Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/5879 E. , 2024/7790 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/5879 Karar No : 2024/7790 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ...Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU: 09/08/2016 tarih ve 29796 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Yurt İdare ve İşletme Yönetmeliği’nin 23/2-f bendinde yer alan 1- “Milli birlik ve bütünlük duygularını zedeleyici veya bozucu maksatla bayrak ve sembol asmak, ku…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/5879 E. , 2024/7790 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/5879 Karar No : 2024/7790 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ...Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU: 09/08/2016 tarih ve 29796 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Yurt İdare ve İşletme Yönetmeliği’nin 23/2-f bendinde yer alan 1- “Milli birlik ve bütünlük duygularını zedeleyici veya bozucu maksatla bayrak ve sembol asmak, kullanmak, marşlar söylemek, açlık grevinde bulunmak, oturma eylemi yapmak, pankart taşımak veya asmak, ideolojik veya politik amaçlı gösteri, toplantı, tören düzenlemek, demeç vermek” şeklindeki düzenleme ile, 2-Bu hüküm dayanak alınarak Eskişehir Bölge Müdürlüğü’ne bağlı öğrenci yurdunda barınmakta olan davacının yurttan süresiz çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin 15/11/2017 onay tarihli Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü işleminin iptaline karar verilmesi istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ : Dava konusu Yönetmeliğin dayanağı Kanun’da disiplin cezalarının düzenlenmediği, kanunilik ilkesinin ihlal edildiği, ifade özgürlüğünün ihlal edildiği, ek savunma süresi tanınmayarak savunma hakkının kısıtlandığı, kendisinin sadece basın açıklamasını dinlediği, ortamda yasa dışı pankart afiş bulunmadığını, amacının sadece iki eğitimciye destek vermek olduğu iddia edilmektedir. DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ :Kurumun amaçlarından birinin huzur ve güven ortamının sağlanması olduğu, bunun için çeşitli disiplin cezalarının düzenlendiği, davacı hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığı, işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ :... DÜŞÜNCESİ : Bozma kararına uyularak düzenleyici işlem hakkında karar verilmesine yer olmadığına, bireysel işlem hakkında işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Dava, 09.08.2016 tarih ve 29796 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Yurt İdare ve İşletme Yönetmeliği'nin 23/2-f bendinde yer alan "Milli birlik ve bütünlük duygularını zedeleyici veya bozucu maksatla bayrak ve sembol asmak, kullanmak, marşlar söylemek, açlık grevinde bulunmak, oturma eylemi yapmak, pankart taşımak veya asmak, ideolojik veya politik amaçlı gösteri, toplantı, tören düzenlemek, demeç vermek" şeklindeki düzenleme ile; 2- Bu hüküm dayanak alınarak ... Bölge Müdürlüğü'ne bağlı öğrenci yurdunda barınmakta olan davacının yurttan süresiz çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin 15.11.2017 onay tarihli Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle açılmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46'ncı maddesinin 1'inci fıkrasında; Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarına karşı Danıştayda temyiz yoluna başvurulabileceği, 49’uncu maddesinin 2’nci fıkrasında, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın; görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi ve usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozacağı; 4’üncü fıkrasında, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50’nci madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı hükme bağlandığından; ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakılan davaların temyiz incelemesi sonucu ilgili dava daireleri kurulunca; usul veya esas bakımından yeninden bir araştırma, inceleme yapılmasını veya maddi ve hukuki olayın yeninden yorumlanmasını gerektirmeyecek şekilde verilen bozma kararlarına karşı, ilk kararı veren Danıştay dava dairesine “ısrar hakkı” tanınmamıştır. Dolayısıyla, kararı bozulan Danıştay dava dairesi, bozma kararına uymak zorundadır. Dosyanın incelenmesinden, ... Üniversitesi Fransızca Öğretmenliği bölümünde öğrenci olan davacının, bir grup öğrenci ile birlikte, KHK ile görevine son verilen ve görevlerine dönebilmek için açlık grevinde bulunan N.G. ve S.