(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/16233 E. , 2009/8307 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı ... gelmiş davacı tarafından gelen olmadığından duruşmaya başlanı…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/16233 E. , 2009/8307 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı ... gelmiş davacı tarafından gelen olmadığından duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalının 14.02.2005 tarihinde vekilliğini üstlendiğini,davalıya ait dava dosyaları ile takip dosyalarını takip ettiğini,vekalet ücretinin ve dosyalarla ilgili masrafların ödenmediği gibi haksız olarak 9.1.2007 tarihinde azledildiğini,ileri sürerek,vekalet ücretinin tahsili için yapılan takibe haksız itirazının iptali ile %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı, azlin de haklı olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, 26.043,59 YTL vekalet ücreti alacağı yönünden itirazın iptaline, takip tarihinden faiz yürütülmesine, diğer taleplerin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektiriri nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacı, davalı hakkında başlattığı icra takibinde, davalının vekili olarak takip ettiği ve haksız fesih nedeniyle ücretini alamadığı icra takip ve dosyalarına ait vekalet ücretinin tahsilini istemiş, davalı yan sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini ispatlayamamıştır. Haksız olarak azledilen avukat, takip ettiği her dava ve takip icin avukatlık ücretinin tamamına hak kazanır. (Avukatlık Kanunu 174/2 maddesi) Avukatın bu ücret alacağı kapsamında müvekkili ile arasında yapılan ücret sozlesmesi gereğince hesaplanan vekalet ucreti ile yasanın 164/son maddesı geregi aksine sözleşme yapılmadığı için avukata ait olacağı açıklanan ve hasma tahmil edilmesi gereken ücretin bulunduğunda da duraksama olmamalıdır. Davacı, icra takibinde açıkça karşı tarafa yüklenecek vekalet ücretini de istediğini açıklamıştır. Ne var ki bu ücret alacağının hesaplanması ve muacceliyet kazanması konusuna açıklama getirilmelidir. Avukatlık Yasasının 164/son maddesinde açıklanan ve aksine sözleşme olmadığında avukata ait olacağı kabul edilen ücret alacağı yargılama ve icra gideri niteliğinde olduğundan ancak dava ve takip sonuclandığında miktarı belli olur ve bundan sonra müvekkil tarafından hasımdan tahsili mümkün hale gelir. Müvekkilin vekiline ödeme borcu da hasım taraftan tahsil edilmeden doğmaz. Diğer bir anlatımla hasım taraftan henüz vekalet ücreti alacağını tahsil etmemiş veya edememiş olan muvekkilden avukat bu alacagını isteyemez. Tahsil edilmis olmasını beklemek durumundadır. Kural boyle olmakla birlikte hakım bu kurala sıkı sıkıya bağlı kalmamalı, Avukatlık Yasasının 164/son maddesine işlerlik kazandıracak şekilde her olayın özelliğine, durum ve şartlarına göre değerlendirme yapmalı, özellikle MK.nun 2. maddesinde ifadesini bulan hakkın kötüye kullanılmasına ve dürüstlük kurallarının ihlaline izin vermemeli, gerektiğinde müvekkilin dava veya takip sonucunda belirlenen bu ücret alacağını tahsil etmiş kabul etmeli, aksi halde bu nitelikteki ücret alacağına ilişkin istemi henüz muaccel olmadığından reddetmelidir. Somut olaya bakıldığında, mahkemece hüküm verilirken az yukarıda açıklanan ilkelerin göz ardı edildiği anlaşılmaktadır.Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere ,davacının davalı adına takip ettiği kartal 5.icra Müdürlüğünün 2005/5124 Esas,Kartal 1.icra Müdürlüğünün 2005/540 Esaslı dosyalarından davalı tarafından takip dosyalarındaki hacizlerin fek edildiği anlaşılmakla bu iki dosya yönünden davacının davalıdan karşı yan vekalet ücreti istemekte haklı olduğu anlaşılmaktadır.Mahkemece bu iki dosya yönünden karşı yan vekalet ücreti talebinin reddi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. 3-İ.İ.K.nun 67 inci maddesinin 2. fıkrası hükmüne göre, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşullardan değildir. İcra-İnkar tazminatı, aleyhinde icra takibine itiraz edilerek işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka; alacağın likit ve belli olması gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte yada bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise, başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde icra-inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece bu istemin reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm,davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu ve 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılan 1.048.90 TL kalan harcın temyiz edenden alınmasına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 17.6.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.