DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/7 E. , 2024/2 K. T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/7 Karar No : 2024/2 BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARLARI ARASINDAKİ AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİ HAKKINDA KARAR 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 3/C maddesinin (5) numaralı fıkrası uyarınca karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca konu ile ilgili kararlar ve mevz…
DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/7 E. , 2024/2 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/7 Karar No : 2024/2 BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARLARI ARASINDAKİ AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİ HAKKINDA KARAR 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 3/C maddesinin (5) numaralı fıkrası uyarınca karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca konu ile ilgili kararlar ve mevzuat incelenerek gereği görüşüldü: I- AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNDE BULUNAN : İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulu II- İSTEMİN ÖZETİ :Davacı tarafından, İstanbul ili, Şişli ilçesi, … Mahallesi, … Ada …Parsel'de bulunan bağımsız bölümlerin satılması nedeniyle adına tahakkuk edip ihtirazi kayıtla ödenen tapu harcının kaldırılması ve faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılan davalarda İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. Vergi Dava Dairesinin 18/10/2023 tarih ve E:2023/2102, K:2023/2993 sayılı kararı ile İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 5. Vergi Dava Dairesinin 19/10/2023 tarih ve E:2023/3852, K:2023/4578 sayılı kararı arasındaki aykırılığın 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 3/C maddesinin (4) numaralı fıkrasının "c" işaretli bendi uyarınca, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. Vergi Dava Dairesinin E:2023/1356 sayılı dosyasında 17/05/2023 tarihli ara kararına Şişli Belediye Başkanlığı tarafından verilen cevabi yazı ve eki belgeler incelendiğinde, söz konusu taşınmazın müteahhidinin davacı olmadığı anlaşıldığından, müteahhit olmayan davacı malik tarafından yapılan satışın 6306 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca istisna kapsamında sayılmadığı gerekçesiyle aykırılığın İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. Vergi Dava Dairesinin 18/10/2023 tarih ve E:2023/2102, K:2023/2993 sayılı kararında yer verilen hukuksal nedenler ve gerekçeyle aynı doğrultuda giderilmesi, istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanın bu yöndeki talebini uygun gören İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulunun 14/11/2023 tarih ve E:2023/83, K:2023/83 sayılı kararıyla istenmiştir. III- AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE KONU BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARLARI: A- İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. Vergi Dava Dairesinin E:2023/2102 sayılı dosyasına konu yargılama süreci: Dava konusu istemin özeti: Davacı tarafından İstanbul ili, … ilçesi, … Ada … Parsel'de bulunan … Blok, … Kat, … numaralı bağımsız bölümün satışı sırasında 11/01/2023 tarihinde ihtirazi kayıtla ödenen 20.852,93 TL tutarında tapu harcının kaldırılması ve tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır. İstanbul 10. Vergi Mahkemesinin 25/05/2023 tarih ve E:2023/222, K:2023/1220 sayılı kararının özeti: Davacıdan tapu harcı tahsil edilmesinin hukuka uygunluğu yönünden yapılan inceleme: Uyuşmazlıkta davacının iadesini talep ettiği tapu harcının 11/01/2023 tarihinde ve belirtilen tutarda ödendiği, tapu harcının ödenmesine sebep olan satışı yapılan bağımsız bölümün bulunduğu yapının 6306 sayılı Kanun kapsamında dönüştürülmüş olduğu hususlarında taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır. 6306 sayılı Kanun'un 7. maddesinin (9) numaralı fıkrasındaki düzenlemeyle riskli yapı şerhi konularak anılan Kanun kapsamında yıkılıp yeniden inşa edilen yapıların, işi yüklenen müteahhit tarafından ilk devri ve tescilinin tapu harcından müstesna olduğu