8. Hukuk Dairesi 2013/13472 E. , 2013/16805 K. .... ... ve ... ile ... ve.......ralarındaki sınırlandırmanın iptali ve tescil davasının kabulüne dair......Mahkemesi'nden verilen 05.06.2012 gün ve 841/396 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacılar vekili, mevki ve sınırlarını dava dilekçesinde belirttiği taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında taşlık olarak tapulama dışı …
**8. Hukuk Dairesi 2013/13472 E. , 2013/16805 K.** **"İçtihat Metni"** .... ... ve ... ile ... ve.......ralarındaki sınırlandırmanın iptali ve tescil davasının kabulüne dair......Mahkemesi'nden verilen 05.06.2012 gün ve 841/396 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacılar vekili, mevki ve sınırlarını dava dilekçesinde belirttiği taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında taşlık olarak tapulama dışı bırakıldığını, vekil edenlerinin taşınmazı emek sarfederek imar ve ihya ettiklerini, 1971 yılından bu yana aralıksız, çekişmesiz olarak malik sıfatıyla zilyet olduklarını 16.06.2009 tarihinde 4342 sayılı Yasa'nın 5/b maddesi gereğince mera olarak tespit edilerek mera sicilinin ... adına tescil edildiğini açıklayarak 284 parsel sayılı taşınmazın mera sınırlandırmasını kısmen iptali ile vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde; uyuşmazlık konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, ......bünyesindeki mera teknik ekibi tarafından mera vasfında olduğu ve mera olarak değerlendirilecek alanlardan olduğunun tespit edildiğini.......15.07.2003 tarihli ve 13 nolu kararı ile mera olarak değerlendirilmesinin uygun bulunduğunu ve kamu orta malı siciline mera vasfıyla kaydı yapılmak üzere gerekli işlemlerin yapıldığını, zilyetlik ve iktisat koşullarının oluşmadığını, taşınmazın zilyetlikle iktisabı mümkün olmayan yerlerden olduğunu açıklayarak davanın reddini savunmuştur. Davalı ...’ne usulüne uygun olarak tebligat yapılmış, davalı ... temsilcisi davaya cevap vermediği gibi yargılama oturumlarına da katılmamıştır. Mahkemece, davanın kabulü ile .....284 nolu parselde......tanzim ettiği 28.12.2011 tarihli rapor ve ekindeki krokide A harfi ile gösterilen 92135,85 m2'lik alanın bu parselden ifraz edilerek, aynı ada son parsel numarası verilmek suretiyle eşit hisse itibariyle davacılar adına tesciline karar verilmesi üzerine hüküm; davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. .... -2- Dava kazanmayı sağlayan zilyetlik ve imar ihya hukuksal nedenlerine dayalı olarak TMK’nun 713/1 maddesi ile 3402 sayılı Yasa'nın 14. ve 17. maddeleri gereğince açılan mera sınırlandırmasının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davacılar yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu benimsenerek, davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Uyuşmazlık konusu taşınmazın tapulama çalışmaları sırasında tapulama harici bırakılma nedeni Tapu Sicil Müdürlüğü’nden sorulmadığı gibi keşif sırasında uygulanan 1994 tarihli hava fotoğrafları zilyetlik durumu belirlemeye elverişli olmadığı gibi taşınmaz mera olarak sınırlandırıldığı halde kadim ve tahsisli mera araştırılması yapılmamış, yakın plan ve panoramik fotoğraflardan yararlanılmamış, davacılar adına aynı çalışma alanında belgesiz zilyetliğe dayalı olarak tescil edilen taşınmazlar yönünden herhangi bir araştırma yapılmamıştır. 