Ö'ya destek olmak amacıyla 25/05/2017 tarihinde yapılan basın açıklamasına katıldığından bahisle davacı hakkında 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu'na muhalefet suçundan ... Cumhuriyet Başsavcılığınca ceza soruşturması, akabinde de anılan eylem ile ilgili disiplin soruşturması başlatılarak yürütülen disiplin soruşturması sonucunda getirilen teklife istinaden, Yurt İdare ve İşletme Yönetmeliği'nin 23. maddesinin 2/f bendi uyarınca davacının "yurttan süresiz çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu işlem ile dayanağı yönetmelik maddesinin iptali istemiyle açılan dava da; Danıştay 8. Dairesinin 04/11/2021 tarih ve E:2018/228, K:2021/5081 sayılı kararıyla dava konusu 09.08.2016 tarih ve 29796 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Yurt İdare ve İşletme Yönetmeliği'nin 23/2-f bendi'nin ve davacının yurttan süresiz çıkarılmasına ilişkin 15.11.2017 günlü Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü işleminin iptaline karar verildiği, kararın davalı idarece temyiz edilmesi üzerine Danıştay Dava Daireleri Kurulunun 04/04/2022 tarih ve E:2022/279 K:2022/1223 sayılı kararıyla düzenleyici işlem yönünden, 09/08/2016 tarih ve 29796 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Yurt İdare ve İşletme Yönetmeliği'nin, 09/04/2021 tarih ve 31449 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Gençlik ve Spor Bakanlığı Yurt Hizmetleri Yönetmeliği'nin 45. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı gerekçesiyle davanın konusuz kaldığı, bireysel işlem yönünden ise, işlemin dayanağı olan düzenleyici işlemin iptal edilmesi nedeniyle bireysel işlemin de iptali yolundaki kararda hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle kararın bozulduğu görülmektedir. Düzenleyici işlem yönünden, 09/08/2016 tarih ve 29796 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Yurt İdare ve İşletme Yönetmeliği'nin, 09/04/2021 tarih ve 31449 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Gençlik ve Spor Bakanlığı Yurt Hizmetleri Yönetmeliği'nin 45. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı görüldüğünden, davanın bu kısmının konusuz kaldığı anlaşılmaktadır. 351 sayılı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Kanunu'nun 2. maddesinde, kurumunun amacının, yurt içinde ve dışında yüksek öğrenim gören öğrencilere bu Kanun gereğince kredi vermek, yurtlar yaptırmak ve yurt işletmesini sağlamak suretiyle Türk gençlerinin yüksek öğrenimlerini, sosyal ve kültürel gelişmelerini kolaylaştırmak olduğu belirtilmiş; işlem tarihinde yürürlükte olduğu şekliyle 7. maddesinin 8. fıkrasının (c) bendinde, "Yönetmelik taslaklarını inceleyip, Başbakan veya Kurumun bağlı olduğu Bakan onayına sunmak üzere karara bağlamak" yönetim kurulunun görevleri arasında sayılmış; 46. maddesinin dava konusu Yönetmeliğin yayımlandığı tarihte yürürlükte bulunan halinde ise, bu Kanunun uygulanmasına ait yönetmeliğin Maliye, Milli Eğitim ve Bayındırlık Bakanlıklarınca hazırlanacağının kurala bağlanmasına karşın, bu hüküm dayanak alınarak yürürlüğe konulan, "351 sayılı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Kanununun Uygulanmasına Ait Yönetmelik"in 13. maddesi ile yurtlara alınacak öğrencilerde aranacak şartlar, yurtların idaresi yurtlarda barınma süresi, uygulanacak disiplin esasları, disiplin kurullarının kuruluşu, yetki ve işleyişlerine dair esaslar ile diğer hususların Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu tarafından ayrıca çıkarılacak bir yönetmelikte tespit edileceği düzenlenmek suretiyle, anılan yasal düzenlemeye aykırı olarak, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu'na tek başına yönetmelik çıkarma yetkisi verildiği görülmektedir. Buna göre, 351 sayılı Kanunun 46. maddesinde yer alan açık emredici hüküm karşısında, kanunla yetki verilmediği halde Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu tarafından düzenlenen, bu nedenle tesis edildiği tarih itibarıyla yasal dayanağı bulunmayan Yönetmelik hükümlerine dayanılarak disiplin cezası verilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davada, düzenleyici işlem yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, bireysel işlem yönünden ise işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ SÜREÇ : Davacı, ... Üniversitesi Fransızca öğretmenliği öğrencisi olarak Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu ... Bölge Müdürlüğüne bağlı bir yurtta kalmaktadır. 25/05/2017 tarihinde bir grup öğrenci ile birlikte “Terör örgütüne üyelik” suçlaması ile tutuklu bulunan ve açlık grevinde olan ... ve ...’ya destek vermek amacıyla basın açıklaması faaliyetine katıldığı gerekçesiyle hakkında 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanununa Muhalefet suçundan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hakkında soruşturma başlatılmış, disiplin dışı davranışları nedeniyle hakkında yurttan süresiz çıkarma cezası tesis edilmiştir. Davacı tarafından yurttan süresiz çıkarma cezası ile dayanak düzenleyici işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır. Dairemizin 04/11/2021 tarih ve E:2018/228, K:2021/5081 sayılı kararıyla, dava konusu düzenleme ve bireysel işlemin yasal dayanağı bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Kararın temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 04/04/2022 tarih ve E:2022/279, K:2022/1223 sayılı kararıyla dava konusu düzenlemenin yürürlükten kaldırıldığı ancak yeni düzenlemede de benzer kuralın yeraldığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 'Temyiz' başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının Danıştay'da temyiz edilebileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 'İdari ve vergi dava daireleri kurullarının görevleri' başlıklı 38. maddesinde, İdari Dava Daireleri Kurulunca idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların temyizen inceleneceği; 2577 sayılı Kanun'un 'Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar' başlıklı 49. maddesinin 4. fıkrasında da, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı kurala bağlanmıştır. Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca Danıştay Dava Dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen bozulması durumunda ısrar olanağı tanınmamıştır. Bu nedenle, bozma kararı gözönünde bulundurularak yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT: 351 sayılı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Kanunu'nun dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan haliyle 2. maddesinde, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumunun amacının, yurt içinde ve dışında yüksek öğrenim gören öğrencilere bu Kanun gereğince kredi vermek, yurtlar yaptırmak ve yurt işletmesini sağlamak suretiyle Türk gençlerinin yüksek öğrenimlerini, sosyal ve kültürel gelişmelerini kolaylaştırmak olduğu belirtilmiş; yönetim kurulu ve görevlerinin düzenlendiği 7. maddesinin 8. fıkrasının (c) bendinde, "Yönetmelik taslaklarını inceleyip, Başbakan veya Kurumun bağlı olduğu Bakan onayına sunmak üzere karara bağlamak" yönetim kurulunun görevleri arasında sayılmıştır. Aynı Kanun'un "Yönetmelik" başlıklı 46. maddesinin dava konusu Yönetmelik'in yayımlandığı tarihte yürürlükte bulunan halinde, bu Kanun'un uygulanmasına ait yönetmeliğin Maliye, Milli Eğitim ve Bayındırlık Bakanlıklarınca hazırlanacağı düzenlemesi yer almakta iken, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 11. maddesi ile 351 sayılı Kanun'un 46. maddesinde değişiklik yapılarak, bu Kanun'un uygulanmasına ait yönetmeliğin Gençlik ve Spor Bakanlığınca hazırlanacağı hükme bağlanmıştır. 19/12/1989 tarih ve 20377 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu 351 Sayılı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Kanunu'nun Uygulanmasına Ait Yönetmelik'in "Yurtların İdare ve İşletilmesi" başlıklı 13. maddesinde; "Yurtlara alınacak öğrencilerde aranacak şartlar, yurtların idaresi yurtlarda barınma süresi, uygulanacak disiplin esasları, disiplin kurullarının kuruluşu, yetki ve işleyişleri, yurtların normal ve olağanüstü açılma ve kapatılması, sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler, özel ve gece hizmetleri ve küçük işletmelerin çalıştırılmasına dair esaslar ile diğer hususlar Kurum tarafından ayrıca çıkarılacak bir yönetmelikte tespit edilir." kuralına yer verilmiştir. 09/08/2016 tarih ve 29796 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Yurt İdare ve İşletme Yönetmeliği'nin "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde, "Bu Yönetmelik, Kurum tarafından işletilen yurtlsi, öğrenci disiplin işlemleri ile özel ve gece hizmetlerine ait usul ve esasları kapsar." hükmü; "Dayanak" başlıklı 3. maddesinde, "Bu Yönetmelik; 16/8/1961 tarihli ve 351 sayılı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Kanunu'nun 7 nci maddesinin sekizinci fıkrasının (c) bendine dayanılarak hazırlanmıştır." hükmü düzenlenmiş; "Yurttan süresiz çıkarma cezası" başlıklı 23. maddesinin 2. fıkrasının (f) bendinde, milli birlik ve bütünlük duygularını zedeleyici veya bozucu maksatla bayrak ve sembol asmak, kullanmak, marşlar söylemek, açlık grevinde bulunmak, oturma