hüküm altına alınmıştır. Olayda, 6306 sayılı Kanun kapsamında inşa edilen binadaki bağımsız bölümün davacı müteahhit firma tarafından, uyuşmazlık konusu işlemle ilk defa üçüncü kişiye devredildiği, ilk devir işleminin harçtan müstesna olduğu, dolayısıyla harçtan müstesna olan devir işlemi için davacıdan harç tahsil edilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Davacının faiz talebi yönünden yapılan inceleme: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin (4) numaralı fıkrası uyarınca, fazla veya yersiz olarak tahsil edilen harcın 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faiziyle birlikte iadesi gerekmektedir. Karar Sonucu: Mahkeme, bu gerekçeyle harcın kaldırılmasına ve tahsil tarihinden itibaren işleyecek tecil faiziyle birlikte davacıya iadesine karar vermiştir. Davalının istinaf istemini inceleyen İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. Vergi Dava Dairesinin 18/10/2023 tarih ve E:2023/2102, K:2023/2993 sayılı kararının özeti: Dava konusu tapu harcının doğduğu tarihte yürürlükte bulunan 6306 sayılı Kanun'un 7. maddesinin (9) numaralı fıkrasında, riskli yapının dönüşümünden önce, Bakanlık, Başkanlık, TOKİ, İller Bankası Anonim Şirketi, İdare ve dönüşümü üstlenen müteahhit ile malik ve en az bir yıldır kiracı veya sınırlı hak sahibi olarak riskli yapıyı kullanan gerçek kişiler veya özel hukuk tüzel kişilerinden birinin taraf olduğu ilk satışı, devri, tescili, ipotek tesis edilmesi; riskli yapının dönüşümünden sonra ise meydana gelen yeni yapıların malike, işi yüklenen müteahhide ve en az bir yıldır kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi olarak riskli yapıyı kullanan gerçek kişiler veya özel hukuk tüzel kişilerine ilk satışı, devri, tescili, ipotek tesis edilmesi ya da işi yüklenen müteahhit, Bakanlık, Başkanlık, TOKİ, İller Bankası Anonim Şirketi, İdare ve bunların iştirakleri ile Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları (GYO) tarafından gerçekleştirilecek ilk satışı, devri, tescili, ipotek tesis edilmesi işlemleri harçtan istisna edilmiştir. Vergi Dava Dairesinin E:2023/1356 sayılı dosyasında 17/05/2023 tarihli ara kararına Şişli Belediye Başkanlığı tarafından verilen cevabi yazı ve eki belgeler incelendiğinde, söz konusu taşınmazın müteahhidinin davacı olmadığı anlaşılmaktadır. Bu halde müteahhit olmayan davacı malik tarafından yapılan satış, 6306 sayılı Kanun'un 7. maddesinde istisna kapsamında sayılmamıştır. İstisna kapsamında olan satışlar, işi yüklenen müteahhit, Bakanlık, TOKİ, İller Bankası Anonim Şirketi, İdare ve iştirakleri ile Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları tarafından yapılan ilk satışlardır. Bu durumda davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yolunda verilen Mahkeme kararında hukuka uygunluk bulunmamıştır. Vergi Dava Dairesi, belirtilen gerekçelerle istinaf isteminin kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine kesin olarak karar vermiştir. B- İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 5. Vergi Dava Dairesinin E:2023/3852 sayılı dosyasına konu yargılama süreci: Dava konusu istemin özeti: Davacı tarafından İstanbul ili, Şişli ilçesi, … Ada, … Parsel'de kayıtlı … Blok ... numaralı bağımsız bölümün satışı sırasında 20/01/2023 tarihinde ihtirazi kayıtla ödenen 24.654,00 TL tutarında tapu harcının kaldırılması ve tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır. İstanbul 5. Vergi Mahkemesinin 12/06/2023 tarih ve E:2023/368, K:2023/1506 sayılı kararının özeti: Davacıdan tapu harcı tahsil edilmesinin hukuka uygunluğu yönünden yapılan inceleme: Tapu siciline 21/12/2012 tarihinde kat karşılığı inşaat hakkı bulunduğu yolunda şerh düşülen İstanbul ili, Şişli ilçesi, … Mahallesi, …Ada, … Parsel üzerine 02/02/2016 tarihinde 6306 sayılı Kanun gereğince riskli yapı şerhi konulmuş ve dava dilekçesi ekinde sunulan Şişli Belediye Başkanlığının … tarih ve … sayılı yazısına göre riskli yapı tespiti kesinleşmiştir. Söz konusu alanda kentsel dönüşüm gerçekleştirilerek yeni inşa edilen binadaki … Blok … numaralı bağımsız bölüm aynı zamanda arsa maliklerinden olan davacı adına tescil edilmiştir. Mevzuatta yer alan müteahhit kavramının, kentsel dönüşümü gerçekleştiren kişi ya da kurumu ifade ettiği anlaşılmaktadır. Buna göre bir şirketin maliki olduğu arsa üzerine bina inşa etmek suretiyle müteahhitlik de yapabileceği ve bu yolla belirtilen istisnadan faydalanabileceği açıktır. Tapu kayıtlarında, davacının kat karşılığı inşaat hakkı bulunduğu şerhinin yer aldığı ihtilaf konusu … numaralı parseldeki inşaat için … numaralı parsele kurulan şantiye sebebiyle davacıya ve … İnşaat Anonim Şirketine düzenlenen ecrimisil ihbarnamelerine karşı açılan davalarda, İstanbul 10. İdare Mahkemesinin 25/02/2022 tarih ve E:2021/1499, K:2022/366 sayılı kararı ile İstanbul 7. İdare Mahkemesinin 29/09/2020 tarih ve E:2019/688, K:2020/1179 sayılı kararında, davacının birleşme yoluyla devraldığı … Gayrimenkul İnşaat ve Turizm Anonim Şirketinin … numaralı parselde inşa edilen bina için … numaralı parseli şantiye alanı olarak kullandığı belirtilmiştir. Yine … İnşaat Anonim Şirketi tarafından açılan davada, davacının inşaat projesinin iş sahibi olduğundan bahisle yaptığı müdahale talebinin kabul edildiği dikkate alındığında, kentsel dönüşümü gerçekleştiren kurumun, yani işi yüklenen müteahhidin davacı olduğu sonucuna varılmıştır. 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun'un 7. maddesinin (9) numaralı fıkrasındaki düzenlemeyle, riskli yapı şerhi konularak 6306 sayılı Kanun kapsamında yıkılıp yeniden inşa edilen yapıların, işi yüklenen müteahhit tarafından ilk devri ve tescilinin tapu harcından müstesna olduğu hüküm altına alınmıştır. Olayda, 6306 sayılı Kanun kapsamında inşa edilen binadaki bağımsız bölümün davacı müteahhit firma tarafından uyuşmazlık konusu işlemle ilk defa üçüncü kişiye devredildiği ve ilk devir işleminin harçtan müstesna olduğu anlaşıldığından, davacıdan harç tahsil edilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Davacının faiz talebi yönünden yapılan inceleme: Tahsili hukuka aykırı bulunan tapu harcının, idarece tahsili tarihinden işbu karara göre iade tarihine kadar geçen süre için 6183 sayılı Kanun'a göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz ile birlikte iadesi gerekmektedir. Karar Sonucu: Mahkeme, bu gerekçeyle harcın kaldırılmasına ve tahsil tarihinden itibaren işleyecek tecil faiziyle birlikte davacıya iadesine karar vermiştir. Davalının istinaf istemini inceleyen İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 5. Vergi Dava Dairesinin 19/10/2023 tarih ve E:2023/3852, K:2023/4578 sayılı kararının özeti: Vergi Dava Dairesi, istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddiaların isteme konu vergi mahkemesi kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte olmadığı gerekçesiyle istemi kesin olarak reddetmiştir. IV- İNCELEME VE GEREKÇE: A- İLGİLİ MEVZUAT: 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un "Bölge idare mahkemesi başkanlar kurulu" başlıklı 3/C maddesinin (4) numaralı fıkrasının (c) işaretli bendi ile (5) numaralı fıkrası: "4. Bölge idare mahkemesi başkanlar kurulunun görevleri şunlardır: ... c) Benzer olaylarda, bölge idare mahkemesi dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında veya farklı bölge idare mahkemeleri dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında aykırılık veya uyuşmazlık bulunması hâlinde; resen veya ilgili bölge idare mahkemesi dairelerinin ya da istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların bu aykırılığın veya uyuşmazlığın giderilmesini gerekçeli olarak istemeleri üzerine, istemin uygun görülmesi hâlinde kendi görüşlerini de ekleyerek Danıştaydan bu konuda karar verilmesini istemek. ... 