28.12.2011 tarihli fen bilgisi raporuna göre, uyuşmazlık konusu taşınmaz 27.07.1970 tarihinde kesinleşen kadastro çalışmaları sırasında demirgirmez arazi olarak nitelendirilerek 766 sayılı Tapulama Kanunu'nun 2. maddesine istinaden tescil dışı yer olarak bırakılmış olup, davacıların kullanımında olunan ve krokide A harfi ile gösterilen 92135,85 m2'lik taşınmazda 3 adet betonarme bina, 5 adet kargire ve bağ bahçe ile susuz tarla vasfında arazi yer almaktadır. Ziraat Bilirkişi M. Şahin Elçin tarafından düzenlenen 23.11.2011 tarihli rapora göre uyuşmazlık konusu taşınmaz bölümü tarım arazisi olup B harfi ile gösterilen dava dışı 540652,16 m2’lik kısım ise taşlık ve kayalık alandır. Uyuşmazlık konusu 284 parsel sayılı taşınmaz 15.07.2003 tarihinde toplanan Mera Komisyonu'nca Mera Kanunu’nun 5/b maddesi gereğince mera vasfında olduğu ve mera olarak değerlendirilebilecek alanlardan olduğunun mera teknik ekibi tarafından tespit edilmesi nedeniyle 4342 sayılı Mera Kanunu’nun 5. maddesinin (b) bendi kapsamında kamu orta malları siciline mera vasfıyla kaydının yapılması için Diyarbakır Kadastro Müdürlüğü’ne yazı yazılmasına karar verilmiş, 08.07.2009 tarihinde ihdasen Maliye Hazinesi adına mera vasfıyla köy orta malı olarak özel sicile tescil edilmiştir. Dava konusu yer mera olarak sınırlandırıldığı halde öncesinin veya hali hazır durumunun tahsisli veya kadim meralardan olup olmadığı yöntemine uygun olarak araştırılmamıştır. Bir yerin tahsisli veya kadim meralardan olup olmadığı ayrı usul ve şekilde araştırılmaya tabidir. Zira tahsisli ve kadim meraların oluşumu itibariyle farklılıkları vardır. Tahsisli merada, yetkili merciler tarafından kamunun yararlanılmasına ayrılmak suretiyle ve tahsis yoluyla oluştuğu halde, kadim meralar başlangıcı bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel olarak o yer halkının yararlanması suretiyle kamu malı niteliğini kazanırlar. ........0.10.1991 tarih 1991/8-427-544 ve 03.05.1995 tarih ve 1995/17-149-502 sayılı kararlarında da belirtildiği gibi bir yerin yetkili bir merci tarafından mer’a olarak tahsis edilmesi, evveliyatı itibariyle o yerin mutlak surette mera olarak kabulüne yeterli olmadığı gibi zilyetlikle iktisap iddiasının dinlenmesine de engel değildir. Ne var ki, yetkili merci tarafından bir yerin mera olarak tahsisinin yapılmış olması durumunda gerçek kişinin o yerdeki zilyetliği sona ereceğinden mera olarak tahsisin yapıldığı tarih itibariyle kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülk edinme koşullarının saptanması gerekir. Taşınmazın tahsisi yoluyla değil de kadim mera olduğunun anlaşılması halinde ise hiçbir şekilde kazandırıcı zamanaşımı yoluyla iktisabı mümkün değildir. Taşınmazın tahsisli meralardan olup olmadığı hususu araştırılırken, öncelikle bu yerde mera tahsisini bulunup bulunmadığının İl ve İlçe Tarım Müdürlükleri ile İl Özel İdare Genel Sekreterliği’nden sorulması, varsa mera norm kararı ile tahsis tutanağı ve paftasının ...... getirtilerek mahallinde uygulanıp nizalı taşınmazın bu belgeler kapsamında kalıp kalmadığı, mera norm kararına göre tahsis edilen meranın menşei norm kararından araştırılarak tahsisin mevcut kadim meradan mı, yoksa 4342 sayılı Kanun'un 5. maddesinde belirtilen yerlerden mi yapıldığı tahkik ve tespit edilmelidir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre taşınmaz bölümleri imar-ihyaya muhtaç demirgirmez, taşlık ve kayalık niteliğinde olduğundan 27.07.1970 tarihinde kesinleşen tapulama çalışmaları sırasında tapulama harici bırakılan yerlerden olduğuna göre taşınmazın niteliği konusunda oluşan duraksamanın giderilmesi açısından keşif sırasında uygulanan 1994 tarihli hava fotoğrafları yeterli değildir. davanın açıldığı 26.10.2010 tarihinden geriye doğru en az 20-30 yıl öncesine (1980-1990 yılları arasında) ait iki ayrı zamanda çekilmiş yüksek çözünürlüklü hava fotoğraflarının Harita Genel Komutanlığı'ndan, aynı tarihler arasında düzenlenmiş fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftaların ise Kadastro İl Müdürlüğü'nden getirtilerek dosya arasına konulması, jeodezi ve fotogrametri uzmanı mühendislerden oluşacak 3 kişilik bilirkişi kurulu ile teknik, yerel bilirkişi ve tanıklar aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte uygulanması, taşınmazın kadim mera niteliğinde olup olmadığı husus araştırılırken yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarına göre, taşınmazın bulunduğu köy dışından seçilecek yerel bilirkişi ve taraflarca bildirilecek tarafların HMK’nun 243, 244 ve 259. maddeleri gereğince davetiyeyle keşif yerine çağrılmaları, uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle keşif yerinde dinlenmeleri, imar ve ihyanın ne zaman başladığı ve ne zaman tamamlandığı, para ve emek sarfının ne şekilde yapıldığı, zilyetlik süresinin ne zaman başladığı, taşınmazın öncesinin köy orta malı niteliğindeki kadim meralardan olup olmadığı yerel bilirkişi ve tanıklardan sorularak açıklığa kavuşturulmalı, beyanlar arasında çelişki bulunması halinde; çelişkinin HMK’nun 261. maddesi gereğince giderilmesine çalışılmalı, hava fotoğrafları ile İl Kadastro Müdürlüğü’nden istenen paftaların 1980-1990 yılları arasında çekilen ve düzenlenen fotoğraflar ile paftalar olması gerektiğinin gözetilmesi, bunların çekildikleri ve düzenledikleri tarihlere göre dava konusu yerin kültür arazisi niteliğinde olup olmadığı veya hangi nitelikte bulunduğu konusunda uzman bilirkişilerden Yargıtay ve tarafların denetimine açık gerekçeli, karşılaştırmalı rapor istenmesi gerekmektedir. Bundan ayrı uyuşmazlık konusu taşınmaz imar ve ihyaya muhtaç demirgirmez taşlık ve kayalık arazilerden olduğundan bir jeolozi bilirkişi ile üniversitelerin toprak bölümünden seçilecek üç kişilik ziraat bilirkişi kurulu aracılığıyla dava konusu taşınmaz ve çevresindeki arazinin toprak yapısı birlikte incelenmek suretiyle dava konusu yerin kültür arazi haline getirilen yerlerden bulunup bulunmadığı, taşınmazın imar ve ihya edilip edilmediği, imar ihyanın yaklaşık olarak ne zaman tamamlandığı, mera vasfında olup olmadığı konularında aynı şekilde gerekçeli, karşılaştırılmalı, Yargıtay ve tarafların denetimine açık rapor istenmesi gerekmektedir HMK’nun 290/2. maddesi gereğince keşif sırasında konusunda uzman bir fotoğrafçı hazır edilerek bu fotoğrafçı aracılığıyla uyuşmazlık konusu taşınmaz ve çevresinin yakın plan ve panoramik fotoğraflarının çektirilerek keşfi yapan hakim tarafından onaylandıktan sonra dosya arasına konulması gerekmektedir. Öte yandan 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi gereğince davacılar yönünden miktar araştırmasının yapılması, belgesizden edinilen taşınmazlar olup olmadığının Kadastro ve Tapu Sicil Müdürlüğü ile zilyetliğe dayalı tescil davaları açıp açmadıklarının o yer....sorulması, belgesizden edinilen taşınmazlara ait tapu kayıtlarının Tapu Sicil Müdürlüğü'nden, zilyetliğe dayalı olarak açılan tescil davaları dosyalarının ise, ait olduğu Mahkemelerden getirtilerek ........ miktar sınırlamaları yönünden göz önünde bulundurulması, uyuşmazlık konusu taşınmaz bölümü Mera Komisyonu'nca mera olarak ayrılarak, özel siciline tescil edilmek suretiyle kamu emlakine dönüştüğünden, zilyetlikle edinme koşullarının davacılar yararına oluştuğunun tespit edilmesi halinde taşınmazın mülkiyetinin aidiyetinin tespitine karar verilebileceğinin gözetilmesi, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Davalı ... vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 15.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ......