Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/77 E. , 2024/1797 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/77 Karar No : 2024/1797 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... 2-... 3- ... 4-... VEKİLLERİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/77 E. , 2024/1797 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/77 Karar No : 2024/1797 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... 2-... 3- ... 4-... VEKİLLERİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları ...'in Siirt İl Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapmakta iken, Siirt Polisevinde polis memuru olan arkadaşı tarafından vurularak öldürüldüğünden bahisle, olayda idarenin sorumluluğu bulunduğu ileri sürülerek uğradıkları iddia edilen zararlarına karşılık müteveffanın annesi ... için 1.000,00 TL (miktar artırımı ile 92.287,62 TL), babası ... için 1.000,00 TL (miktar artırımı ile 114.586,64 TL), kardeşleri ... ve ... için ayrı ayrı 1.000,00 TL maddi tazminat ile ... ve ... için ayrı ayrı 100.000,00 TL, ... ve ... için ayrı ayrı 25.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayın meydana gelmesinde idarenin hizmet kusuru bulunduğu gerekçesiyle davacılardan... ve ...'in maddi tazminat istemlerinin kısmen kabulü, kısmen reddi ile ... için 64.243,97 TL, ... için ise 71.670,51 TL olmak üzere toplam 135.914,48 TL maddi tazminatın 2.000,00 TL'lik kısmına dava tarihinden (21/11/2014) itibaren, kalan 133.914,48 TL'lik kısmına ise miktar artırımı dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği tarihten (28/09/2017) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, müteveffanın kardeşleri ... ve ...'in maddi tazminat istemlerinin reddine, ... için 50.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL, ... için 25.000,00 TL ve ... için 25.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun reddine, davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun ise İdare Mahkemesi kararının vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden düzeltilmesi suretiyle reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından; talep edilen tazminatın tamamına hükmedilmesi gerektiği, tazminatın hatalı hesaplandığı ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından; idarelerinin kusurunun bulunmadığı, hükmedilen tazminat miktarlarının yüksek olduğu, manevi tazminata faiz işletilmemesi gerektiği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davacılar tarafından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Dosyanın incelenmesinden; davacılar yakını ...'in Siirt İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde polis memuru olarak görev yaptığı, 11/07/2014 tarihinde daimi olarak kaldıkları Siirt Polisevinde arkadaşı polis memuru İhsan Özata tarafından vurularak öldürülmesi olayında idarenin sorumlu olduğu belirtilerek davalı idareye yapılan 04/09/2014 tarihli başvurunun davalı idarenin 03/11/2014 tarih ve 135179 sayılı işlemiyle reddedilmesi üzerine uğradıkları iddia edilen zararlarına karşılık müteveffanın annesi ... için 1.000,00 TL (miktar artırımı ile 92.287,62 TL), babası ... için 1.000,00 TL (miktar artırımı ile 114.586,64 TL), kardeşleri ... ve ... için ayrı ayrı 1.000,00 TL maddi tazminat ile ... ve ... için ayrı ayrı 100.000,00 TL, ... ve ... için ayrı ayrı 25.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır. Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davaları olup, idarenin hukuki (mali/tazmin) sorumluluğunun yargı aracılığıyla belirlenip hüküm altına alınmasını sağlamaktadır. İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmektedir. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır. Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesiyle "bilirkişi" konusunda atıfta bulunulan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 450. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve aynı Kanun'un 447. maddesinin 2. fıkrası ile mevzuatta 1086 sayılı Kanun'a yapılan atıfların, 6100 sayılı Kanun'un bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılacağı hüküm altına alınmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: A- Bölge İdare Mahkemesi Kararının, İdare Mahkemesi Kararının Manevi Tazminat İstemlerinin Kısmen Kabulüne İlişkin Kısmına Davalı İdare Tarafından Yapılan İstinaf Başvurusunun Reddine İlişkin Kısmı ile Manevi Tazminat İstemlerinin Kısmen Reddine ve Davacılar ... ve ...'ın Maddi Tazminat İstemlerinin Reddine İlişkin Kısmına Davacılar Tarafından Yapılan İstinaf Başvurusunun İdare Mahkemesi Kararının Düzeltilmesi Suretiyle Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi: Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, idare mahkemesi kararının manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne ilişkin kısmına davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmı ile manevi tazminat istemlerinin kısmen reddine ve davacılar ... ve ...'