(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/1021 E. , 2007/1581 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 30.5.2005 gününde verilen dilekçe ile tapuda kayıt düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.11.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incel…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/1021 E. , 2007/1581 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 30.5.2005 gününde verilen dilekçe ile tapuda kayıt düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.11.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı 5 parsel sayılı taşınmazın kaydında "..." olarak yazılı baba adının " ..." olarak değiştirilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı idare vekili temyize getirmiştir. Taşınmazların, kadastro tesbiti yada tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik yada hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. Somut olayda; dava konusu 166 ada 5 parsel sayılı taşınmaz 13.1.2005 tarihinde kesinleşen kadastro tesbitinde 1962 doğumlu ... kızı ... adına tesbit ve tescili yapılmıştır. Davacı 1920 doğumlu ...., ... kızı ...'dır. Dosya içine getirilen nüfus kayıt örnekleri ve tanık olarak dinlenen 1962 doğumlu ... kızı ...'ın beyanından tapuda malik görünen kişinin davacının kızı olduğu ve farklı kişiler olduğu istem doğrultusunda tapu kaydında nüfus bilgilerinde düzeltme yapılır ise malik değişeceği anlaşılmaktadır. Davacının mülkiyet iddiası bu davada değil, tapu malikine yöneltileceği dava ile giderilebilir. Bu nedenle davanın reddi yerine mülkiyet nakline yol açacak şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, 21.2.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.