11. Hukuk Dairesi 2020/2504 E. , 2020/3786 K. "" MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Çaykara Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 03.05.2018 tarih ve 2017/181 E.- 2018/96 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne-reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce verilen 17.10.2018 tarih ve 2018/1119 E.- 2018/1319 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından…
**11. Hukuk Dairesi 2020/2504 E. , 2020/3786 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Çaykara Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 03.05.2018 tarih ve 2017/181 E.- 2018/96 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne-reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce verilen 17.10.2018 tarih ve 2018/1119 E.- 2018/1319 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, dava dışı ...ile davalı banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin kefili olduğu iddiasıyla davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davacının adı geçen kişiye kefil olmadığını, vefat eden babasının kullandığı krediye ilişkin sigorta tarafından ödenen paranın alınabilmesi için davalı banka çalışanı tarafından davacıya bir takım evraklar imzalatıldığını, hileyle kefil yapıldığını öğrenen davacının suç duyurusunda bulunduğunu, soruşturmanın Çaykara Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/7 soruşturma numaralı dosyası üzerinden devam ettiğini, sözleşmenin kefil bölümündeki el yazısı ile yazılan yazılar ve imzanın davacıya ait olmadığını ileri sürerek, davacı aleyhine başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitini ve davalı aleyhine tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, 15.07.2015 tarihli tarımsal kredi sözleşmesinde asıl borçlu olarak ...ile birlikte davacının müteselsil kefil olduğunu, soruşturma dosyası incelendiğinde sadece tek bir sayfadaki imzanın davacıya ait olmadığına dair tespit olduğunu, davacının yaşı sebebiyle ard arda attığı imzalarında farklılık olabileceğinden bu imzanın davacının eli ürünü olduğuna kanaat getirilemediğinin bildirildiğini, davacının sözleşme hakkında bilgi sahibi olduğunu ve sözleşmeyi hür iradesiyle imzaladığını belirterek, davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince, soruşturma dosyasından alınan imzaya ilişkin bilirkişi raporunun dosyaya celbedildiği, raporda davacının kefalet miktarı, türü ve tarihinin yazılı olduğu 20. sayfadaki imzanın davacının eli ürünü olmadığı, dava dışı kredi borçlusu tanık...’ün beyanında kendisinden kefil istenmediğini belirtmesi kredi karşılığında teminat olarak ipotek göstermesinin tanık beyanını doğruladığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.