7. Hukuk Dairesi 2024/1882 E. , 2024/4781 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2355 E., 2024/69 K. ASIL DAVADA DAVACILAR- BİRLEŞTİRİLEN DAVADA DAVALILAR : ... vd. vekilleri Avukat ... vd., ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN DAVADA DAVALI : ... vekili Avukat ... BİRLEŞTİRİLEN DAVADA ASIL DAVADA MÜDAHİL - BİRLEŞTİRİLEN DAVADA ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN DAVADA DAHİLİ DAVALI : ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 27.05.2014 - 23.06.2014 KARAR : Esastan ret İLK D
**7. Hukuk Dairesi 2024/1882 E. , 2024/4781 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2355 E., 2024/69 K. ASIL DAVADA DAVACILAR- BİRLEŞTİRİLEN DAVADA DAVALILAR : ... vd. vekilleri Avukat ... vd., ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN DAVADA DAVALI : ... vekili Avukat ... BİRLEŞTİRİLEN DAVADA ASIL DAVADA MÜDAHİL - BİRLEŞTİRİLEN DAVADA ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN DAVADA DAHİLİ DAVALI : ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 27.05.2014 - 23.06.2014 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/248 E., 2021/316 K. Taraflar arasındaki asıl ve birleştirilen davada vasiyetnamenin iptali istenmesinden dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın asıl ve birleştirilen davada davalı ..., asıl davada müdahil-birleştirilen davada davalı ... vekili ile asıl ve birleştirilen davada dahili davalı ... vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davalı ..., asıl davada müdahil-birleştirilen davada davalı ... vekili ile asıl ve birleştirilen davada dahili davalı ... vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Asıl davada davacılar vekili; vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte murisin ayırt etme gücüne sahip olmadığını, resmi vasiyetname düzenlenmesi imkanı mevcut iken sözlü vasiyetname düzenlenemeyeceğini, olağanüstü koşulların gerçekleşmediğini, vasiyetnamenin murisin kendi el yazısı ile kaleme alınmadığını, şahitlerin davalının kendisi, çocukları ve damadı olduğunu, bunların resmi vasiyetnamenin düzenlenmesine memur veya tanık olarak katılamayacaklarını, el yazılı vasiyetnamenin notere, sulh hakimine veya yetkili memura bırakılmadığını, vasiyetnamenin 23.01.2014 tarihinde sulh hakimine verildiğini, murisin korku ve baskı altında olduğunu, hastalığı nedeniyle ayırt etme gücünün bulunmadığını belirterek vasiyetnamenin iptalini talep etmiştir. 2. Birleştirilen davada davacı vekili; murisin kardeşi olduğunu, esas ve şekil yönünden geçersiz vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar; asıl ve birleştirilen davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; vasiyetname lehdarı ve aynı zamanda miras bırakanın eşi olan ...'nun ve çocuklarının iptali talep edilen vasiyetnamenin düzenlenmesine vasiyetname tanığı olarak katıldığı, yasada öngörülen tanıkların ikisi birlikte ve vakit geçirmeksizin mahkemeye başvurmaları ve hemen yazıp imzalamalarına dair koşulların somut olayda gerçekleşmediği, tasarrufun kanunda öngörülen şekle uyulmadan yapıldığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar vermiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar Asıl ve birleştirilen davada davalı ..., asıl davada müdahil-birleştirilen davada davalı ... vekili ile asıl ve birleştirilen davada dahili davalı ... vekili ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri 1. Asıl ve birleştirilen davada davalı ... istinaf dilekçesinde, vasiyetnameyi kaleme alan kişinin kendisi olarak tüm malvarlığını kendi adına yazmadığını, kararın isabetli olmadığını, müvekkili dışındaki mirasçıların saklı payının bulunmadığını, imzanın araştırılmadığını, davanın ispat edilemediğini dile getirmiştir. 2. Asıl davada müdahil-birleştirilen davada davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; vasiyetnamenin yasanın aradığı şekil şartlarına uygun olduğunu, miras bırakanın ayırt etme gücüne sahip olduğunun net bir şekilde tespit edildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 3. Asıl ve birleştirilen davada dahili davalı ... vekili istinaf dilekçesinde, vasiyetnamenin şekil şartlarına uygun olduğunu kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davalı ..., asıl davada müdahil-birleştirilen davada davalı ... vekili ile asıl ve birleştirilen davada dahili davalı ... vekili ayrı ayrı temyiz kanun yoluna başvurmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri Hükmü temyiz edenler temyiz dilekçelerinde; istinaf dilekçelerindeki beyanlarını tekrar etmişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava ve birleştirilen dava, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 539 ve devamı maddeleri. 2. Davaya asli müdahalenin düzenlendiği HMK’nın 65 inci maddesine göre; bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişi, hüküm verilinceye kadar bu durumu ileri sürerek, yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede dava açabilir. Asli müdahale davası ile asıl yargılama birlikte yürütülür ve karara bağlanır. Kanun maddesinden açıkça anlaşılacağı üzere, asli müdahale davasında davacı, görülmekte olan ilk davanın konusu üzerinde kısmen veya tamamen hak iddiasında bulunan kişidir. Asli müdahale davası ilk davanın açıldığı mahkemede ve aynı dava dosyasında o davanın davacısı ile davalısına karşı açılan bağımsız bir dava çeşididir. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup her ne kadar davanın reddini savunan Türkiye Kızılay Derneğine Mahkemece asıl davada asli müdahil sıfatı verilmesi doğru değil ise de; davalının yanında fer'i müdahil olarak asıl davanın kabulüne dair hükmü temyiz hakkı olduğundan asıl dava yönünden de verdiği temyiz dilekçesi değerlendirilmiş; Türkiye Kızılay Derneğinin temyiz dilekçesi ile birlikte diğer tüm temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Onama harcı davalı ...'ndan peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, dahili davalı ... ve ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.