4. Hukuk Dairesi 2022/2610 E. , 2023/11667 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/1496 E., 2021/918 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul Davacılar vekili Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk De…
**4. Hukuk Dairesi 2022/2610 E. , 2023/11667 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/1496 E., 2021/918 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul Davacılar vekili Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; 20.04.2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacıların murisinin vefat ettiğini, oluşan kazada murisin bir kusurunun bulunmadığını, karşı tarafın kusurlu olduğunu, murisin araçta yolcu olarak bulunduğunu, kusurlu aracın kaza tarihinde davalı ... şirketi bünyesinde sigortalı olduğunu, davacıların müteveffanın desteğinden mahrum kaldığını, bu nedenle şimdilik 20.000,00 TL'nin davalılardan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 34 UZ 5611 plakalı aracın müvekkili sigorta şirketi bünyesinde sigortalı olduğunu, davalı şirketin sigortalısının kusuru oranında sorumluluğu olduğunu, ilgili yerlerden gerekli raporların alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 07.06.2016 gün ve 2015/2098E.-2016/739K. sayılı kararı ile; davacı ... ın açmış olduğu davanın feragat nedeniyle reddine, davacı ...'ın açmış olduğu davasının feragat nedeniyle reddine, davacı ...'ün açmış olduğu davanın kabulü ile 27.847,19 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı ...'nın açmış olduğu davanın kabulü ile 29.603,09 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin 07.06.2016 gün ve 2015/2098E.-2016/739K. sayılı kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay 17. Hukuk (kapatılan) Dairesi'nin 2016/15303 Esas, 2018/5407 Karar sayılı ve 23.05.2018 tarihli ilamında özetle "...Somut olayda davalı ... ’ne zorunlu trafik sigortalı araç sürücüsünün % 25 oranında kusurlu olduğunun belirlenmiş olması karşısında, bilirkişi tarafından yapılan tazminat hesabından davalının bu kusur oranında sorumlu olacağı dikkate alınarak tazminata hükmedilmesi gerekirken, belirlenen tazminat tutarının tamamından sorumlu tutulmasının doğru olmadığı ve yine somut olayda SGK, müzekkere cevabında davacı ...’ya iş kazası ölüm geliri bağlandığının bildirildiği, hak sahiplerine bağlanan maaşın rücuya tabi olan ve peşin sermaye değerli bir gelir olup olmadığının araştırılması, rücuya tabi olduğunun anlaşılması halinde hesaplanan tazminattan mahsubu için ek rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulmasının isabetli olmadığı, sigortalı araçta taşımanın hatır için olup olmadığı, taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı gibi olayın özel şartları gözönüne alınarak araştırma ve inceleme yapılması, BK'nın 43. madde hükmüne göre tazminattan indirim yapılıp yapılmayacağı karar yerinde tartışılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği ve somut olayda davalı ...’ye zorunlu trafik sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olmadığının belirlenmiş olması ve davacı vekilinin de dava dilekçesinde “ davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili” şeklinde talepte bulunmamış olması karşısında, mahkemece davalı ...'nin sorumluluğunun bulunmadığı dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, belirlenen tazminat tutarının tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasının doğru olmadığı" gerekçeleri ile bozma kararı verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma sonrası dosyaya Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından gönderilen 15.10.2014 tarihli inceleme raporunun sonuç bölümü tetkik edildiğinde davacı ...'ya bağlanan gelirin rücu edilemeyeceğinin anlaşıldığı, desteğin işi gereği çöp kamyonunda bulunduğu ve olayda hatır taşımasının söz konusu olmadığı, davalı ...'ne sigortalı araç sürücüsünün %25 kusurlu olduğunun anlaşılması karşısında belirtilen kusur oranı üzerinden yapılan hesaplamanın hükme esas alınması gerektiği ve davalı ...'ye sigortalı araç sürücüsünün olayda kusurunun bulunmadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, davacılar ve ...'in taleplerinin feragat nedeniyle reddine, davacı ... bakımından 7.400,26 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihi olan 18.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Şirketinden alınarak adı geçen davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, davacı müteveffa ... bakımından 6.961,29 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihi olan 18.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Şirketinden alınarak adı geçen davacının mirasçılarına miras payları oranında verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, davalı ... bakımından davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesi kararını davacılar vekili ile davalı ... A.Ş vekili temyiz etmiştir. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde: tazminata konu olan kazanın üzerinden uzun bir süre geçtiğini, maddi tazminat hesapları yapılırken en son bilinen ücret unsurlarının hesaplamada gözetilmesi gerektiğini, asgari ücret kamu düzeni ile ilgili olduğundan, davanın her aşamasında uygulanmasının zorunlu olduğunu, bozmadan sonra dahi asgari ücretlerde artış olmuşsa, yeniden tazminat hesabı yapılması gerektiğini, müteveffanın olay sırasında bulunduğu aracın Anadolu Sigorta A.Ş.'ye zorunlu trafik sigortalı araç olduğunu, bu araçta bulunma sebebinin sigortalı çalışan olmasından kaynaklı olduğunu, müteveffanın vefatı sebebi ile murisleri için hesaplanan tazminat tutarının kusur durumuna göre verilmesinin hakkaniyete uygun olmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu olayın iş kazası olduğunu, davacıya SGK tarafından peşin sermaye değerli gelir bağlanmasa bile bu hususta davacının başvuru yapma hakkı saklı olduğundan davalı şirket işbu dava sonucu davacıya ödeme yaptığı takdirde ileri tarihte SGK tarafından bir rücuyla karşı karşıya kalarak mükerrer ödeme yapmak zorunda kalabileceğini, olayın iş kazası olması durumunda SGK'nın 5510 sayılı Kanun hükümleri gereği, kişinin zararının daha önce karşılanıp karşılanmadığına bakılmaksızın gelir bağlamakta olduğunu, 5510 sayılı Kanun'un 21/4 üncü maddesi gereği de bu gelirin peşin sermaye değerinin üçüncü kişiye rücu edildiğini, bu çerçevede SGK'dan gelir bağlandığında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 55 inci maddesi uyarınca, davacının sürekli ve geçici iş göremezlik zararından, SGK tarafından bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin destekten yoksun kalma tazminatından mahsup edilmesi gerektiğini, bu nedenle mahkemece davacıya süre verilerek SGK'ya başvuru yapması hususunun bekletici mesele yapılması gerektiğini, desteğin olay sırasında emniyet kemeri kullanmayarak zararın artmasına neden olmasından dolayı müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi delaletiyle uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 vd. maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 85,89,90 ıncı maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 21 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacılar vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesi'nce bozmaya uyulduğu halde bozma kararının gereğinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/15303 Esas, 2018/5407 Karar sayılı ve 23.05.2018 tarihli ilamında, SGK tarafından dosyaya gönderilen müzekkere cevabında davacı ...’ya iş kazası ölüm geliri bağlandığının belirtildiği ancak mahkemece; hak sahiplerine bağlanan maaşın rücuya tabi olan ve peşin sermaye değerli bir gelir olup olmadığının araştırılarak rücuya tabi olduğunun anlaşılması halinde hesaplanan tazminattan mahsubu için ek rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulmasının isabetli olmadığı belirtilerek karar bozulmuştur. Mahkemece SGK'ya birkaç kez müzekkere yazıldığı ancak tam ve net bir cevap alınamadığı, SGK tarafından gönderilen 15.10.2014 tarihli inceleme raporunun sonuç bölümü tetkik edildiğinde davacı ...'ya bağlanan gelirin rücu edilemeyeceğinin anlaşıldığı, buna göre 28.10.2021 havale tarihli ek bilirkişi raporunda da aynı tespitin yapıldığı anlaşılmakla bağlanan gelirin rücuya tabi olmadığına kanaat getirilerek TBK'nın 55 inci maddesi uyarınca herhangi bir mahsup işlemi yapılmasının hukuken mümkün olmadığı belirtilerek bu doğrultuda hüküm tesis edilmiştir. Davaya konu kaza ve dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin 4 üncü fıkrasında "İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda SGK Başkanlığı tarafından düzenlenen 10.08.2021 tarihli yazıda Belma Öztürk'e 01.05.2014 tarihinden itibaren iş kazası ölüm geliri bağlandığı belirtilmiştir. Yine ekli belgede bağlanan peşin sermaye değeri tablosunun incelenmesinde bağlanan ilk gelir peşin sermaye değerinin 183.210,86 TL olduğu bildirilmiştir. Bu durumda yukarıdaki düzenleme ve somut olaya göre İlk Derece Mahkemesince, SGK'ya tekrar müzekkere yazılarak davacı ...'ya bağlanan ölüm aylığının rücuya tabi ödeme olup olmadığının duraksamaya yer vermeyecek şekilde açık ve anlaşılır şekilde bildirilmesinin istenmesi, daha sonra Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bildirilen ilk peşin sermaye değerinin yarısının hesaplanan tazminattan mahsubu için ek rapor aldırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ve hesaplanan tazminattan Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bildirilen ilk peşin sermaye değerinin mahsubu yapılmaksızın hesaplama yapan rapora göre karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davacı ...'ya bağlanan ölüm aylığının rücuya tabi ödeme olup olmadığı hususu açıklığa kavuşturulmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı ... yararına bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin tüm, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE 2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bentinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ... 'ne iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 01.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.