İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/01/2026 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi nezdinde ... sigortalı bulunan davalı ...'ın se…
T.C. İSTANBUL BAM 8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/2302 KARAR NO: 2026/94 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 07/07/2023 NUMARASI: 2022/498 Esas - 2023/566 Karar DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/01/2026 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi nezdinde ... sigortalı bulunan davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile müvekkiline ait ... yabancı plakalı aracın çarpışması neticesinde meydana gelen 22/09/2021 günlü trafik kazası neticesinde, vekil edenine ait araçta toplam 21.645,58-Euro'luk maddi hasar oluştuğunun ekspertiz raporuyla tespit edildiğini ve kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün tam kusurlu bulunduğunu, ancak oluşan zararın giderilmesi için davalılara yapılan başvurudan ve arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamadığını ileri sürerek, 21.645,58-Euro tutarındaki maddi tazminatın kaza tarihinden işletilecek avans faiziyle birlikte davalılardan (-sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davalı sigorta şirketi vekili bilirkişi raporuna sunduğu itiraz dilekçesinde özetle, davanın reddine karar verilmesini savunmuş, diğer davalı ise yargılama oturumlarına katılmamış, dava ile ilgili yazılı veya sözlü herhangi bir savunmada bulunmamıştır. Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek; "...06/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda; Sürücü ..., 2918 Sayılı KTK'nunMadde:57/a ve c- 2 bendlerinde belirtilen kuralları ihlal ettiği ve kazanın oluşumunda e 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin Kazadan dolayı ... plakalı araçta meydana gelen zarardan KTK md. 85 gereğince, ... kapsamında sigortacısı olması sebebiyle sürücünün kusuru oranında (poliçe teminat limitleriyle) müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, sürücüsü ...'in ... yönetimindeki ... plakalı aracın darbesine maruz kaldığı olayda herhangi bir kusurunun olmadığı, KUSURSUZ olduğu; Dava konusu kaza nedeniyle ... plakalı araçta kaza tarihi itibarıyla 118.789,60 TL'lik değer kaybı meydana geldiği, rapor edilmiştir. Hazırlanan rapora karşı hiçbir itirazın yapılmadığı ve raporun usul ve yasaya uygun olduğu, Mahkememiz denetimine elverişli rapor kapsamında davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.Davacı yan açılan davada avans faizi talep etmiştir. İşbu davada avans faizi istenebilmesi için borçlunun tacir olması ve borcun da ticari işletmesi ile ilgili bulunmasının yeterli olduğu, alacaklının da tacir olmasının gerekmediği, alacaklının haksız eylem dahil her türlü nedenden kaynaklanan alacakları için tacir olan borçludan avans faizi oranında temerrüt faizi isteme hakkının bulunduğu sonucuna varılmaktadır. Bu durumda gerçek veya tüzel kişi tacirler arasında, haksız eylem de dahil, her türlü nedenden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, açıkça talep edilmesi hâlinde Merkez Bankasının kısa vadeli avans kredileri için uyguladığı faiz oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerekmektedir. Eldeki davada kazaya karışan davalı araç, binek araç olmakla ve talep döviz cinsinden olmakla ticari avans faizine hükmedilmemiştir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun, E: 2020/(17)4-170, K: 2022/698 ve T:18.05.2022 ilamı).Dava konusu uyuşmazlık kapsamında alacağın EURO cinsinden olduğu kabul edilmiş, bu kapsamda alacağın hangi tarihteki döviz kuru üzerinden karar bağlanacağı hususunun öncelikle açıklanması gerektiği anlaşılmaktadır. Mahkememizce Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamaları kapsamında hükmedilen toplam tutarının 21.645,58 EURO olduğu görülmekle, dava tarihi olan 18/07/2022 tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden 1 EURO 17.7668 TL olacak şekilde TL'ye çevrilerek hesaplanan 384.572,69 TL üzerinden harç ve vekalet ücretine hükmetmek gerekmiştir." şeklindeki gerekçeyle; -Davanın KISMEN KABULÜNE; -Davacının aracında meydana gelen zarar nedeniyle 21.645,58 EURO tazminatın 01.02.2022 tarihli sigortaya başvuru tarihinin 8 iş günü sonrası olan 15.02.2022 tarihinden itibaren devlet bankalarının EURO cinsinden 1 yıllık döviz mevduatına uyguladıkları faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin faiz isteminin REDDİNE karar verilmiştir.Karara karşı davalı ... vekili ve davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davalı ... vekilinin istinaf nedenleri; müvekkilinin usulüne uygun şekilde davadan ve bilirkişi raporundan haberdar edilmesi sağlanılmadan uyuşmazlığın sonlandırılmış olmasının isabetsiz olduğu, kabule göre de; kusura ve hasar miktarına ilişkin belirlemelerin hatalı bulunduğu, ayrıca davacı taraf talebi sadece araç hasarına ilişkin olduğu halde bilirkişiler tarafından değer kaybına ilişkin hesaplama yapılmasının da doğru bir uygulama şekli olmadığı, yabancı para cinsi üzerinden talep edilen bir alacağın dava tarihi itibariyle TL karşılığının 216.450,00-TL olduğu açıklanarak bu miktar üzerinden harç yatırıldığı ve yargılama sonucunda tam kabul kararı verildiği, kabul tarihi itibariyle hüküm altına alınan alacağı TL karşılığının 614.476,00-TL'ye yükseldiği dikkate alındığında, harç ikmali sağlanılmadan yargılamaya devam olunarak karar verilmiş olmasının da usul ve yasaya aykırı olduğu ve dahi müvekkilinin arabuluculuk giderlerinden sorumlu tutulamayacağının da mahkemece dikkate alınmadığı hususlarına ilişkindir.Davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf nedenleri ise; müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu sigortalının kusuru ve teminat limiti ile sınırlı olduğundan, kazaya karışan taraf kusur ve durumlarıyla davacının gerçek zararının ne olduğunun usulüne uygun şekilde belirlenmesi gerektiği halde hükme esas alınan bilirkişi raporundaki kusura ilişkin değerlendirmelerin hatalı olduğu ve fahiş zarar belirlemesi yapıldığının mahkemece dikkate alınmadığı, kabule göre de; faiz başlangıcı ve cinsinin doğru bir biçimde belirlenmediği, ekspertiz ücretinden müvekkili şirketin sorumluluğu yoluna gidilemeyeceğinin de karar yerinde gözetilmediği, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması gerektiğine yöneliktir.Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen araç hasar bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Bilindiği üzere; Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesinde "Hukuki dinlenilme hakkı" düzenlenmiş olup, buna göre davanın taraflarının yargılama ile ilgili bilgi sahibi olma, açıklama ve ispat hakkı bulunmaktadır. Maddenin gerekçesinde açıklandığı üzere bu hak Anayasa'nın 36.maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6.maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. İddia ve savunma hakkı olarak da bilinen bu hak, tarafların yargılama konusunda tam bilgi sahibi olmalarını, açıklama ve ispat hakkını tam ve eşit olarak kullanabilmelerini, yargı organlarının da bu açıklamaları dikkate alarak gereği gibi değerlendirme yapıp karar vermelerini zorunlu kılmaktadır. Hakim tarafları dinlemeden veya açıklama ve ispat hakkını kullanmaları için kanuna uygun biçimde davet etmeden esas hakkında karar veremez.Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde, 19/07/2022 günlü tensip zaptının ve dava dilekçesinin davalı ...'a tebliği amacıyla "... Merkez/Çorum" adresine çıkartılan tebligatın, ilgilinin tanınmadığı belirtilmek suretiyle mercini iade edildiği, müteakip hükme esas alındığı anlaşılan 06/06/2023 günlü bilirkişi raporunun davalı ...'a tebliği için "...Ümraniye/İstanbul" adresine gönderilen tebligat üzerine Tebligat Kanunu'nun 21.maddesi şerhi verilmek suretiyle 15/06/2023 tarihinde tebliğ edildiği, tebligat adresinin davalının mernis adresi olduğu anlaşılmakla birlikte; davalıya dava dilekçesinin ve dava dilekçesi ekindeki belgelerin usulüne uygun şekilde hiç tebliğ edilmediği sabit olup, davalı ... kanuna uygun bir biçimde davet edilmeden yani yargılama konusunda tam bir bilgi sahibi olmadan, diğer bir ifadeyle dava ile ilgili savunmalarını bildirmesi ve ispat hakkını kullanabilmesi için kendisine imkan tanınmadan yargılama sürdürülerek bilirkişi raporu temin edilmesi ve müteakip bu raporun hükme esas alınması suretiyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın sonlandırılmış olması usul ve yasaya aykırı bulunmaktadır.Kabule göre de; davacıya ait aracın hasarlı haliyle satılıp satılmadığı yani, hasarlı haliyle halen davacı mülkiyetinde olup olmadığı usulüne uygun şekilde belirlenmeden ve araç geçen süre içerisinde tamir ettirilmiş ise buna ilişkin kayıt ve belgeler temin edilmeden, aracın hasarlı haline ilişkin dosya kapsamında mevcut fotoğraflarla örtüşmeyen fahiş hasar bedeli belirleyen bilirkişi raporunun hükme esas alınması da hatalı olmuştur.Hal böyle olunca, davalılar vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurularının açıklanan nedenlerle kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.353/1-a/6 hükmü uyarınca kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre de davalı sigorta şirketi vekilinin ve davalı ... vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca, 1/Davalı sigorta şirketi vekili ve davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurularının yukarıda açıklanan nedenlerle ayrı ayrı KABULÜ ile, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/07/2023 tarih ve 2022/498 Esas - 2023/566 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, -Davalı sigorta şirketi vekilinin ve davalı ... vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına, 2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı ... ve davalı sigorta şirketi tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harçlarının talepleri halinde yatırana iadesine, 4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/01/2026