DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/2953 E. , 2024/2811 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2953 Karar No : 2024/2811 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Üniversitesi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bahçeşehir Üniversitesi …
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/2953 E. , 2024/2811 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2953 Karar No : 2024/2811 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Üniversitesi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bahçeşehir Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Psikoloji Bölümünde tam zamanlı belirli süreli iş sözleşmesi ile yardımcı doçent olarak görev yapan davacı hakkında şikayetler olduğundan bahisle iş sözleşmesinin 31/08/2017 tarihi itibarıyla yenilenmemesine ilişkin Mütevelli Heyet Başkanının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı mali haklarının yasal faiziyle birlikte tazmini ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davalı idareye sözleşmeli personel çalıştırma yetkisi verildiği, davacının da bu yetki çerçevesinde davalı idare bünyesinde 2 yıllık sürelerle belirlenen belirli süreli iş sözleşmesi uyarınca çalışmaya başladığı, sözleşmesinin düzenli aralıklarla yenilendiği ve son olarak 31/08/2017 tarihine kadar süreli sözleşme yapıldığı, bu sürenin bitimi olan 31/08/2017 tarihi itibariyla, davacı hakkında var olan şikayetler ve akademik olarak verimli olmaması sebebiyle hizmet sözleşmesinin 31/08/2017 tarihi itibariyla feshedilerek sözleşmenin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemin, idarenin kendisine tanınan takdir hakkı muvacehesinde bu yetkiyi kullanarak tesis edilmiş olduğu görüldüğünden, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı, Danıştay Sekizinci Dairesinin 26/05/2022 tarih ve E:2019/520, K:2022/3483 sayılı kararıyla; 2547 sayılı Kanun'un ek 5. maddesine aykırı olarak, mütevelli heyet başkanı tarafından tesis edilen dava konusu işlemin yetki unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu nedeniyle iptal edilmesi ve parasal ve özlük haklar bakımından da karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla, Danıştay Sekizinci Dairesinin 26/05/2022 tarih ve E:2019/520; K:2022/3483 sayılı bozma kararına uyularak; 2547 sayılı Kanunun ek 5. maddesi uyarınca, davacının iş sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemin, mütevelli heyet onayı ile veya mütevelli heyetin yetkisini devrettiği vakıf yüksek öğretim kurumu yöneticisi tarafından tesis edilmesi gerekirken, mütevelli heyet başkanı tarafından tesis edildiği anlaşıldığından, yetki unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu, Öte yandan, Anayasa’nın 125. maddesinde; idarelerin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları gidermekle yükümlü olduğunun kurala bağlandığı, Bir idari işlemin yargı kararıyla iptal edilmesinin, işlemi yapıldığı andan başlayarak ortadan kaldırdığı, bu özelliği nedeniyle geriye yürüyen sonuçlar doğurduğu; başka bir anlatımla, işlemin kurulduğu tarihten önceki hukuki durumun geçerliğini sağladığı, bu nedenle, idarenin, iptal kararının amaç ve kapsamına göre yeni bir işlem yapmak, iptal edilen idari işlemden doğan tüm sonuçları ortadan kaldırmak, idari işlemin hiç yapılmamış sayılması ilkesinin gereği olarak önceki hukuki durumun geçerliğini sağlamakla yükümlü olduğu, Bu kapsamda, hukuka aykırılığı saptanan dava konusu işlem nedeniyle, Anayasanın 125. maddesi gereğince, davacının yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal ve diğer özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi isteminin kabulüne ve bu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal ve diğer özlük haklarının dava tarihi olan 29/08/2017 tarihinden başlatılmak kaydıyla ve her bir ödemenin yapılması gereken tarihlerden itibaren işletilecek olan yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 26/01/2023 tarih ve E:2022/7261, K:2023/159 sayılı kararıyla; Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının işlem nedeniyle davacının iş sözleşmesinin yenilenmemesine dair Mütevelli Heyet Başkanının... tarih ve ... sayılı işlemine ilişkin kısmı yönünden; ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince verilen kararın bu kısmının ve dayandığı gerekçenin usul ve kanuna uygun olup, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, bu kısım yönünden temyiz isteminin reddi gerektiği, Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı mali haklarının yasal faiziyle birlikte tazmini ve özlük haklarının iadesi istemine ilişkin kısmı yönünden; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Temyizen verilen karar üzerine yapılacak işlem" başlıklı 50. maddesine yer verilerek, İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun anılan maddesine göre; kararı, Danıştayın ilgili