11. Hukuk Dairesi 2024/4840 E. , 2025/3173 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/516 Esas, 2024/864 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/181 E., 2022/44 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabu…
**11. Hukuk Dairesi 2024/4840 E. , 2025/3173 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/516 Esas, 2024/864 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/181 E., 2022/44 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin TÜRKPATENT nezdinde 2019/74818 sayılı "armadan" ibareli marka başvurusuna davalı şirketin eskiye dayalı kullanım ve kötüniyet gerekçeleri ile bu başvuruya itiraz ettiğini, Markalar Dairesi Başkanlığınca itirazın kabulüne karar verilerek başvurunun reddedildiğini, bu karara yaptıkları itirazın ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, oysa 2011 yılının sonundan 01.04.2019 tarihine kadar müvekkili ve davalı şirketin, ...’ın pay sahipliği ve yönetimi altında ticari hayatta varlığını sürdürdüklerini, her iki şirketin denizcilik sektöründe grup firması olarak faaliyette bulunduklarını, uzun yıllar aynı ekonomik birliğin birer üyesi konumunda olduklarını, davalının itirazına dayanak oluşturan "ARMADA+ŞEKİL" işaretinin de bu ticari faaliyetlerin konusunu oluşturduğunu, müvekkilinin itiraza konu edilen "ARMADA+ŞEKİL" işaretini davalı şirket ile birlikte, davalı şirketten daha yaygın ve yoğun bir şekilde denizcilik sektöründe kullandığını, "ARMADA+ŞEKİL" işaretini, bizatihi davalının bilgisi/onayı ve ticari işbirliği çerçevesinde, uzun yıllar boyunca denizcilik sektöründe müşterek kullanıma konu ettiğini, müvekkilinin bu işareti sektörde kullanımının, davalının önüne geçtiğini, söz konusu işarete dair reklam ve tanıtım faaliyetlerinin asli olarak müvekkili tarafından yerine getirildiğini, işaretin logosunun da bizzat müvekkili tarafından yaptırıldığını, "ARMADA+SEKIL" işaretinin ilk defa müvekkiline ait olan "www.armadalogistics.biz" sayfasında kullanıldığını, müvekkilinin 2011 yılından itibaren "ARMADA+ŞEKİL" işaretini internet sitesinde kullanmaya başlarken davalı şirketin, internet sitesini daha sonraki yıllarda açtığını, davalı tarafın, müvekkilinin kurulduğu tarihe kadar denizcilik sektöründe taşıma ve lojistik faaliyetinde bulunmadığını, davalının itirazında sunduğu faturaların dahi bizzat kendi ihtiyaçları doğrultusunda, kendilerine ait ithalat-ihracat işlemleri için kesilen taşıma/lojistik hizmetlerine dair olduğunu, davalı şirketin, üçüncü kişilere münhasıran taşıma ve lojistik hizmeti sunduğunu ortaya koyamadığını, müvekkilinin, davalı tarafın itirazına konu edilen "ARMADA+ŞEKİL" işareti üzerinde bizzat kendisinin doğrudan doğruya geçmişe yönelik kullanımı ve bundan dolayı hak sahipliğinin bulunduğunu, iki şirket arasındaki organik bağ çerçevesinde taşımacılık işi ile müvekkilinin ilgilendiğini, zira geçmişe yönelik olarak müvekkilinin ticaret unvanının da "Armada" kelimesini içerdiğini, müvekkili şirketin, 2020 yılında "Armada" adı ile ortaya çıkan bir şirket olmadığını, davalı ile birlikte aynı ortaklık ve yönetim altında uzun yıllarca Armada kelimesini içeren ticaret unvanıyla faaliyette bulunduğunu, davalı şirketin kendi adına tescilli 2019/76514 ve 2019/76508 sayılı markalarının "Armada" kelimesinden oluşmadığını, marka korumasının tarihinin ise, yıllar öncesinden değil, sadece 09.08.2019 tarihinden başladığını ileri sürerek YİDK'in 2021-M-2491 sayılı kararının iptale karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/3 hükmü koşullarının somut olayda gerçekleştiğini, başvuruya itiraz eden diğer davalı şirketin yıllardır süregelen fiili kullanımındaki işaretin neredeyse aynısının davacı tarafından tescil edilmek istendiğini, öte yandan davacı başvurusunun kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin, dava konusu "ARMADAN" markasına ayırt edilemeyecek derecede benzer olan "ARMADA" işaretini 26 yıldan beri markasal olarak kullandığını, müvekkilinin ticari faaliyetini sürdürdüğü "www.armadaint-grp.com" ve "www.armadalogistics.biz" alan adlarını 03.09.2004 ve 25.03.2011 tarihlerinde aldığını, "armada" ibaresini hem alan adı olarak, hem de site içeriğinde markasal olarak kullandığını, müvekkilinin sektörde faaliyet gösteren tanınmış bir firma olduğunu, "armada+şekil" işaretinin de gerçek hak sahibi bulunduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin "deniz taşımacılığı hizmetleri" üzerinde eskiye dayalı kullanım hakkının bulunduğu, davaya konu 2019/74818 sayılı markanın tescili talep edilen 39. sınıfta yer alan "Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri, tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, seyahat ile ilgili bilet sağlama, kurye hizmetleri." ile davalı şirketin eksiye dayalı kullanım hakkı bulunduğu hizmetler arasında benzerlik olduğu, davaya konu 2019/74818 sayılı marka ile davalı şirketin eylemli kullanımına konu ibare arasında benzerlik bulunduğu, bu benzerlik neticesinde SMK’nın 6/3 hükmü şartlarının belirtilen hizmetler açısından oluştuğu, davalı şirketin ortaklarından ...’ın davacı şirketin eski ortaklarından olduğu, ... ile davacı şirketin tek ortağı ... arasındaki e-posta yazışmalarından, ...’ın davacı şirketin isminin 2019 yılı Nisan ayı sonuna kadar değiştirilmesini talep ettiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının, davalının kullandığı işaret ile karıştırılma ihtimali bulunan dava konusu marka başvurusunun iyiniyetli olarak yapıldığının düşünülemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin 1998 ile 2020 yılları arasında "ARMADA" ibaresi ile yelken şeklini markasal olarak deniz taşımacılığı hizmetlerinde kullandığını ispat ettiği, "ARMADAN" ibareli dava konusu başvuru ile davacının markasal kullanımına konu "ARMADA" ibaresi arasında benzerlik olduğu, başvuru kapsamında yer alan 39. sınıftaki "Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri, tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, seyahat ile ilgili bilet sağlama, kurye hizmetleri." yönünden SMK'nın 6/3 hükmü koşullarının oluştuğu, davalı şirketin ortaklarından ...'ın davacının eski ortağı olduğu, bu şirket ile davacı şirketin tek ortağı arasındaki e-posta yazışmalarında, davacının unvanının değiştirilmesinin istenildiği, bu haliyle dava konusu başvurunun iyiniyetli olduğunun söylenemeyeceği gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 07.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.