DAVACI : ... (T.C. NO:...) - ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALI : ... (T.C. NO:...) -…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1202 KARAR NO : 2025/2240 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/04/2024 NUMARASI : 2023/239 Esas - 2024/236 Karar DAVACI : ... (T.C. NO:...) - ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALI : ... (T.C. NO:...) - ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVA TÜRÜ : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/04/2023 KARAR TARİHİ : 29/12/2025 KR. YAZIM TARİHİ : 22/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı aleyhine davalı tarafından Sakarya 3. İcra Dairesi 2023/3945 esas numaralı dosya ile haksız şekilde icra takibi başlatıldığını, davacı aleyhine başlatılan söz konusu haksız icra takibinde takibe konu edilen 25.000,00 euro bedelli senetten dolayı davacının, davalıya borçlu olmadığını, işletilmiş olan faiz ve talep edilen faiz oranlarının yüksek olduğunu ve itiraz ettiğini, Takibe konu 25.000,00 Euro bedelli 31.03.2023 vade tarihli senet içeriği incelendiğinde senet bedelinin nakten ödendiği yazıldığını; senet metninde bedelin nakden ödendiği yazılı olduğu için ispat yükünün nakden verdiği para karşılığı senet aldığını ileri süren davalı - alacaklıda olduğunu, Sakarya 3. İcra Dairesi 2023/3945 Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinin öncelikle mümkün ise teminatsız olarak, aksi durumda uygun görülecek bir teminat karşılığı; icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesine ve bu tedbir kapsamında olmak üzere hacizli malın/malların alacaklı tarafından alacağa mahsuben satın alınması halinde söz konusu malın/malların alacağa mahsuben satın alan alacaklıya teslim edilmemesi ve alacaklı adına tescil edilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve bu konuda icra dairesine müzekkere yazılmasını, davacının, Sakarya 3. İcra Dairesi 2023/3945 Esas sayılı icra takibine konu edilen senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti ile senedin ve icra takibinin iptalini, haksız ve kötü niyetli şekilde davacı aleyhine icra takibi başlatan davalının icra takibindeki asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere Euro cinsinden kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine ve bu tazminata Euro'ya uygulanan en yüksek ticari faizin uygulanarak davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesindeki iddiaların tamamı kambiyo senedi dayanağı olan icra takibine karşı mesnetsiz iddialar olduğunu; davacı tarafın iddialarının tamamı soyut iddialar olup senede karşı senetle ispat kuralı mevcut olduğunu belirterek davanın reddine , karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Davanın REDDİNE, İİK 72/4 Maddesi gereğince ''İcra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine'' yönelik ihtiyati tedbirin kaldırılmasına, alacaklının ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç alacak olması sebebiyle icra takip miktarının %20'si oranında hesaplanan 105.360,55-TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; delil listesinde 2022/810 esas sayılı dosyaya delil olarak dayanılmış olup mahkemeye sunulan bir dilekçede bu davaya ait delil olduğu halde bu delilin dikkate alınmamasının usule aykırı olduğunu, deliller toplanmadan yemin teklif etmeye zorlanmalarının usule aykırı olduğunu, dava konusu senetler herhangi bir ticari ilişkiye dayanmamakta olup davacının esaslı hataya düşürüldüğünü, davaya konu icra takibi döviz cinsinden olup ve yargılamayı da gerektirdiğinden %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı tarafça, istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. DELİLLER: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/04/2024 Tarih - 2023/239 Esas - 2024/236 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; davalı tarafından, davacı aleyhine Sakarya 3. İcra Dairesi'nin 2023/3945 esas sayılı dosyası ile 28.07.2022 tanzim, 31.03.2023 vade tarihli 25.000,00 Euro bedelli bonoya istinaden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatılması üzerine, davacı tarafından eldeki davanın açıldığı ve açılan davada bono nedeniyle borçlu olmadığına karar verilmesinin talep edildiği, davalı tarafından davanın reddinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince açılan davanın reddine karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Eldeki davada, davacının dava konusu bononun geçerli bir borç ilişkisine dayanmadığını ileri sürerek menfi tespit talebinde bulunduğu, davalının ise, bononun usulüne uygun düzenlendiğini, bedel karşılığı verildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır. Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukukî ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Menfi tespit davası 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. İspat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir” şeklindedir. Her somut olaydaki maddi vakıaya göre lehine hak çıkaran taraf ve ispat yükü şekilleneceğinden, maddî hukuk kuralına ilişkin bu vakıaların doğru ve net bir şekilde belirlenerek ortaya konulması gerekmektedir. Maddede aksine düzenleme olmadıkça ibaresi eklendiğinden, kanunda ispat yükü ile ilgili özel bir düzenlemeye yer verildiğinde, ispat yükü genel kurala göre değil de kanunda belirtilen özel düzenlemeye göre belirlenecektir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (TMK m. 6). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir. Ancak takip kambiyo senedine dayandığı zaman, ispat yükü yer değiştirir ve ispat yükü davacı/borçluda olur. Eldeki dava, zorunlu unsurları ihtiva eden kambiyo senedi vasfındaki bonodan kaynaklanmakta olup ispat yükü davacıdadır. Bilindiği üzere, kambiyo senetleri soyut borç ikrarı niteliğinde olup, senedin borç doğurmadığını iddia eden taraf, bu iddiasını yazılı delille ispat etmekle yükümlüdür. Eldeki davada, davacının davaya konu edilen bono bedelinden borçlu olmadığı yönündeki iddiasını kesin ve inandırıcı delillerle ispat edemediği anlaşılmıştır. Öte yandan, davalı tarafça yargılama aşamasında usulüne uygun şekilde eda edilen yemin gözetildiğinde, yeminin, 6100 sayılı HMK hükümleri gereğince kesin delil niteliğinde olması nedeniyle davacının bono bedelinden borçlu olmadığına ilişkin iddiasını ispat edemediği, buna karşılık, davalı tarafın kambiyo senedine dayalı alacağını geçerli şekilde ortaya koyduğu anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı değerlendirilmiştir. Öte yandan; 2004 sayılı İİK'nın 72-(4) maddesi gereği menfi tespit davası alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez. Eldeki olayda, takip, ilk derece mahkemesince 26/04/2023 tarihli tensip kararı ile Sakarya 3. İcra Dairesi'nin 2023/3945 Esas sayılı takip dosyasında icra veznesine girecek paranın dava sonuna kadar alacaklısına ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiğinden, mahkemece davalı lehine alacak miktarının %20’si oranında tazminata hükmedilmiş olması da yerinde görülmüştür. Gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir. Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, 2-Bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davacıya iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin kararın temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemiz tarafından yerine getirilmesine, İlişkin; Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/12/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*