eylemi yapmak, pankart taşımak veya asmak, ideolojik veya politik amaçlı gösteri, toplantı, tören düzenlemek, demeç vermek fiilleri, yurttan süresiz çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır. Öte yandan, 09/04/2021 tarih ve 31449 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Yurt İdare ve İşletme Yönetmeliği'ni yürürlükten kaldıran Gençlik ve Spor Bakanlığı Yurt Hizmetleri Yönetmeliği'nin "Yurttan çıkarma cezası" başlıklı 24. maddesinin 2. fıkrasının (f) bendinde, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin, Anayasa'da belirtilen niteliklerine aykırı davranışlarda bulunmak, milli birlik ve bütünlük duygularını zedeleyici veya bozucu maksatla bayrak veya sembol asmak, kullanmak, marşlar söylemek, açlık grevinde bulunmak, oturma eylemi yapmak, pankart taşımak veya asmak, ideolojik veya politik amaçlı gösteri, toplantı, tören düzenlemek, demeç vermek, katılmak veya katılmaya zorlamak fiilleri, yurttan süresiz çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmış; "Disiplin Soruşturmaları" başlıklı Geçici 1. maddesinde, "Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce işlenmiş olan ve disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller veya devam eden disiplin soruşturmaları hakkında, 45 inci madde ile yürürlükten kaldırılan Yönetmelik hükümleri, öğrencinin lehine olan durumlarda ise bu Yönetmelik hükümleri uygulanacağı" hüküm altına alınmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava konusu düzenleyici işlem yönünden; 09/08/2016 tarih ve 29796 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Yurt İdare ve İşletme Yönetmeliği'nin, 09/04/2021 tarih ve 31449 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Gençlik ve Spor Bakanlığı Yurt Hizmetleri Yönetmeliği'nin 45. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı görülmektedir. Bu itibarla, dava konusu Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Yurt İdare ve İşletme Yönetmeliği'nin 23. maddesinin 2/f bendinin iptali talebi yönünden davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından, anılan talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmektedir. Dava konusu bireysel işlem yönünden; 351 sayılı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Kanunu'nun dava konusu Yönetmeliğin yayımlandığı tarihte yürürlükte bulunan haliyle 46. maddesinde, bu Kanun'un uygulanmasına ait yönetmeliğin Maliye, Milli Eğitim ve Bayındırlık Bakanlıklarınca hazırlanacağı hüküm altına alınmasına karşın, 351 sayılı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Kanunu'nun Uygulanmasına Ait Yönetmeliğin 13. maddesinde, yurtlara alınacak öğrencilerde aranacak şartlar, yurtların idaresi yurtlarda barınma süresi, uygulanacak disiplin esasları, disiplin kurullarının kuruluşu, yetki ve işleyişleri, yurtların normal ve olağanüstü açılma ve kapatılması, sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler, özel ve gece hizmetleri ve küçük işletmelerin çalıştırılmasına dair esaslar ile diğer hususların Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu tarafından çıkarılacak yönetmelikte düzenleneceği hükme bağlanmış, dolayısıyla anılan yasal düzenlemeye aykırı olarak, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu'na tek başına yönetmelik çıkarma yetkisi verilmiş, bu kapsamda da Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu tarafından hazırlanan dava konusu Yönetmelik yürürlüğe girmiştir. Dava konusu Yönetmeliğin, 351 sayılı Kanunun 7. maddesinin 8. fıkrasının (c) bendine dayanılarak çıkartıldığı belirtilmiş ise de; söz konusu maddenin, Yönetmelik taslaklarının hazırlanması konusunda yönetim kuruluna yetki veren bir düzenleme olduğu; başka bir ifadeyle, anılan düzenlemenin, Kuruma tek başına Yönetmelik çıkarma yetkisi vermediği anlaşılmakta olup; bu haliyle, dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olarak kabul edilmesine hukuken olanak bulunmamaktadır. 