11. Hukuk Dairesi 2019/3522 E. , 2020/2048 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 04/04/2019 tarih ve 2019/26-2019/266 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacılar vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar…
**11. Hukuk Dairesi 2019/3522 E. , 2020/2048 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 04/04/2019 tarih ve 2019/26-2019/266 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacılar vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, davacı ..., ... ve ...'in "..." adı altında davalı şirketi kurduklarını, davalı şirketin genel kurullarının pay sahiplerine çağrı ve tebligat yapılmadan ve Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilmeden yapıldığını, yine pay sahibinin sahte imzasıyla genel kurul kararlarının alındığını, bu nedenle davacının sahte imzası kullanılarak imza atılan limited şirket genel kurul kararlarının yok hükmünde olduğunu, usulüne uygun seçilmiş yönetici bulunmadığından, seçilen yöneticilerin seçildiği andan itibaren şirketle ilgili yetki ve işlemlerinin geçersiz sayılması gerektiğini ileri sürerek davalı ... Gıda ve Turizm Limited Şirketinin, davacı ...'in sahte imzası ile yapılan 23/01/2001 tarihli 4 nolu şube açılmasına ilişkin, 09/01/2003 tarihli 7 nolu ...'in 10 seneliğine şirket müdürü seçilmesi, 15/06/2007 tarihli 14 nolu şube açılmasına dair, 19/11/2012 tarihli 16 nolu ...'in şirket müdürü olarak seçilmesi, 12/02/2007 tarihli 12 nolu şirket sermayesinin 200.000,00 TL arttırılmasına ilişkin genel kurul kararlarının butlanına karar verilmesine, aksi takdirde geriye doğru etkili olarak tüm genel kurul kararlarının iptalini, şirket müdürünün yetkisiz olması nedeniyle butlana konu kararların yürütülmesinin geri bırakılmasını ve şirketin yönetimsiz kalması nedeniyle şirkete kayyım tayin edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı ...'in davalı şirketteki hissesini 2014 tarihinde oğlu olan diğer davacı ...'e devrettiğini, iptali istenen genel kurulların tamamının hisse devrinin yapıldığı 2014 tarihinden öncesine ait olduğunu ve ...'in işbu davayı açmakta hukuki menfaati olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacılar arasında gerçekleşen hisse devrinin davalı şirketin 30/09/2014 tarihli ve 1 numaralı ortaklar kurulu kararı ile şirket pay defterine işlenmesine karar verildiği, bu durumda dava tarihi itibari ile davalı şirketin hissedarı olmayan davacı ...' in işbu dava yönünden aktif husumet ehliyetinin olmadığı, dava konusu 09/01/2003 tarihli ve 19/11/2012 tarihli toplantılarda şirket ortağı ...'in 10 yıllığına şirket müdürü olarak atandığı ve fiilen bu görevi yaptığı, davacının onun şirket müdürü olarak tayin edildiğini bilmediğini iddia etmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, yine dava konusu 12/02/2007 tarihli toplantıda şirket sermayesinin arttırılması yönünde karar alındığı, davacı ...'in karara uyduğu, 23/01/2001 tarihli toplantıda ek işyeri açılmasına karar verildiği, davacı ...'in bu işyerini yönettiği, kira sözleşmesinde kefil olarak imzasının bulunduğu, aradan geçen süre de nazara alınarak alınan kararların yokluk veya butlan sebebiyle geçersizliğinin ileri sürülmesi dürüstlük kuralına aykırı olduğu gibi hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, ayrıca davanın her bir karar yönünden yasal 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmamış olması nedeniyle davada "iptal" talebinin incelenemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 26/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.