9. Ceza Dairesi 2021/7465 E. , 2023/6872 K. MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/87 E., 2015/167 K. SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi ger…
**9. Ceza Dairesi 2021/7465 E. , 2023/6872 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/87 E., 2015/167 K. SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Suça sürüklenen çocuk hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan yapılan yargılama neticesinde; Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.05.2013 tarihli ve 2012/270 Esas, 2013/137 Karar sayılı kararı ile, suça sürüklenen çocuğun; sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının açıklanmasının 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca geri bırakılmasına karar verilmiştir. 2. Suça sürüklenen çocuk hakkında denetim süresinde Ankara Batı 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.12.2014 tarihli ve 2014/160 Esas, 2014/481 Karar sayılı kararı ile kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile 35 inci maddesi ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci ve ikinci maddeleri uyarınca cezanın ertelenmesine ve deneme süresi içinde yeniden suç işlediği görülmekle gereğinin takdir ve ifası için karar kesinleştiğinde mahkemesine ihbarda bulunulmasına karar verilmiştir. 3. Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.05.2015 tarihli ve 2015/87 Esas, 2015/167 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun; sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle; usul ve kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, "...mağdurenin anlatımlarında suça sürüklenen çocuğun öpmek dışında kendisine yönelik bir hareketinin olmadığını bildirdiği, daha ötesinde bazı şeylerinde kendisine yönelik yapıldığını söyleme imkanı varken bu biçimde davranmadığı, bu hususun dahi beyanının samimiliğini ve doğruluğunu gösterir nitelik arz ettiği, bu haliyle suça sürüklenen çocuğun suçsuz olduğu yönündeki savunmalarının samimiyet ve inandırıcılıktan uzak kendisini suçtan kurtarmaya matuf savunmalar durumunda kaldığı vicdani kanısına varılmıştır. Her ne kadar iddianamede mağdurenin olay nedeniyle ruh sağlığının bozulması sebebiyle suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nun 103/6. Maddesinin tatbiki de talep edilmiş ve bu talep dosyada mevcut Dr. Sami Ulus Kadın Doğum Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 20/03/2012 tarihli raporuna dayandırılmış ise de; mahkememizde mevcut onlarca dosyada da rastlandığı gibi Adli Tıp 6. İhtisas Kurulunun uygulama ve kabullerine göre sadece öpmek ve dokunmak biçimindeki basit cinsel istismar suçlarında ruh sağlığı bozulma olgusunun istisnai bazı mağdurlar ... olaylar yönünde kabul gördüğü, hadisemizdeki gibi daha önceki tarihlerde birden fazla kişi tarafından vücuda cinsel organ sokulmak suretiyle cinsel istismara maruz kalınması halinde ruh sağlığının bu önceki yaşanan olaylar bakımından bozulması durumunun söz konusu olabileceği, en azından hangi yaşanmış olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğunun tıbben tespit edilemeyeceği yönünde görüşün mevcut bulunduğu, gerek Cumhuriyet Savcısı huzurunda gerekse mahkememiz huzurunda anlatımları saptanan mağdurenin daha 5 yaşındaki iken annesinin arkadaşının evine gittiklerinde orada annesinin arkadaşının çocukları ile yatağa girip cinsel ilişki yaşadıklarını anlattığı, daha sonraki süreç içerisinde yine başka şahıslar tarafından da cinsel istismara uğradığını söylediği, suça sürüklenen çocuğun kendisini yanağından öpmesi hadisesinin ise ifadesinin alınmasından 2 ay öncesinde gerçekleştiğini bildirdiği yani vücuda organ sokmak suretiyle cinsel istismar hadiselerinin iddianameye konu olaydan çok daha önceki tarihlerde vuku bulduğu, mağdurenin ruh sağlığı bozulmuş ise başına gelen vücuduna organ sokulmak suretiyle cinsel istismar hadiseleri nedeniyle bozulmasının lazım geldiği, ruh sağlığının bozulmuş olmasının kişide kalıcı bir bozulmayı ifade ettiği, daha önce yaşadığı hadiseler nedeniyle ruh sağlığının kalıcı şekliyle bozulması söz konusu ise suça sürüklenen çocuğun iddianamaye konu eyleminin bu bozulmaya bir etkisinin olamayacağı, eylemin nitelikli halinin ruh sağlığını bozmayıp suça sürüklenen çocuğun sadece yanağıyla dudağı arasındaki öpmekten ibaret istismarının ruh sağlığını bozduğunu iddia etmenin ilmi, mantıki, akli olmasının mümkün bulunmadığı, bu haliyle mağdurenin ayrıca Adli Tıp 6. İhtisas Kurulundan ruh sağlığına ilişkin raporunun alınmasının gerekmediği, mağdurenin salt bu olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğunu kabul etmenin maddi gerçekliğin inkarı anlamına geleceği sonucuna varılmış, suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nun 103/6. Maddesinin uygulanması olanaklı görülmeyerek cinsel istismar suçundan cezalandırılması yönünde hüküm kurulduğu ve bu hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve bu kararın 16/07/2013 tarihinde kesinleştiği, bu tarihten sonra 06/11/2014 tarihinde emanete alınmış eşya hakkında hırsızlık suçunu işlediği, bu suç dolayısıyla Beypazarı Asliye Ceza Mahkemesinin 29/12/2014 gün 2014/801 esas 2014/629 sayılı kararı ile mahkumiyetine karar verildiği ve bu kararın 29/01/2015 tarihinde kesinleştiği, yine suça sürüklenen çocuğun 19/05/2014 tarihinde kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık suçunu işlediğinden bahisle açılan kamu davasının yargılaması sonunda Ankara Batı 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/12/2014 gün, 2014/160 esas 2014/481 sayılı kararı ile bu suçtan mahkumiyetine karar verildiği ve bu kararın 21/01/2015 tarihinde kesinleştiği, böylece suça sürüklenen çocuğun mahkememizin kesinleşme tarihinden sonra 3 yıllık deneme süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediğinin sabit olduğu anlaşılmakla ..." şeklindeki gerekçeyle sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükümde, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmış olup, hükümde hukuka aykırılık bulunmadığından suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümününde açıklanan nedenlerle Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.05.2015 tarihli ve 2015/87 Esas, 2015/167 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2023 tarihinde karar verildi.