ın maddi tazminat istemlerinin reddine ilişkin kısmına davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun idare mahkemesi kararının düzeltilmesi suretiyle reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemektedir. B- Bölge İdare Mahkemesi Kararının, İdare Mahkemesi Kararının Davacılar ... ve ... Yönünden Maddi Tazminat İsteminin Kısmen Kabulüne ve Manevi Tazminata Faiz Hükmedilmesine İlişkin Kısımlarına Davalı İdare Tarafından Yapılan İstinaf Başvurusunun Reddine İlişkin Kısmı ile Maddi Tazminat İstemlerinin Kısmen Reddine Yönelik Kısmına Davacılar Tarafından Yapılan İstinaf Başvurusunun İdare Mahkemesi Kararının Düzeltilmesi Suretiyle Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi: 1- İdare Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, aktüeryal yöntem olan % 1,8 teknik faiz kullanılarak tazminat hesabı yapılması hatalı olup, işleyecek dönemdeki zarar kalemlerinin -fiilen gerçekleşmemiş olması nedeniyle- peşin sermaye değerinin hesaplanmasında progresif rant yönteminin (her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontoya tabi tutulmak suretiyle 1/kn formülü) kullanılması suretiyle yeniden bilirkişi hesabı yapılması gerekmektedir. Dosyada bulunan Sosyal Güvenlik Kurumunun 07/04/2016 tarihli yazısında vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı belirtilmişse de geçen süre dikkate alındığında yeniden alınacak rapora esas olmak üzere davacılara vazife malullüğü aylığı bağlanıp bağlanmadığı araştırılarak Dairemizin son içtihatlarına göre tazminat hesabı yapılması, ayrıca 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun uyarınca nakdi tazminat ödenip ödenmediğinin araştırılması, şayet ödenmiş ise olay nedeniyle sağlanan yarar olduğu kabul edilerek, hesaplanan maddi tazminat tutarından, rapor tarihinde yasal faiz uygulanmak suretiyle güncellenecek değerlerinin düşülmesi gerekmektedir. Öte yandan, davacılara ilgili kanunlar uyarınca başkaca herhangi bir ödeme yapıldığının tespit edilmesi halinde, bu ödemenin de Borçlar Kanunu'nun 55. maddesi kapsamında değerlendirilerek tazminat hesabının yapılması, yarar olarak değerlendirilmesi halinde rapor tarihindeki güncel değerinin hesaplanarak zarar tutarından indirilmesi gerektiği açıktır. 2- Usûl hukukunun temel ilkelerinden olan taleple bağlılık ilkesine göre, Mahkeme tarafından davacıların talepleri aşılarak karar verilmesi mümkün olmamakta, davacıların istemleri ile bağlı olunup, istemleri genişletecek şekilde karar verilmesine olanak bulunmamaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Taleple bağlılık ilkesi" başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrasında da "Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." hükmü ile taleple bağlılık ilkesi açıklanmıştır. Bakılan uyuşmazlıkta; davacıların, dava dilekçesinde hükmedilecek maddi ve manevi tazminatlara faiz işletilmesi talebinin bulunmadığı anlaşılmakta olup, Mahkemece kabul edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarına faiz yürütülmesi, taleple bağlılık ilkesine dolayısıyla usul kurallarına aykırılık oluşturmaktadır. Bu itibarla, uyuşmazlığın çözümü için elverişli bulunmayan bilirkişi raporuna dayalı olarak eksik inceleme sonucu verilen davacılar ... ve ... Yönünden maddi tazminat istemlerinin kısmen kabulü, kısmen reddi ile faize hükmedilmesi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf istemlerinin reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının bu kısımlarında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların temyiz istemlerinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının idare mahkemesi kararının manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne ilişkin kısmına davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmı ile manevi tazminat istemlerinin kısmen reddine ve davacılar ... ve ...'ın maddi tazminat istemlerinin reddine ilişkin kısmına davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun idare mahkemesi kararının düzeltilmesi suretiyle reddine ilişkin kısmının ONANMASINA, idare mahkemesi kararının davacılar ... ve ... yönünden maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne ve manevi tazminata faiz hükmedilmesine ilişkin kısımlarına davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmı ile maddi tazminat istemlerinin kısmen reddine yönelik kısmına davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun idare mahkemesi kararının düzeltilmesi suretiyle reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. Bozulan kısımlar yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 06/05/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.