2. Ceza Dairesi 2022/10657 E. , 2024/1689 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/841 E., 2020/1142 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Düzce 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20…
**2. Ceza Dairesi 2022/10657 E. , 2024/1689 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/841 E., 2020/1142 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Düzce 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.02.2018 tarihli ve 2017/149 Esas, 2018/96 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 28.02.2019 tarihli ve 2018/2688 Esas, 2019/377 Karar sayılı kararı ile '' TCK'nın 142/2-h maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun öngördüğü cezanın alt sınırı 5 yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan olduğu gözetilmeden, çıkartılan yakalama emri üzerine sanığın 22.05.2017 tarihinde Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yapılan ve hükümsüz sayılması gereken sorgusu ile yetinilerek, duruşmada hazır bulundurulması ve sorgusunun yapılması zorunluluğuna aykırı olarak yapılan duruşmaların sonunda hükümlülüğe karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 193/1 ve 196/2. maddelerine aykırı davranılması ve sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 143. maddesinin uygulanmaması'' nedenleriyle bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, ayrıca Bölge Adliye Mahkemesince karar verilmesi halinde hükmün temyizinin mümkün olacağı ve bu şekilde tarafların kanun yoluna başvurma hakkının kısıtlanmayacağı gözetilerek; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 28.02.2019 tarihli ve 2018/2688 Esas, 2019/377 Karar sayılı kararı, bozma üzerine Düzce 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.01.2020 tarihli ve 2019/99 Esas, 2020/17 Karar sayılı kararının hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu belirlenerek buna göre yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.