5. (Değişik:17/10/2019-7188/7 md.) Dördüncü fıkranın (c) bendine göre yapılacak istemler, konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kuruluna iletilir. İlgili dava daireleri kurulunca üç ay içinde karar verilir. Aykırılık veya uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin olarak bu fıkra uyarınca verilen kararlar kesindir." B- HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Aynı veya farklı bölge idare mahkemeleri dairelerince, benzer olaylarda verilen kesin nitelikteki kararlar arasındaki aykırılığın giderilmesine ilişkin başvuru yolu, Danıştayın temyiz mercii olarak bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması şeklinde ortaya çıkan hukuka aykırılıkları, temyiz istemine konu kararın taraflarının hukukuna etki edecek şekilde denetleme görevinden farklı olarak, anılan kararlar arasındaki aykırılık nedeniyle ortaya çıkan hukuki belirsizliğin, uygulamada hukuki belirliliği sağlayacak şekilde giderilmesine yöneliktir. Bu başvuru yolu kapsamında yapılan inceleme sonucunda verilen kararın, istinaf incelemesi sonucunda verilen kesin nitelikteki kararların nihai etkisini ortadan kaldırarak tarafların hak ve menfaatlerini etkileyebileceği Kanun'da öngörülmemiştir. Bu bağlamda, anılan başvuru yolunun işletilmesi neticesinde aykırılığın giderilmesi yönünde verilecek kararın, uygulamada hukuki belirliliği sağlayacak nitelikte olması gerekmektedir. Bunun için de aykırılığın giderilmesi istemine konu kararlar arasında aykırılığa sebep olan hususun, söz konusu kararların tarafları dışında kalan kişiler yönünden de ortaya çıkmasının ve yargı mercii önünde uyuşmazlık haline getirilmesinin söz konusu olabilmesi gerekmektedir. Aykırılığın giderilmesi istemine konu kararlardaki uyuşmazlıklarda, aynı davacının aynı ada parselde yer alan bağımsız bölüm satışları yönünden, davacının "işi yüklenen müteahhit" olup olmadığı belirlenirken somut olayın özelliklerinin farklı değerlendirilmesi nedeniyle birbirine aykırı kararlar verildiği anlaşılmaktadır. Aykırılığın giderilmesi istemine konu kararlarda, uyuşmazlığın, somut bir olaya ilişkin olması ve benzer olaylarda uygulanmasının söz konusu olmaması nedeniyle aykırılığın giderilmesi yönünde verilecek karar, yukarıda ifade edilen hukuki belirliliği sağlayacak nitelikte olmayacaktır. Bu nedenle, isteme konu kararların arasında mevcut olduğu belirtilen aykırılığın 2576 sayılı Kanun'un 3/C maddesinin (4) numaralı fıkrasının (c) işaretli bendi kapsamında giderilmesine hukuken olanak bulunmamaktadır. V- SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, aykırılığın giderilmesi isteminin REDDİNE, 14/02/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. X - KARŞI OY: Aykırılığın giderilmesi istemine konu uyuşmazlıklarda karar aykırılığı, 6306 sayılı Kanun kapsamında yapılan taşınmaz teslimlerini gerçekleştiren satıcının müteahhit niteliğine sahip olup olmadığı noktasındadır. Satışı yapılan taşınmazların 6306 sayılı Kanun kapsamında olduğu ve satıcının da taşınmazın müteahhidi niteliğine sahip olması halinde devir ve tescil işleminin harçtan müstesna olduğu konusunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Satışa konu olan bir taşınmazın müteahhidinin, uyuşmazlığa konu somut olaydan bağımsız olarak, ilgili hukuki düzenlemelere göre belirlenmesinin mümkün olduğu değerlendirildiğinden, istem bu yönden incelenmek suretiyle hukuki belirliliğin sağlanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu nedenle, yukarıda sözü edilen inceleme yapılmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiği görüşüyle aksi yöndeki Kurul Kararına katılmıyoruz. X - KARŞI OY: Aykırılığın giderilmesi istemine konu uyuşmazlıklarda karar aykırılığı, 6306 sayılı Kanun kapsamında yapılan taşınmaz teslimlerini gerçekleştiren satıcının müteahhit niteliğine sahip olup olmadığı noktasındadır. Satışı yapılan taşınmazların 6306 sayılı Kanun kapsamında olduğu ve satıcının da taşınmazın müteahhidi niteliğine sahip olması halinde devir ve tescil işleminin harçtan müstesna olduğu konusunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Satışa konu olan bir taşınmazın müteahhidinin, uyuşmazlığa konu somut olaydan bağımsız olarak, ilgili hukuki düzenlemelere göre belirlenmesinin mümkün olduğu değerlendirildiğinden, istem bu yönden incelenmek suretiyle hukuki belirliliğin sağlanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu nedenle, yukarıda sözü edilen inceleme yapılmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiği görüşüyle aksi yöndeki Kurul Kararına katılmıyoruz.