351 sayılı Kanunun "Yönetmelik" başlıklı 46. maddesinin, dava konusu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihte yürürlükte bulunan halinde, bu Kanunun uygulanmasına ait yönetmeliğin Maliye, Milli Eğitim ve Bayındırlık Bakanlıklarınca hazırlanacağının kurala bağlanmasına karşın, bu hüküm dayanak alınarak yürürlüğe konulan, 351 sayılı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Kanununun Uygulanmasına Ait Yönetmeliğin 13. maddesi ile yurtlara alınacak öğrencilerde aranacak şartlar, yurtların idaresi yurtlarda barınma süresi, uygulanacak disiplin esasları, disiplin kurullarının kuruluşu, yetki ve işleyişlerine dair esaslar ile diğer hususların Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu tarafından ayrıca çıkarılacak bir yönetmelikte tespit edileceği düzenlenmek suretiyle, anılan yasal düzenlemeye aykırı olarak, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu'na tek başına yönetmelik çıkarma yetkisi verildiği görülmektedir. Buna göre, 351 sayılı Kanunun 46. maddesinde yer alan açık emredici hüküm karşısında, kanunla yetki verilmediği halde Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu tarafından düzenlenen, bu nedenle tesis edildiği tarih itibarıyla yasal dayanağı bulunmayan dava konusu Yönetmelik hükmünde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Ancak, devam eden süreçte, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 11. maddesi ile 351 sayılı Kanun'un 46. maddesinde değişiklik yapılarak, bu Kanun'un uygulanmasına ait yönetmeliğin Gençlik ve Spor Bakanlığı'nca hazırlanacağı düzenlenmiş, bu çerçevede, Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından, kanunla tarafına verilen yetkiye istinaden Gençlik ve Spor Bakanlığı Yurt Hizmetleri Yönetmeliği hazırlanmış, söz konusu Yönetmelik 09/04/2021 tarih ve 31449 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanmak suretiyle yürürlüğe girmiş ve Yönetmeliğin 45. maddesi ile dava konusu Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır. Buna göre, dava konusu Yönetmeliğin kanunla yetki verilmediği halde Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu tarafından düzenlendiği anlaşılmakta ise de, mevzuatta yapılan değişiklik sonrasında Gençlik ve Spor Bakanlığı'na yasal olarak verilen yetki çerçevesinde anılan Bakanlıkça Gençlik ve Spor Bakanlığı Yurt Hizmetleri Yönetmeliği yürürlüğe konulmuş, bireysel işlemin dayanağı olan ve iptali talep edilen dava konusu Yönetmeliğin "Yurttan süresiz çıkarma cezası" başlıklı 23. maddesinin 2. fıkrasının (f) bendine benzer bir düzenlemeye, anılan Yönetmeliği yürürlükten kaldıran Gençlik ve Spor Bakanlığı Yurt Hizmetleri Yönetmeliği'nin 24. maddesinin 2. fıkrasının (f) bendinde de yer verilmiştir. 09/04/2021 tarih ve 31449 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Gençlik ve Spor Bakanlığı Yurt Hizmetleri Yönetmeliği'nin 24. maddesinin 2. fıkrasının (f) bendi düzenlemesinde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmamakla birlikte, davacının disiplin cezasına esas fiilinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Olayda, davacı hakkında, 25/05/2017 tarihinde ... ... ... Bulvarı ... ... önünde "... ... ...", "... ... Partisi", "... Sendikası" ve "... Üyesi" isimli grupların organizesinde "... ve ..." hakkında basın açıklaması ve protesto eylemi gerçekleştirileceği bilgisi alınması üzerine gerekli emniyet tedbirlerinin alındığı, olay kapsamında "OHAL döneminde Valiliğin aldığı tedbirlere aykırı hareket etmek" suçu nedeniyle ceza soruşturması başlatıldığı, durumun yurt müdürlüğüne bildirilmesi üzerine başlatılan disiplin soruşturması kapsamında alınan davacının ifadesinde, oradan geçerken basın açıklaması yapılacağını gördüğünü, basın açıklamasına katılmadığını, yasa dışı pankart olmadığını görerek alanda bulunduğunu belirttiği ve savunmasının alındığı, ayrıca bir değerlendirme yapılmaksızın işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır. Öte yandan, davacı hakkında "OHAL döneminde Valiliğin aldığı tedbirlere aykırı hareket etmek" suçu yönünden... Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile davacının beraatine karar verilmiş ve bu karar istinaf edilmeksizin 14/03/2019 tarihinde kesinleşmiştir. Bu nedenle, davacının hakkında isnat edilen fiili gerçekleştirdiğinin açık ve somut olarak ortaya konulamadığı anlaşıldığından, davacının süresiz olarak yurttan çıkarma cezası ile cezalandırılmasında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 09/08/2016 tarih ve 29796 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Yurt İdare ve İşletme Yönetmeliği'nin 23. maddesinin 2. fıkrasının (f) bendi yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2. Davacının "yurttan süresiz çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin İPTALİNE, 3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine; davalı idarenin temyiz aşamasında yaptığı yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 5. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde taraflara iadesine, 6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 27/12/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.