5. Hukuk Dairesi 2014/3418 E. , 2014/21072 K. "" MAHKEMESİ : Finike Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 13/05/2013 NUMARASI : 2009/93-2013/112 Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptali nedeniyle uğranılan zararın TMK.nın 1007.maddesi uyarınca tazmini davasının kabulüne dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, duruşma için belirlenen 16.09.2014 …
**5. Hukuk Dairesi 2014/3418 E. , 2014/21072 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Finike Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 13/05/2013 NUMARASI : 2009/93-2013/112 Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptali nedeniyle uğranılan zararın TMK.nın 1007.maddesi uyarınca tazmini davasının kabulüne dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, duruşma için belirlenen 16.09.2014 günü temyiz eden davalı Hazine vekili ile aleyhine temyiz olunan davacılar vekilinin yüzlerine karşı duruşmaya başlanarak taraf vekillerinin sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü. - K A R A R - Dava, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptali nedeniyle uğranılan zararın TMK.nın 1007.maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekilince temyiz edilmiştir. Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden; F.. i.., İ.. K..’nde bulunan ... parsel sayılı taşınmazın tamamı davacılar adına kayıtlı iken, Hazine tarafından taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığından bahisle açılan dava nedeniyle Finike Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1996/241-2001/146 karar sayılı dava dosyasında yapılan yargılama sonucunda dava konusu taşınmazın tamamı kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığından tapu kaydının iptaline ve paftasında da müfrez kumluk olarak gösterilmesine karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden de geçerek 13.01.2003 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. 4721 sayılı TMK.nın 1007.maddesinde "Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur. Devlet zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilere rücu eder." hükmü yer almakta olup burada, devletin sorumluluğu kusursuz sorumluluktur. Kusursuz sorumluluk, tapu siciline bağlı çıkarların ve ayni hakların yanlış tescili sonucu değişmesi ya da yitirilmesi ile bu haklardan yoksun kalınması temeline dayanır. Çünkü, sicillerin doğru tutulmasını üstlenen ve taahhüt eden devlet, gerçeğe aykırı ve dayanaksız kayıtlardan doğan zararları da ödemekle yükümlüdür. Kusurun varlığı ya da yokluğu, devletin sorumluluğu için önem taşımayıp sadece, Devletin memuruna rücuu sırasındaki iç ilişkide önemlidir. Açıklanan nedenlerle, TMK.nın 1007.maddesinde düzenlenen objektif (kusursuz) sorumluluk halinin, 6098 sayılı Borçlar Kanununun 41. ve devamı maddesinde düzenlenen haksız fiil sorumluluğu ile ilgisi bulunmadığından, aynı Kanunun 72.maddesindeki (818 sayılı yasanın 66.maddesi) zamanaşımı kurallarının uygulanma imkanı olmadığı gibi, TMK.nın 1007. maddesine dayanılarak açılan davalar için de, ayrıca zamanaşımı süresi belirlenmemiştir. Bu itibarla, 6098 sayılı Borçlar Kanununun 146. maddesindeki (818 sayılı yasanın 125.maddesi) 10 yıllık genel zamanaşımı süresinin uygulanması esas olup, iş bu davada zamanaşımı süresi dolmamıştır. Ancak;