11. Hukuk Dairesi 2024/4297 E. , 2025/2968 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1727 Esas, 2024/914 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2020/273 E., 2022/92 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sa…
**11. Hukuk Dairesi 2024/4297 E. , 2025/2968 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1727 Esas, 2024/914 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2020/273 E., 2022/92 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369. maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında distribütörlük ilişkisi mevcutken, distribütörlük ilişkisinin haklı nedenle sona erdirildiğini, sözleşme ilişkisi sona erdikten hemen sonra davalının kötüniyetle müvekkilinin hem markası hem de ticaret ünvanı olan "..." markasını Türkiye'de tescil ettirdiğini, davaya konu ... markasının Çince olup davacının ... fabrikasının bulunduğu caddenin adı olduğunu, ... arama motorunda bu ibareyi aradıklarında davacıya ait bilgi ve görsellerin ortaya çıktığını, sözkonusu markayı ilk ihdas eden ve gerçek hak sahibinin davacı olduğunu, davalının Türkiye içinde bu marka ile hiçbir zaman satış yapmadığını, markayı haksız ve kötüniyetli tescil ettirdiğini ileri sürerek dava konusu markanın öncelikle müvekkiline devir ve tesciline, bu talep kabul görmediği takdirde anılan markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine, davalının ... markasını kullanması davacının marka hakkına ve ticaret ünvanına tecavüz teşkil ettiğinden tecavüzün tespiti, men'i ve önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında 2010 yılından bu yana devam eden bir ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin davacının Çin'de bulunan fabrikasında üretilen tutkalların Türkiye ve belirlenen diğer ülkelerde satış işlemlerini gerçekleştirdiğini, sözleşmenin niteliği gereği müvekkilinin üretilen ürünlerin Türkiye'de piyasaya sunulmasındaki tek yetkili kişi olduğunu, bu sebeple Türkiye'de uzun yıllardır dava konusu markanın tanıtımı, yaygınlaştırılması ve değer kazanmasına emek verdiğini, markayı ve ürünleri tanınır hale getirdiğini, davalının ticari ürünler üzerinde yıllardır harcadığı çabayı göz ardı edip, ... ibaresinin Türkiye'de tanıtılmasında kendisinin bir emeği olmadan markadan doğan haklar üzerinde söz sahibi olmak istediğini, davacının Türkiye'de tescili bulunmadığını, davalının yıllardır "..." markasının tescil edildiği sınıflarda piyasada iş yaptığını, davacının kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI