Başvuru, kanser hastası başvurucunun ceza infaz kurumunda tutulması nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, kanser hastası başvurucunun ceza infaz kurumunda tutulması nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 15/5/2019 tarihinde yapılmıştır. Başvurucu, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün maddesi uyarınca tedbirlerin alınmasını talep etmiştir. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca başvurunun tedbir ve kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm tarafından 29/5/2019 tarihli tedbir talebi hakkında ara karar ile tedbir talebinin kabulüne, başvurucunun kemoradyoterapiden istifadesi ve hastalığının gerektirdiği tedavinin uzmanlaşmış bir hastanede yapılabilmesi için gerekli tedbirlerin derhâl alınmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasına (FETÖ/PDY) üye olma suçundan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 31/3/2017 tarihinde tutuklanarak Menemen T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna (Ceza İnfaz Kurumu) yerleştirilmiştir. İzmir Ağır Ceza Mahkemesince (Mahkeme) yapılan yargılama sonunda başvurucu 4/4/2018 tarihinde isnat edilen suç nedeniyle 9 yıl hapis cezasına mahkûm edilmiştir. Başvurucunun istinaf başvurusu İzmir Bölge Adliye Mahkemesince 9/10/2018 tarihinde esastan reddedilmiş, hüküm temyiz incelemesi neticesinde Yargıtayca 24/4/2019 tarihinde bozulmuştur. İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesince başvurucu hakkında düzenlenen 26/3/2019 tarihli sağlık kurulu raporunda, nazofarenks ca (üst yutak kanseri) tanılı hastanın durumunun hayati tehlike arz edebileceği, kemoradyoterapi süresince infazın tehirinin gerektiği, hastalığın sürekli ve ağır hastalık olduğu ve başvurucunun ceza infaz kurumunda hayatını idame ettiremeyeceği hususları belirtilmiştir. Ceza İnfaz Kurumu tarafından sağlık kurulu raporu 3/4/2019 tarihinde yazılan yazı ekinde Mahkemeye gönderilmiş olup Mahkeme anılan dosyanın istinaf incelemesinde olduğu gerekçesiyle raporu Bölge Adliye Mahkemesine bildirmiştir. Başvurucu 15/5/2019 tarihli başvuru formunda, sağlık kurulu raporuna istinaden tahliye talebiyle 6/5/2019 tarihinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına, Karşıyaka İnfaz Hâkimliğine ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına dilekçe yazdığını ancak talebine cevap verilmediğini belirtmiş ve tedbir talebinde bulunmuştur. Ceza İnfaz Kurumuna başvurucunun sağlık durumu, tedavisi ve tutma koşullarına ilişkin 24/5/2019 tarihinde yazılan yazıya verilen cevapta,i. Başvurucunun 31/3/2017 tarihinde Ceza İnfaz Kurumuna alındığı, aynı tarihli Kuruma giriş muayenesinde normal fizik muayene bulgularının mevcut olduğu, herhangi rahatsızlık beyan etmediği, tespit edilen başka herhangi bir kronik veya bulaşıcı rahatsızlığının bulunmadığı, genel sağlık durumunun iyi olduğu,ii. 31/3/2017-30/4/2019 tarihleri arasında toplam dört defa üst solunum yolu ve ağrı rahatsızlıklarına istinaden Kurum revirinde muayenelerinin yaptırıldığı, Kurum aile hekimi tarafından reçete edilen ilaçların kendisine elden teslim edildiği,iii. 16/11/2018-17/12/2018 tarihleri arasında toplam altı defa boyunda kitle şikâyetiyle Menemen Devlet Hastanesi Kulak Burun Boğaz Polikliniğine sevk edildiği, burada yapılan tetkik ve muayeneleri sonucunda üst yutak kanseri şüphesiyle yapılan biyopsi sonucunda atipik hücreler izlenen başvurucunun üçüncü basamak sağlık kuruluşu olan hastaneye sevk edildiği,iv. 20/12/2018-5/4/2019 tarihleri arasında toplam on defa İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz Polikliniğine üst yutak kanseri şüphesiyle sevkedildiği, burada yapılan biyopsi ve nükleer tıp incelemesi sonrası üst yutak kanseri teşhisiyle kemoterapi ve otuz üç seans ışın tedavisi planlandığı,v. 8/4/2019 tarihinden itibaren hafta tatilleri ve resmî tatiller hariç otuz üç seans ışın tedavisi ve haftada bir gün olmak üzere kemoterapiye başlandığı, tedavinin hâlen devam etmekte olduğu,vi. 3/5/2019 tarihinde Radyasyon Onkolojisi Kliniğinde yapılan muayenesinde son üç ayda %10'dan fazla ağırlık kaybı meydana gelmesi nedeniyle başvurucuya altı aylık sıvı gıda (mama) takviyesi raporu verildiği, başvurucunun bunu düzenli olarak kullandığı bildirilmiştir. Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm tarafından 29/5/2019 tarihli tedbir talebi hakkında ara karar ile tedbir talebinin kabulüne, başvurucunun kemoradyoterapiden istifadesi ve hastalığının gerektirdiği tedavinin uzmanlaşmış bir hastanede yapılabilmesi için gerekli tedbirlerin derhâl alınmasına karar verilmiştir. Kararda başvurucunun ceza infaz kurumunda kalmasının hayati bir risk teşkil edip etmeyeceği yönünde Adli Tıp Kurumundan rapor istenmediği gibi başvurucunun tahliye talebi konusunda da bir karar verilmediği, başvurucunun ceza infaz kurumunda kalmasının yaşamı üzerinde ciddi sonuçlar doğurabileceği sonucuna ulaşıldığı belirtilmiştir. Başvurucu, Mahkemece Yargıtay bozma ilamı sonrasında tanzim olunan 31/5/2019 tarihli Tensip Tutanağı'nda verilen ara karar ile tahliye edilmiştir. A. Ulusal Hukuk İlgili ulusal hukuk için bkz. Abdullah Baybaşin, B. No: 2014/5161, 20/9/2017, §§ 28-32; Kamil Erdoğan, B. No: 2017/4023, 19/4/2018, §§ 19-B. Uluslararası Hukuk İlgili uluslararası hukuk için bkz. Abdullah Baybaşin, §§ 33-