6. Hukuk Dairesi 2023/4153 E. , 2024/2540 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/282 E., 2023/822 K. DAVA TARİHİ : 14.03.2020 HÜKÜM : Kısmen Kabul Davacı vekili, davalının davacı kooperatifin üyesi olduğunu ve kendisine A blok 12. Kat 47 numaralı bağımsız bölümün teslim ve tescil edildiğini, davalının 09.12.2018 tarihli genel kurul kararı çerçevesinde belirlenen kesin maliyet borcunu ve kira borcunu ödememesi üzerine takip başlatıldığını, davalının itirazının haksız olduğu
**6. Hukuk Dairesi 2023/4153 E. , 2024/2540 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/282 E., 2023/822 K. DAVA TARİHİ : 14.03.2020 HÜKÜM : Kısmen Kabul Davacı vekili, davalının davacı kooperatifin üyesi olduğunu ve kendisine A blok 12. Kat 47 numaralı bağımsız bölümün teslim ve tescil edildiğini, davalının 09.12.2018 tarihli genel kurul kararı çerçevesinde belirlenen kesin maliyet borcunu ve kira borcunu ödememesi üzerine takip başlatıldığını, davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin davacı kooperatife borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince dava konusu yapılan kesin maliyetin davalıya tebliğ edildiği ve itiraz üzerine ana sözleşmedeki itiraz prosedürünün işletilerek 10.05.2019 tarihinde kesin maliyetin kesinleştirildiği, genel kurulda alınan karar gereğince kesin maliyetin kesinleşmesinden 1 ay sonra muaccel hale geleceği, 10.06.2019 tarihinden itibaren faiz talep edilebileceği, genel kurul kararında gecikme faizi aylık %1,5 faiz oranı hüküm altına alınmış ise de, taleple bağlı kalınarak yasal faiz üzerinden yapılan hesaplamada kesin maliyet gecikme faizinin 1.164,24 TL olduğu, 27.04.2014 tarihli genel kurulun 14 ncü maddesinde yapımı bitmiş olan dairelerde oturanlardan, yapımı devam eden daireler olduğu için kira bedellerinin alınmasına karar verildiğinden davalının belirlenen kira bedelini ödemesi gerektiği ancak genel kurul kararında kira bedellerinin ödenmemesi halinde faiz işletileceğine dair açık hüküm olmaması nedeniyle kira bedeli için faiz talebinde bulunulamayacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı süresinde davalı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi kararı, Dairemiz'in 30.01.2023 tarih 2021/6010 E., 2023/314 K. sayılı ilamı ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na eklenen geçici 11 nci madde hükmü uyarınca değerlendirilmesi yönünden bozularak dosya ilk derece mahkemesine gönderilmekle, ilk derece mahkemesinin bozma ilamına uyarak verdiği davanın kısmen kabulüne ilişkin karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Dava, kooperatif genel kurulu kararı uyarınca kesin maliyet bedeli ile kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Yapı kooperatiflerinin amacı ortaklarının konut ihtiyaçlarını karşılamaktır. Bu amaçla biraraya gelen ortaklar emeklerini ve birikimlerini birleştirerek amaçlarını gerçekleştirirler. Kooperatifler Kanunu'nun 23 ncü maddesine göre kooperatif ortakları bu yasanın kabul ettiği ilkeler ışığında hak ve yükümlülüklerde eşittirler. Kooperatiflerin ana sözleşmesi kooperatif ortaklarının birbiri ve ortaklarla kooperatif tüzel kişiliği arasında özel hukuk sözleşmesidir. Ana sözleşmeye Kooperatifler Kanunu’na aykırı olmamak koşulu ile sözleşme serbestisi çerçevesinde istenilen hükümler konulabilir. Somut olayda; Kooperatif Ana Sözleşmesinin kesin maliyete ilişkin 61. maddesi ve kur’a çekimine ilişkin 62. maddesinde değişiklik yapılarak kooperatifin etap etap yapılacağı, inşaat bittikçe biten binalar için kur’a çekileceği ve çıkarılan kesin maliyet hesabına göre % 10 fazla ödeyenlerin bağımsız bölümlerinin teslim edilerek kooperatiften istifa edebilecekleri ana sözleşme hükmü olarak belirlenmiştir. Bu ana sözleşme hükmü; gerek kanunla belirlenen kooperatiflerin ana ilkesine, gerekse eşitlik ilkesine aykırıdır. Her ne kadar, ana sözleşme değişikliği ile ilgili iptal davası açılmamış ise de kanuna aykırı kararlar yok hükmünde olacağından her zaman göz önünde bulundurulur. Ana sözleşmenin 61 ve 62. maddelerindeki değişiklikler Kooperatifler Kanunu'nda çerçevesi çizilen ana ilkelere ve eşitlik ilkesine aykırı olduğundan yok hükmünde oldukları eldeki davada da gözetilmelidir. Konut sahibi olmak isteyen kooperatif ortakları son bağımsız bölüm bitip teslim edilene kadar kooperatif ortağı olmaya devam etmelidir. Kooperatif, inşaatlar bitmeden bağımsız bölümü teslim alıp istifa eden üyelerden bağımsız bölümü geri alma hakkına sahiptir. İnşaatlar devam ederken başkaca aidat alınmayacağına ilişkin taahhütlerin kooperatif açısından geçerli kabul edilemeyeceği, maliyetin artması halinde bu bedelin kooperatif ortaklarından talep edilebileceği yerleşmiş Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiştir. Yine somut olaya gelindiğinde; kooperatif yukarıda belirlenen gerekçeyle geçersiz olan ana sözleşmenin 61 ve 62. maddesi uyarınca kesin maliyet hesabı çıkartıp bu bedeli davalıdan talep etmiş ise de henüz tüm inşaatlar bitmeden yapılacak kesin maliyet hesabı hiçbir zaman kesin maliyet sonucunu vermeyecek, her genel kurul sonrasında yapılacak hesaplamaya göre ortaklardan yeniden talepte bulunma zorunluluğu doğacaktır. Bu gerekçeler doğrultusunda, kanuna aykırı olarak düzenlenen ana sözleşme uyarınca belirlenen bedelin davalıdan talep edilebilmesini kabul etmek mümkün değildir. Ancak kooperatif, inşaatlarının bitmesini müteakip yapılacak kesin hesap sonucunda belirlenen bedeli bağımsız bölüm teslim alan ortaktan talepte bulunulabilecektir. Bu durumda mahkemece, kesin maliyete ilişkin talep yönünden eldeki davanın erken dava olduğu gerekçesiyle, bu doğrultuda sonuçlandırılması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğundan davalı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 09.09.2024 tarihinde kesin olarak oy birliği ile karar verildi.