dava dairesince bozulan ilk derece idari yargı yerinin, bozma kararına uyarak gereğini yerine getirmekten ya da ilk kararında ısrar etmekten başka bir seçeneği bulunmadığı, İlk derece mahkemelerinin Danıştay Dairelerince verilen bozma kararına uyması sonucunda, bozma kararında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine kararda belirtilen hukuki esaslar doğrultusunda hüküm kurması gerektiği, mahkemece bozma kararına uyularak verilen kararda, başka hukuka aykırılık sebeplerinin irdelenmesine ve bu hususta hüküm konulmasına gerek olmadığı, İlk derece yargı yerinin Danıştayın bozma ilamına uymak istemiyorsa kararında bunu açıkça belirtmek suretiyle kararında ısrar da edebileceği, bu durumda; talebin, konusuna göre Danıştay İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulunca incelenip karara bağlanacağı ve Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları kararlarına uyulmasının zorunlu olduğu, Dairelerinin 26/05/2022 tarih ve E:2019/520; K:2022/3483 sayılı bozma kararında temyize konu bu kısma ilişkin olarak ''belirli süreli iş sözleşmelerinin yenilenmemesine ilişkin işlemlerin, yetki unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle idari yargı mercilerince iptal edilmesi durumunda, yetkili idari makam ya da organ tarafından, sözleşmenin yenilenmesi veya yenilenmemesi yönünde bir karar alınması gerekmektedir. Bu aşamada, iptal kararının hukuksal sonucu olarak yetki yönünden hukuka aykırı bulunan sözleşmenin yenilenmemesi işlemi ortadan kalmış olmakla birlikte, idare ile ilgili arasındaki belirli süreli iş sözleşmesinin sona ermiş olması nedeniyle ortada bir sözleşme ilişkisi de bulunmamaktadır. İdari yargı merci tarafından, sözleşmenin yenilenmemesi işleminin esasına ilişkin bir değerlendirme yapılmadığından ve belirli süreli iş sözleşmesinin süresinin sona ermiş olması nedeniyle ortada bir sözleşme ilişkisi bulunmadığından, bu aşamada, ilgili bakımından, kesin ve net olarak belirli olmayan parasal ve özlük hak kayıpları hakkında; sözleşmenin yenilendiği varsayımı ile doğrudan bir kabul kararı verilmesi mümkün olmadığından, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmektedir.'' gerekçesinin yer aldığı, Bu durumda; temyize konu kararın, işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı mali haklarının yasal faiziyle birlikte tazmini ve özlük haklarının iadesi istemine ilişkin kısmının, açıkça usul hükümlerine aykırı olduğu gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının onanmasına, işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin kısmının ise bozulmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; İstinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının davacının mahrum kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi isteminin reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına ve işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal ve diğer özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi isteminin kabulüne ve bu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal ve diğer özlük haklarının dava tarihi olan 29/08/2017 tarihinden başlatılmak kaydıyla ve her bir ödemenin yapılması gereken tarihlerden itibaren işletilecek olan yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine yönelik ilk kararında ısrar edilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, idari işlemin yetki unsurunda sakatlık olması nedeniyle iptal edilmiş olmasının sözleşmenin yenilendiği şeklinde yorumlanamayacağı, sözleşmenin süresinin sona ermesiyle artık taraflar arasında bir sözleşme ilişkisinin bulunmadığı, bu nedenle yenilendiği varsayımıyla davacı lehine parasal hakların ödenmesine hükmedilemeyeceği, Bölge İdare Mahkemesinin ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, ısrar kararının hukuka ve usule uygun bulunduğu, davalı idare tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Bahçeşehir Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Psikoloji Bölümünde tam zamanlı belirli süreli iş sözleşmesi ile yardımcı doçent olarak görev yapan davacının, hakkında şikayetler olduğundan bahisle sözleşmesinin 31/08/2017 tarihi itibarıyla yenilenmemesine ilişkin Mütevelli Heyet Başkanının ... tarih ve ... sayılı işlemi tesis edilmiştir. Bunun üzerine sözleşmenin yenilenmemesi işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tazmini ve özlük haklarının iadesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : Anayasa'nın 125. maddesinin 7. fıkrasında; " İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." hükmü yer almaktadır. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu 'nun "Öğretim görevlileri" başlıklı 31. maddesinde, " (...) Öğretim görevlileri, ilgili yönetim kurullarının görüşleri alınarak fakültelerde dekanların, rektörlüğe bağlı bölümlerde bölüm başkanlarının önerileri üzerine ve rektörün onayı ile öğretim üyesi, öğretim üye yardımcısı ve öğretim görevlisi kadrolarına atanabilirler veya kadro şartı aranmaksızın ders saati ücreti veya sözleşmeli olarak istihdam edilebilirler. Öğretim üyesi kadrolarına öğretim görevlileri en çok iki yıl süre ile atanabilirler; bu süre sonunda işgal ettikleri kadroya başvuran öğretim üyesi bulunmadığı ve görevlerine devamda yarar görüldüğü takdirde aynı usulle yeniden atanabilirler. Atanma süresi sonunda görevleri kendiliğinden sona erer. Bunların yeniden atanmaları mümkündür. Bu takdirde ilk atama usulü uygulanır. Konservatuvarlar ile meslek yüksekokullarına gerektiğinde sürekli olarak öğretim görevlisi atanabilir." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdari yargılama hukukunun temel ilkeleri ve yerleşik yargı içtihatları gereği; idari yargı mercilerince verilen iptal kararları, geriye yürür ve idari işlemi tesis edildiği andan itibaren hiç tesis edilmemiş gibi ortadan kaldırır. İptal edilen işlem hiç yapılmamış sayıldığı için ilgilinin, işlem nedeniyle uğradığı parasal ve özlük hak kayıplarının karşılanması gerekmektedir. Buna karşın, öğretim görevlilerinin belirli süreli hizmet sözleşmelerinin yenilenmemesine ilişkin işlemlere karşı açılan davalarda; idari yargı mercilerince dava konusu işlemlerde yetki unsuru yönünden hukuka aykırılık tespit edilmesi halinde verilen iptal kararlarının hukuksal sonucu olarak tesis edilen işlemler ortadan kalkmakla birlikte; bu durum sözleşmenin doğrudan yenilenmesi sonucunu doğurmamakta, verilen iptal kararları üzerine yetkili idari makam ya da organ tarafından, sözleşmenin yenilenmesi veya yenilenmemesi yönünde yeni bir karar alınması gerekmektedir. Davacının belirli süreli sözleşmeli öğretim üyesi statüsünde görev yapması ve dava konusu işlemin, davacının 31/08/2017 tarihi itibarıyla biten sözleşmesinin yenilenmemesi işlemi olması nedeniyle buradaki sözleşmeli personel statüsüne yönelik bir değerlendirme yapmak gerekmektedir. Anayasa Mahkemesinin 10/03/2011 tarih ve E:2008/54, K:2011/45 sayılı kararında; Anayasa’nın 128. maddesinde, Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceği, maddede sözü edilen “diğer kamu görevlileri” kavramının memurlar ve işçiler dışında, kamu hizmetinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerde kamu hukuku ilişkisiyle çalışanları kapsadığı belirtilmek suretiyle, eğitim ve öğretim hizmetleri gibi Devletin yürütmekle yükümlü olduğu asli ve sürekli görevlerde çalışan sözleşmeli personelin Anayasa'nın 128. maddesinde belirtilen "diğer kamu görevlileri" kapsamında yer aldığı ifade edilmiştir. Sözleşmeli personel düzenlemesi ile, kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, mali yılla sınırlı olarak sözleşmeli personel çalıştırılabileceği düzenlenmek sureti ile memuriyet statüsünden farklı bir statüye yer verildiği anlaşılmaktadır. Bu suretle kamu yönetiminde sınırlı da olsa bir esneklik yaratılması amaçlanmış olup, sözleşmeli personel açısından kamu hizmetinin gerekleri ile bağlantılı olarak memurlara tanınan yasal güvencelere kıyasla daha sınırlı güvencelere yer verilmiştir. Memurlarla aynı işi yapsalar da sözleşmeli personelin statüsü, çalıştırılma amacı, süresi, hakları ve yükümlülükleri memurlardan farklılık arz etmekte ve istihdam koşulları yönünden, idareye tanınan takdir yetkisi ölçüsünde, haklarında aynı hukuksal statüde bulunmadıkları memurlardan farklı düzenlemeler yapılması mümkün hale gelmektedir. Uyuşmazlıkta; dava konusu işlemin yetki unsuru yönünden hukuka aykırı bulunarak iptal edilmesinin, belirli süreli hizmet sözleşmesi ile öğretim üyesi statüsünde çalışan ve sözleşmesi 31/08/2017 tarihi itibarıyla sona eren davacının görev süresinin doğrudan uzayacağı anlamına gelmemekte olup; idarenin kadro ve ihtiyaç durumu ile kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda sözleşmeyi yenileyip yenilememe konusunda sahip olduğu takdir yetkisi kapsamında yapılacak yeniden değerlendirme sonrasında sözleşmenin uzatılıp uzatılmaması konusunda yeni bir karar verileceğinden, davacı hakkında kesin ve net olarak belirli olmayan parasal hak kayıplarına ilişkin olarak sözleşmenin yenilendiği varsayımı ile doğrudan bir kabul kararı verilmesi mümkün bulunmamaktadır. Bu durumda, yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte tazmini istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, aksi yönde değerlendirme ile verilen Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne; 2. İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü, kararın kaldırılması ve davacının yoksun kaldığı parasal ve diğer özlük haklarının dava tarihi olan 29/08/2017 tarihinden itibaren işletilecek olan yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı temyize konu ısrar kararının BOZULMASINA, 3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 13/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi.