4. Hukuk Dairesi 2018/1777 E. , 2019/6183 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve ... aleyhine 25/10/2011 gününde verilen dilekçe ile ölümlü trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; maddi tazminat yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat yönünden ise kısmen kabulüne dair verilen 27/04/2016 …
**4. Hukuk Dairesi 2018/1777 E. , 2019/6183 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve ... aleyhine 25/10/2011 gününde verilen dilekçe ile ölümlü trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; maddi tazminat yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat yönünden ise kısmen kabulüne dair verilen 27/04/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 19/12/2019 gününde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI 1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan davacıların babalarının ölümü ve araç hasarı nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece; maddi tazminat istemi yönünden davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı davacılar temyiz etmişlerdir. Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Somut olayda, ölenin davacıların babası olması, olayın meydana geliş biçimi, olay tarihi ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde her bir davacı için hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekir.