DAVACI : VEKİLİ :DAVALI :VEKİLİ :DAVA : Maddi Tazminat DAVA TARİHİ : 20/08/2020KARAR TARİHİ: 24/11/2020K. YAZIM TARİHİ: 16/12/2020Yukarıda tarafları yazılı davanın Mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19/12/2016 günü Ankara ili Sincan ilçesinde, davadışı sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı çekici ile buna bağlı ... plaka sayılı römorkun karıştığı tek taraflı yaralanmalı trafik kazası sonucu, a
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; HMK'da yer alan genel yetki kuralları gereği ... Mahkemelerinni yetkili olduğunu, TTK'nın 4/1-a ve 5. maddesi hükümleri karşısında, TTK'dan kaynaklanan bu davada asliye ticaret mahkemesinin görevli bulunduğunu, davalıya Kasko Sigortasıyla sigortalı ... plakalı aracın, 30.11.2019 tarihinde, vale hizmeti aldığı davalı ... Hizmeti Ltd.Şti'nin çalışanı diğer davalı ...'un kusuruyla sebep olduğu hareketleri sonucunda hasarlandığını, ... plakalı aracın 19.02.2019/2020 vade ... kasko poliçe numarası ile davalı ... şirketine sigortalı olduğunu, Kasko Sigortacısı, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimselerin kastı dışında kusurları ile meydana gelen zararlardan sorumlu olduğunu, vekiledeni tarafından araçtaki hasar ve tamir bedelinin tespiti amaçlı bağımsız eksper ...'ndan rapor alındığını, hasar alan parçaların tespiti ile hasar bedelinin tespiti için alınan ekspertiz raporu için 354,00-TL ekspertiz ücreti ödendiğini, yapılan ekspertiz çalışması neticesinde vekiledenine ait araçtaki zararın giderim bedeli olarak (KDV dahil) 88.449,34-TL tespit edildiğini, bu raporun, sigorta şirketi tarafından kabul edilmediğini, aracın hasarını tam ve kesin olarak ortaya koymadığından, aracın hasarının mahkemece alınacak bilirkişi raporu ile belirleneceğini, ... plakalı aracını 30.11.2019 tarihinde öğle saatlerinde ... Hizmetleri çalışanına teslim eden vekiledenin, aracını teslim alacağı sırada davalı çalışan ...'un aracı şiddetli bir şekilde sürtmesi neticesinde hasar gördüğünü, davalı taraf teslim aldığı aracı aldığı gibi teslim etmekle mükellef olduğunu, dava konusu kazada davalı, sözleşmenin kendisine yüklediği güven ve özenle koruma borcunu aykırı davranmak suretiyle araçta zararın oluşmasına sebebiyet verdiğini, bu nedenle hukuki sorumlulukları bulunduğunu, davalı ... şirketine hasar bedelinin ödenmesi için 20/04/2020 tarihinde başvuru yapılmış ise de davanın açıldığı iş bu tarihe kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı şirketin 04/05/2020 tarihinde temerrüde düştüğünü beyanla, taraflar arasında ki hasar bedeline ilişkin uyuşmazlık sebebi ile talep edebileceğimiz miktarın bilirkişi marifeti ile tespit edilmesinden sonra 6100 Sayılı HMK 107 Md. uyarınca iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmadan alacak miktarını belirlenecek miktar kadar arttıracağımızı, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 500,00-TL ödenmeyen hasar bedelinin ve 250,00-TL ekspertiz masrafının poliçe limitleri dahilinde muhatap şirketin temerrüt tarihi olan 04/05/2020 tarihinden itibaren yasal faizi ve diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte; müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça her ne kadar Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesinde dava ikame edildiği, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu, Müvekkili şirketin yerleşik adresi ..., ... Cd. No:1, .../... olduğunu yetkili mahkeme ... Mahkemeleri olduğunu, iş bu sebeple yetkisizlik kararı verilerek davanın usulden reddini talep ettiğini, Davacı tarafça tüketici uyuşmazlıklarında dava şartı olan arabuluculuk yerine getirilmediğini, Tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğunu, Davacı taraf her ne kadar arabuluculuğa başvuru yapmış ise de yapılan başvurunun Ticari Arabuluculuk kapsamında olduğunu, sayın mahkeme nezdinde ikame edilen iş bu dava tüketici hukukundan kaynaklandığını Ticari Arabuluculuk değil Tüketici Uyuşmazlıklarında dava şartı olan arabuluculuk başvuru yapılması gerektiğini iş bu dava şartı yerine getirilmediğini sayın mahkemeden dava şartı yokluğundan davanın usulden reddini talep ettiğini, Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğradığını, Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğünü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulandığını, Haksız fiil dolayısıyla zarar gören bakımından bir borç doğmuşsa zarar gören, haksız fiilden doğan tazminat istemi zamanaşımına uğramış olsa bile, her zaman bu borcu ifadan kaçınabildiğini, davacı tarafça müvekkili şirket aleyhine açılan iş bu davaya karşı ilgili kanun maddelerince zamanaşımı itirazlarının bulunduğu, davacı zararını eksper raporu ile tam olarak tespit ettirdiğini, davasını 100,00 TL üzerinden belirsiz alacak davası olarak açtığını, Davacı yanın meydana gelen hasarı net olarak tespit etmiş olmasına rağmen hukuki yarar yokluğunda iş bu davanın usulden reddini talep ettiğini, Görüleceği üzere meydana gelen hasarın poliçe teminatı kapsamında olabilmesi için zararın sigorta ettirenin personeli tarafından meydana gelmesi gerektiğini, araca hasar veren şahısın sigorta ettirenin personeli olup olmadığı somut delillerle kanıtlanmış olmadığını, Bu hali ile davacı ile yapılan poliçe özel hükümlerine göre meydana gelen hasar teminat dışı olduğunu, müvekkile karşı pasif husumet yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, dosyanın, esasına geçildiğinde bilirkişiye tevdii edilmesi halinde muafiyete dikkat edilmesi gerektiğini, muafiyetlerin uygulanmamasının bozma sebebi olduğunu, her bir maddi hasarda araç başına minimum 250.00 USD olmak üzere hasar tutarı üzerinden %10 muafiyet uygulanacağını, Kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkil şirketin sorumluluğundan bahsedilecekse dahi aracın onarıma karar verilecekse müvekkilin poliçe limitleri ile sınırlı sorumlu olduğunu, tam rayiç ödenmesine karar verilmesi halinde ise aracın hurdası müvekkil sigorta şirketine ait olacağından tüm hak mahrumiyetlerinden ari bir biçimde aracın sigorta şirketine devri şeklinde hüküm kurulması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla herhangi bir sorumlululuk hesaplanacaksa aracın pertinin daha ekonomikse pert bedelinin ve onarım bedelinin ayrı ayrı hesplanmasını, aleyhe davanın usulden reddinin mümkün olmaması halinde kasko genel şartlarına ve özel şartlarına göre teminat dışı olduğundan esastan reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmilini talep etmiştir.