Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/29 E. , 2024/7699 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/29 Karar No : 2024/7699 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı Belediye tarafından, mülk
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/29 E. , 2024/7699 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/29 Karar No : 2024/7699 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı Belediye tarafından, mülkiyeti ... Vakfı'na ait, İstanbul ili, Büyükçekmece ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak'ta bulunan ve yapılan imar uygulamasının Mahkeme kararıyla iptal edilmesi sonucunda ... parsel olan 7.210,00 m2 yüzölçümlü taşınmazın 1.100,00 m2'lik kısmının zeminin alt kısmı otopark, üst kısmı ise Belediye binası önü ve meydanı olarak kullanılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle, 01/01/2016-31/12/2020 tarihleri arasındaki dönem için davacı Belediye adına toplam 714.000,00-TL tutarında ecrimisil tahakkuk ettirilmesine ilişkin düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idarenin tasarruf yetkisinin kısıtlandığından söz edilebilmesi için, taşınmaz üzerinde tasarruf işlemlerini yapma hak ve yetkisine sahip olması gerektiği, bunun ise tapu kütüğüne tescille kazanıldığı, dolayısıyla davalı idarenin, taşınmazın tapuda tescil edildiği tarihten öncesi için ecrimisil istemesine olanak bulunmadığı, buna karşın davacı idare adına tahakkuk ettirilen ecrimisil bedelinin, söz konusu taşınmazın davalı idare adına tapuda tescil edildiği 25/02/2020 tarihinden önceki tarihleri de kapsayacak şekilde hesaplandığı, öte yandan; tespit tarihinden itibaren onbeş gün içinde "Taşınmaz Tespit Tutanağı"na dayanılarak, tespit tarihinden geriye doğru ecrimisil tespit ve takdir edilebileceği hususunun yasal mevzuat gereği olduğu, taşınmaz tespiti 09/11/2020 tarihli olmasına rağmen anılan tarihten sonra 31/12/2020 tarihine kadar olan süreyi kapsayacak şekilde (tespit raporundan sonraki süreyi) ecrimisil ihbarnamesi düzenlendiği, bir başka ifade ile 09/11/2020 tarihinden 31/12/2020 tarihine kadar söz konusu taşınmazın işgal edilip edilmediği hususunda herhangi bir tespit yapılmadan ecrimisil ihbarnamesi düzenlendiği, tapuya tescil tarihi olan 25/02/2020 tarihi ile ecrimisile ilişkin tespit tarihi olan 09/11/2020 tarihi arasındaki döneme ilişkin olarak ise; söz konusu işgaliye bedelinin, taşınmazdan elde edebilecek muhtemel gelir, aynı yer ve mahalde bulunan emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş kira bedelleri veya ecrimisiller, varsa bunlara ilişkin kesinleşmiş yargı kararları ile bu kararlara dayanak bilirkişi raporlarının göz önünde bulundurularak belediye, ticaret odası, sanayi odası, ziraat odası, borsa gibi kuruluşlardan veya bilirkişilerden soruşturulmak suretiyle edinilecek bilgiler ile taşınmazın değerini etkileyecek diğer tüm unsurların göz önünde bulundurulması suretiyle belirlenmesi gerekmekte iken, bu hususlarda herhangi bir araştırma ve değerlendirme yapılmadan, sadece teknisyen olarak inceleme yapan görevlinin ''günümüz kira rayiçlerine göre 16.000,00-TL kira getirebileceğine dair kanaati'' dikkate alınarak dava konusu ecrimisil bedelinin belirlendiği, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde ecrimisilin tespit ve takdirinde mevzuata uygun davranılmadığı anlaşıldığından, dava konusu ecrimisil ihbarnamesinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davaya konu ecrimisil işleminin hazırlık işlemi mahiyetinde olduğu ve davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği ve davacı belediye tarafından taşınmazın kullanılması kısıtlandığından ecrimisil ödemekle mükellef olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75. maddesinde; Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları, özel bütçeli idarelerin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil isteneceği ecrimisil talep edilebilmesi için Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olmasının gerekmediği ve fuzuli şagilin kusurunun aranmayacağı hükmüne yer verilmiştir. Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğinin 4. maddesinde, "Ecrimisil:" Hazine taşınmazının, idarenin izni dışında gerçek veya tüzel kişilerce işgal veya tasarruf edilmesi sebebiyle idarenin bir zarara uğrayıp uğramadığına veya işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, idarece talep edilen tazminat; "Fuzuli Şagil" ise, kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, Hazine taşınmazının zilyetliğini, yetkili idarenin izni dışında eline geçiren, elinde tutan veya her ne şeklide olursa olsun bu malı kullanan veya tasarrufunda bulunduran gerçek veya tüzel kişiler olarak tanımlanmıştır. Davalı Vakıflar Genel Müdürlüğü, 5737 sayılı Vakıflar Kanunun 79. maddesiyle 2886 sayılı Kanunun 75. maddesine eklenen cümleyle, gerek adına kayıtlı, gerek idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmazların işgali durumunda, işgal edenden "ecrimisil" istemek ve bunu tahsil etmek yetkisiyle donatılmıştır. 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun ''Vakıf kültür varlıklarının devri'' başlıklı 30. maddesinde, ''Vakıf yoluyla meydana gelip de her ne suretle olursa olsun Hazine, belediye, özel idarelerin veya köy tüzel kişiliğinin mülkiyetine geçmiş vakıf kültür varlıkları mazbut vakfına devrolunur.'' düzenlemesine yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, davaya konu taşınmazın ... pafta, ... parsel sayılı 7.210,00 m² olarak Vakıflar İdaresi adına kayıtlı iken, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesi uygulaması neticesinde ... ada, ... sayılı parsel olarak tapuya tescil edildiği, davalı idare tarafından 18. madde imar uygulaması ve dayanağı encümen kararına karşı açılan dava neticesinde ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine Danıştay Altıncı Dairesinin 23/09/2019 tarih ve E:2014/6289, K:2019/7802 sayılı kararıyla onandığı ve kararın kesinleştiği, bunun üzerine davacı belediyenin 4968 parsel olarak vakıf adına taşınmazın 25/02/2020 tarihinde tescil edildiği, davalı idare tarafından 09/11/2020 tarihli tespit hk. konulu yazıda tespit yapıldığının anlaşıldığı öte yandan davacının da 19/01/2021 tarihli itiraz dilekçesinde taşınmazın kamu yararına hizmet vermek üzere ücretsiz belediye binası otoparkı ve meydan olarak kullanıldığının kabul edilmesi sonucunda davaya konu ecrimisil ihbarnamesinin düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, ecrimisil bedelinin tespiti açısından yeterli veri elde edilmesi durumunda mutlaka 2886 sayılı Kanun'un 9. maddesinde sayılanların tamamından görüş alınmasına ve anılan Yönetmeliğin 85. maddesi uyarınca da bedele etkisi olacak diğer verilere gerek görülmeksizin, İdare Mahkemesince öncelikle işgal edilen alanın tespiti yapılmak suretiyle idarenin kıymet takdiri kararı uyarınca belirlenen bedelin uygun olup olmadığının değerlendirilmesi, bu değerlendirmenin yapılamaması ve uyuşmazlığın çözümü için bilirkişi incelemesine ihtiyaç duyulması durumunda ise aralarında bir emlâkçının veya gayrimenkul değerleme uzmanının da yer aldığı bilirkişilerce, taşınmazın emlak vergi değerinin % 3'ünden az olmamak üzere, uyuşmazlığa konu alanın niteliklerini taşıyan, emsal oluşturabilecek yerlerin kira bedeli ile bu tür taşınmazın serbest piyasada kiralanması halinde rayiç kirasının ne olacağının belirlenmesi suretiyle yapılacak inceleme sonucu düzenlenecek rapor esas alınarak bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 23/12/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : Vakfa ait taşınmazdan ecrimisil alınabilmesi için taşınmazın 2886 sayılı Kanun'daki tanıma uygun şekilde işgal edilmesi gerektiği, ancak taşınmazın idarenin kamu hizmeti kapsamında hizmet binası, otopark ve meydan olarak kullandığı anlaşıldığından, davacı belediyenin fuzuli şagil olarak nitelendirilemeyeceği ve söz konusu dönemler arasında işgalden bahsedilemeyeceği sonucuna varıldığından, davalı idarece düzenlenen ihbarnamede hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Bu itibarla temyize konu kararın bozulması yönündeki Daire kararına katılmıyorum.