T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/839 KARAR NO : 2025/1853 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/02/2023 NUMARASI : 2018/1254 Esas - 2023/94 Karar DAVANIN KONUSU : Maddi ve Manevi tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 02/11/2018 KARAR TARİHİ : 19/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 19/12/2025 İz…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/839 KARAR NO : 2025/1853 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/02/2023 NUMARASI : 2018/1254 Esas - 2023/94 Karar DAVANIN KONUSU : Maddi ve Manevi tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 02/11/2018 KARAR TARİHİ : 19/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 19/12/2025 İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/02/2023 tarih 2018/1254 Esas 2023/94 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... .tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili, 27.12.2017 tarihinde davacının sürücüsü olduğu ... plakalı motosiklet ile davalı ... A.Ş.'nin ZMMS sigortacısı, davalı ...'ın işleteni, davalı ...'nün sürücüsü olduğu ... plakalı taksinin çarpıştığını, kaza nedeniyle müvekkilinin yaralandığını, kazanın oluşunda davalı sürücünün ağır dereceli ve asli kusurlu olduğunu; 02.10.2018 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuru yapmalarına rağmen ödeme yapılmadığını iddia ederek, belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere şimdilik 500,00 TL geçici iş göremezlik ve 1.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; ayrıca 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı işleten ve sürücüden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 30.06.2022 tarihli bedel artırım dilekçesi ile, geçici iş göremezlik talebini 5.840,55 TL'ye, sürekli iş göremezlik tazminatı istemini 631.130,15 TL'ye yükseltmiştir. CEVAP : Davalı ... A.Ş. vekili, davacının KTK’nın 97. maddesi gereğince usulüne uygun başvuru şartını yerine getirmediğini, 2 yıllık dava açma süresi geçmiş ise davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının soruşturma veya ceza davasında uzlaşma yaptığının belirlendiğini, uzlaşma ile tüm hak ve alacaklarını aldığından davanın bu nedenle reddedilmesi gerektiğini, kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının, kazadaki kusur durumunun, davacının maluliyet durumunun aldırılacak raporlarla belirlenmesi gerektiğini; tazminat hesaplamasında TRH 2010 ve teknik faiz olarak % 1,8 oranının uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili, davaya konu kaza sebebiyle davalı ... hakkında taksirle yaralama suçundan dolayı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2018/8687 sayılı dosyasında atanan uzlaştırmacı aracılığıyla davalı ... ve davacının uzlaştıklarını, müvekkili tarafından maddi ve manevi tüm zararların tazmini için davacıya 15.10.2018 tarihinde 10.000,00 TL ödeme yapıldığını, soruşturma dosyasında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini, davalı ...'ın aracın işleteni olduğunu, davalı ...’nün 10.000,00 TL maddi-manevi tazminat ödemesinin TBK’nın müteselsil sorumluluğa ilişkin 61. maddesi kapsamında davalı ...’ın da zararı karşıladığı şeklinde yorumlanması gerektiğini, soruşturma dosyasında aldırılan kusur raporunu kabul etmediklerini, müvekkiline ait aracın kasko sigorta poliçesinin de davalı sigorta şirketi tarafından düzenlendiğini, müvekkiline yöneltilen manevi tazminat isteminin kasko kapsamında olması sebebiyle diğer davalı sigorta şirketine yöneltilmesi gerektiğini, geçici ve sürekli iş göremezlik istemlerinin de davalı sigorta şirketine yöneltilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 27.05.2019 tarihli dilekçesinde, davacının uzlaşma aşamasında aldığı 10.000,00 TL’nin tedavi gideri, bakıcı gideri, tedavi süresince yol masrafı, çalışamadığı süreyi kapsar kazanç kaybı gibi alacak kalemleri için davalıdan alındığını, mahkeme aksi kanaatte ise kabul anlamına gelmemek kaydıyla dava sonunda belirlenecek olan maddi tazminat kalemlerinden düşülmesine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, uzlaşma raporunun CMK’nın 253. maddesine uygun olarak düzenlenmediği, eldeki dava yönünden ilam niteliğinde sayılamayacağı, davacının trafik kazasında yaralanması nedeniyle oluşan cismani zararlarına ilişkin CMK'nun 253. maddesi uyarınca bir uzlaşma yapılmadığı, bu nedenle davacının cismani zararlarına ilişkin dava açmakta hukuki yararının bulunduğu; kaza tespit tutanağında, kazanın oluşunda davalı sürücü ...’nün KTK’nın 57/1-a (kavşaklara yaklaşırken kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamadan geçiş hakkı olan araçlara ilk geçiş hakkını vermemek) kuralını ihlal ettiğinin tespit edildiği; soruşturma dosyasında trafik bilirkişiden alınan 17.09.2018 tarihli raporda kazanın oluşunda davalı sürücü ...’nün KTK’nın 47/c ve 57/1-a maddelerini ihlal etmesi sebebiyle ağırlıklı derecede asli kusurlu olduğu, davacının aynı kanunun 52/1-a maddesini ihlal etmesi sebebiyle alt düzeyde tali derecede kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği; soruşturma dosyasında şüphelinin müştekinin hesabına 10.000,00 TL ödemesiyle tarafların uzlaştıkları, edimin yerine getirildiği, makbuzun dosyaya sunulduğu ve bu nedenle şüpheli hakkında 07.10.2018 tarihinde kamu adına kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen 21.08.2019 tarihli rapora göre kazanın meydana gelmesinde davacının %15 oranında, davalı sürücü ...’nün %85 oranında kusurlu olduğu; Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilimdalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 19.08.2019 tarihli rapora göre Engellilik Ölçütü Sınıflandırması ve Engellilere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirme yapıldığında, davacının engellilik oranının %1 olduğu, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 07.07.2021 tarihli rapora göre davacının kaza nedeniyle travma sonrası stres bozukluğu tanısının olduğu, psikiyatrik hastalığının tedaviyle çalışma olanağı verdiği kararına varıldığı; Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 01.10.2021 tarihli raporda davacının davaya konu kazaya bağlı olarak Engellilik Ölçütü Sınıflandırması ve Engellilere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirme yapıldığında kazaya bağlı birden fazla arıza olması sebebiyle engellilik oranının %30,7 olduğu, ilk raporda iyileşme süresi 3 ay olarak belirtilmişse de kazaya bağlı travma sonrası stres bozukluğu tanısı olduğu raporlandığından bu sürenin 6 aya kadar uzayabileceği yönünde görüş bildirildiği; hesap uzmanı bilirkişi raporuna göre, davacının geçici iş göremezlik zararının SGK ödemesi düşüldükten ve yine kusur indirimi düşüldükten sonra 7.226,56 TL, sürekli iş göremezlik zararının 476.523,65 TL olduğu, uzlaşma nedeniyle davacıya yapılan 10.000,00 TL’nin güncellenerek mahsubuna karar verilmesi durumunda davacının sürekli iş göremezlik zararının 463.726,15 TL olduğunun tespit edildiği, 09.05.2022 tarihli ek raporda 2022 yılı güncel verileriyle net asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamalar sonucunda SGK tarafından yapılan ödemeler düşüldükten sonra 5.840,55 TL geçici iş göremezlik zararının, 644.340,15 TL sürekli iş göremezlik zararının hesaplandığı, uzlaşma nedeniyle davacıya yapılan 10.000,00 TL’nin güncellenerek mahsubuna karar verilmesi durumunda davacının sürekli iş göremezlik zararının 631.130,15 TL olacağı yönünde görüş bildirildiği, davacının davalı sigorta şirketine 02.10.2018 tarihli dilekçesi ile başvurduğu, bu dilekçenin davalı sigorta şirketine tebliğ edildiği tarihin belirlenemediği, başvuru eksik belgelerle yapıldığından, davalı sigorta şirketi yönünden temerrütün dava tarihinde oluştuğu; diğer davalılar yönünden ise davacı vekilinin başvuru tarihinden itibaren yasal faiz istemiş olması nedeniyle diğer davalılar yönünden de temerrütün 02.10.2018 tarihinde oluştuğu gerekçesiyle, maddi tazminat davasının kabulü ile 5.840,55 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 631.130,15 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 636.970,70 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden, davalılar ... ve ... yönünden ise 02.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat davasının kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı işleten ve sürücüden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Karara karşı davalılar tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... Şirketi vekili, davacının İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/8687 Esas sayılı soruşturma dosyası kapsamında kendisine teklif edilen uzlaşma teklifini sigortalı araç sürücüsünün kendisine 10.000,00 TL ödemesi karşılığında kabul ettiğini, taraflar arasında edimli uzlaşma gerçekleştiğini, sigortalı araç sürücüsü davalı ... tarafından 15.10.2018 tarihinde davacıya 10.000,00 TL ödeme yapıldığını, imzalanan uzlaşma raporunda davacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadığını, CMK'nın 253. maddesinin 19. fıkrasına göre müvekkili sigorta şirketi aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini; Trafik Sigortası Genel Şartları Ek:2 Madde 10 gereğince hesaplamaya ilişkin standartların Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlendiğini, hesap raporunun aktüer bilirkişi tarafından hazırlanması gerektiğini, tazminat hesaplamasında TRH 2010 yaşam tablosunun ve %1,8 teknik faizin kullanılması gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, ilk derece mahkemesince müvekkili şirket aleyhine poliçe teminat limitini aşacak şekilde hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesince hazırlanan raporun usulüne uygun olarak düzenlenmediğini, raporun Adli Tıp İhtisas Dairesi'nce veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nca kaza tarihinde geçerli olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor düzenlenmesi gerektiğini, hesaplanacak tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusurun tenzil edilmesi gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili, davalı ... hakkında taksirle adam yaralama suçundan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/8687 numaralı dosyasında müvekkili ile davacı arasında uzlaştırma sağlandığını, müvekkilinin maddi - manevi tüm zararların tazmini için davacıya 15.10.2018 tarihinde 10.000,00 TL ödediğini, davalı ... hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini, CMK'nın 253/19. bendine göre uzlaşmanın sağlanması halinde soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağını, açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılacağını, uzlaşma konusu suç ile ilgili illa maddi bir uzlaşmaya varılmasına gerek bulunmadığını, davacının müvekkili ile uzlaşıp maddi ve manevi tüm zararlarının karşılanmasına rağmen; haksız ve kötü niyetli olarak müvekkili ...'den geçici iş göremezlik, maluliyet ve manevi tazminat talep ettiğini, ilk derece mahkemesince uzlaşma yok sayılarak müvekkili ... yönünden tazminata hükmedildiğini, müvekkili ... tarafından 10.000,00 TL'lik ödemenin yapıldığı tarih ile eldeki dava tarihinin aynı olduğunu; hükme esas alınan kusur oranlarının hatalı olduğunu, dosyada alınan engellilik raporları arasında çelişkiler bulunduğunu, itirazları değerlendirilmeden dosyanın aktüerya bilirkişisine tevzi edildiğini, EÜTF Adli Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen 19.08.2019 tarihli raporda engellilik oranı %1 iken, aynı kurulun 01.10.2021 tarihli raporunda psikolojik nedenlere bağlı olarak engellilik oranın %30.7 olduğunun tespit edildiğini, davalı ... bakımından verilen kararın da yasaya ve usule aykırı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın sebepsiz zenginleşmeye neden olduğunu, davalıya yöneltilen manevi tazminat talebinin kasko kapsamında olduğunu, bu talebin davalı ... A.Ş.'ye yöneltilmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle karşı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, sürücüsü ve işleteninden geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, ayrıca sürücü ve işletenden manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Davalılar tarafından, soruşturma dosyası kapsamında uzlaşma sağlandığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği istinaf sebebi olarak ileri sürülmüş ise de, 18.10.2023 tarihli ve 32343 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 26.07.2023 tarihli ve 2023/43 Esas, 2023/141 Karar sayılı kararı ile, 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 06.12.2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle değiştirilen 253. maddesinin (19) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinin “Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;…” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. Bu durumda, ilk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan iptal hükmü uyarınca işin esasının incelenmesi isabetle olup, davalıların bu istinaf sebebinin reddi gerekmiştir. (Yargıtay 4. HD 22.05.2024 tarihli 2022/126 E. 2024/5122 K; 2021/18295 E-2023/11471 K. sayılı kararları) Davalılar ... ve ... vekili kusur oranlarının hatalı belirlendiğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, ilk derece mahkemesince ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 21.08.2019 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %85, davacının ise %15 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, belirlenen kusur oranlarının kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamındaki delillerle uyumlu olduğu anlaşılmakla, davalılar vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davalı ... Şirketi vekili, aktüerya bilirkişi raporunda TRH 2010 tablosu ve 1,8 teknik faiz ile hesaplama yapılması gerektiğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. Trafik kazasında cismani zarara uğrayan ve buna dayalı olarak işgücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, .... Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Yargıtay 4. Hukuk Dairesince(Kapatılan 17. H.D) de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- 2019/40 -2020/40 sayılı kararı ile; KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden artık uygulanamaz. (Yargıtay 4. HD 22.06.2021 tarih 2021/3089E, 2021/3441K). Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamalar mevzuata uygun olup, davalı ... Şirketi vekilinin bu istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Davalıların maluliyet oranının hatalı belirlendiğine ilişkin istinaf sebebinin incelenmesinde; maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında sonra da Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4. HD 2021/6445 E. 2021/8550 K.) Somut olayda ilk derece mahkemesince hükme esas alınan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinin 01.10.2021 tarihli Adli Sağlık Kurulu Raporunun kaza tarihi olan 27.12.2017 tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, kazaya bağlı travma sonrası stres bozukluğu tanısı da dikkate alınarak davacının kaza nedeniyle %30,7 oranında sürekli iş göremezliğinin bulunduğu tespit edilmiş olduğu anlaşılmakla, davalıların bu yöndeki istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir. Davalılar ... ve ... vekilinin manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf itirazına gelince; manevi tazminat, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarara uğrayan kişinin çektiği acıyı, duyduğu elem ve üzüntüyü bir nebze olsa da dindiren, zarara uğratan olay nedeniyle oluşan ruhsal tahribatı onarmaya yarayan bir araçtır. Manevi tazminatın kapsam ve miktarını takdir hakkı kural olarak hakime aittir. Hakim, manevi tazminatı hak ve nesafete uygun olarak belirlemeli, bu belirlemede hukuk kurallarının yanında tarafların sosyal, ekonomik ve sosyal yapısı ile özellikle de somut olayın koşullarını gözetmelidir. Manevi tazminat olarak takdir edilecek tutar manevi acıları kısmen de olsa gidermesinin yanında kamuoyu ve sosyal vicdanda da kabul görmeli ve zarar gören açısından da bir zenginleşme aracı olmamalıdır. (Yargıtay İBK 22/06/1966 tarih ve 1966/7 E. - 1966/7 K. sayılı ilamı) Somut olayda davacı yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı kazanın oluş şekli, kusur durumu, olay tarihi, sosyal ve ekonomik koşullar, zararın ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi dikkate alındığında makul ve ılımlı bulunmuştur. Bu nedenle davalılar Davalılar ... ve ... vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Davalı ... Şirketi vekili, müvekkili şirket aleyhine poliçe teminat limitini aşacak şekilde hüküm kurulduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, davalı şirketin aynı zamanda ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olduğu ve hükmedilen tazminatın poliçe teminat limiti içerisinde olduğu anlaşılmakla bu istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranların dilekçelerinde yer verdikleri itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalıların istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı ... Şirketi yönünden istinaf karar harcı olan 43.511,47 TL'den peşin alınan 11.000,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 32.511,47 TL harcın davalı ... Şirketi'nden alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 44.194,57 TL'den peşin alınan 11.050,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 33.144,57 TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 44.194,57 TL'den peşin alınan 11.050,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 33.144,57 TL harcın davalı ...'den alınarak hazineye gelir kaydına, 5-İstinaf başvurusu nedeniyle davalılar tarafından yapılan giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.19/12/2025