11. Hukuk Dairesi 2022/5675 E. , 2024/1941 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI :2020/880 Esas, 2022/1094 Karar DAVA TARİHİ : HÜKÜM :İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2019/7 E., 2019/1134 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafı…
**11. Hukuk Dairesi 2022/5675 E. , 2024/1941 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI :2020/880 Esas, 2022/1094 Karar DAVA TARİHİ : HÜKÜM :İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2019/7 E., 2019/1134 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan franchise sözleşmesi kapsamında restoran açma ve işletme hakkı alan davalının, müvekkilinden tedarik ettiği gıda ürünlerine (dondurulmuş köfte ve turşu) ilişkin ödemekle mükellef olduğu açık hesap borcunu kendisine yapılan bildirime rağmen ödemede bulunmadığı gibi açık hesaptan kaynaklanan borcu için tanzim edilen fatura aslını da teslim almaktan imtina ettiğini, bunun üzerine davacı tarafından Küçükçekmece 3. İcra Müdürlüğünün 2016/93 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak takibin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, 75.000,00 ABD dolarının takip tarihinden itibaren kamu bankalarının uyguladığı en yüksek mevduat faizi ile; 103.192,38 TL'nin, ihtarname tebliğ tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, davalının asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacıdan teslim aldığı ürünlere ilişkin tüm ödemelerini gününde yaptığını ve herhangi bir borcunun bulunmadığını, buna rağmen davacının kendisini alacaklı göstermek adına Bakırköy 40. Noterliğinin 33477 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 103.192,38 TL ve 1.944,00 TL bedelli iki adet faturayı müvekkiline gönderdiğini, faturanın borç doğuran bir belge olmadığını ve sadece edimin ifa edildiğini gösterir bir belge olduğunu, davacının takip dayanağı fatura konusu malları müvekkiline teslim ettiğine ilişkin bir kısım sevk irsaliye fotokopisini dosyaya sunduğunu, ancak bu irsaliyelerin fotokopiden ibaret olduğunu ve içeriklerini kabul etmediklerini, aksine davacının mal vermeyi durdurması nedeni ile müvekkilinin davacı taraftan cezai şart talep etme hakkının bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının defter kayıtlarına göre, davalıdan 96.023,70 TL alacaklı gözüktüğü, davalının defter kayıtlarına göre ise, takip tarihi itibari ile borçlu görünmediği, davacının ticari defterlerinde icra takip talebine konu faturanın kayıtlı olması fatura konusu malların davalıya teslim edildiğini kanıtlamaya yeterli olmadığı, davalı tarafça tüm aşamalarda sevk irsaliyelerinde yer alan mal tesliminin kabul edilmediği, davacı yanca sevk irsaliyeleri asıllarının sunulamadığı, bu hali ile davacının mal teslimini yaptığı hususunun kabul edilemediği, davacı tarafın yemin deliline başvurması üzerine, davalı asil; açık hesabının bulunmadığı, sevk irsaliyesi üzerinden bulunan imzaların şahsına ve daimi çalışanına ait olmadığı, faturada yer alan dondurulmuş köfte ile turşuyu satın almadığı yönünde yemin ettiği, böylelikle dava konusu malların davalı tarafa teslim edildiği hususunun kanıtlanamadığı, davacı yanca fatura konusu bedel nedeni ile alacaklı olunduğunun ispatlanamaması nedeni ile cezai şart talebinin de yerinde olmadığı gerekçeleri ile davanın reddine, ispatlanamadığından bahisle de davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ilişkinin basit bir satımdan değil, yıllara sari bir franchise sözleşmesinden ve markanın kullanımına bağlı mal tedarikinden kaynaklandığını, malların tesliminin maddi bir olay olup, asılları davalıda bulunan sevk irsaliyeleri fotokopilerinde ismi geçen kişilerin teslim ile ilgili tanık olarak dinlenmeleri taleplerinin Mahkemece reddedilmesinin usule aykırı olduğunu, davalı yanca ihtarnameye verilen cevapta, faturaya mutabakat sağlanamaması nedeni ile itiraz ettiği sabit olup, 2015 yılı içerisinde ürün almadığına ilişkin bir beyanı olmadığının da açık olduğunu, 2014 yılı içerisinde franchise sözleşmesi çerçevesinde müvekkil şirketin tüm edimlerini ifa ederken 2015 yılı başından itibaren yerine getirmekten imtina etmesi ve hatta davalının da bu bir yıllık süreç içerisinde herhangi bir ifaya davete ya da sözleşmenin feshine yönelik herhangi bir işlem yapmamış olmasının da yapılan bütün savunmanın maddi gerçekten uzak olduğuna delil teşkil ettiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istenmiştir. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; vekalet ücretine eksik hükmedildiğinden bahisle kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebep ve gerekçelerle hükmün bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ticari satımdan kaynaklı itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.