8. Hukuk Dairesi 2022/524 E. , 2024/3749 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/275 E., 2021/967 K. KARAR : Davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurularının, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, İLK DERECE MAHKEMESİ : Siirt 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/394 E., 2020/632 K. Taraflar arasındaki kadastrodan önceki hukuki sebe
**8. Hukuk Dairesi 2022/524 E. , 2024/3749 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/275 E., 2021/967 K. KARAR : Davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurularının, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, İLK DERECE MAHKEMESİ : Siirt 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/394 E., 2020/632 K. Taraflar arasındaki kadastrodan önceki hukuki sebebe dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında; Siirt ili Merkez ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 1 parsel sayılı 4.943.888,05 m2 yüzölçümündeki taşınmaz orman vasfıyla Hazine adına 13.08.2008 tarihinde tescil edilmiştir. 2. Davacılar vekili dava dilekçesinde; Siirt ili Merkez ilçesi ... Köyünde bulunan ve ekli krokide (B) harfiyle gösterilen 28.849,40 m2 lik kısmın 50 yılı aşkın süredir nizasız fasılasız 1/2 hisse ile müvekkillerinin zilyetliğinde bulunduğunu, ancak yapılan kadastro çalışmaları sırasında 101 ada 1 parselde kayıtlı taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tescil edildiğini, yine müvekkillerinden ...'nın kendi zilyetliğinde bulunan 101 ada 1 parselin ekli krokide (A) ile gösterilen 12.961,80 m2 taşınmaza malik olduğunu, buna rağmen yapılan kadastro tespiti sırasında sadece 1.252,03 m2 sinin (120 ada 32 parsel ve bağ vasfı ile) müvekkili adına tescil edilmiş olduğunu, kalan kısmın orman vasfı ile Maliye Hazinesi adına tescil edildiğini, taşınmaza ilişkin her türlü vergileri müvekkillerin ve onların ataları tarafından eksiksiz olarak ödendiğini, müvekkillerin dava konusu taşınmazı halen ekip biçmekte ve değerlendirmekte olduklarını belirterek, ekli krokide (B) harfiyle belirtilen kısmın tapusunun iptali ile müvekkilleri adına 1/2 hissesi oranında tapuya kayıt ve tesciline, ekli krokide (A) harfiyle belirtilen kısmın tapusunun iptali ile müvekkili ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde kadastro tespit çalışmaları üzerinden uzun süre geçtiğini, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 12/3 maddesi uyarınca davanın on yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığının öncelikle belirlenmesi ile eğer hak düşürücü süre içerisinde açılmamışsa, davanın öncelikle bu sebeple reddine karar verilmesini, dava konusu yerin özel mülkiyete konu olamayacak yerlerden olduğunu ve bu gibi yerlerin imar ve ihya yoluyla kazanımı ve zilyetlikle iktisabının mümkün olmayacağını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 2. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yerin memleket haritasında ve amenajman planında orman alanı olarak gözüktüğünü, orman sayılan yerlerin zaman aşımıyla kazanılmasının mümkün olmadığını, kamu yararının dışında irtifak hakkına konu olmayacağını, dava konusu taşınmazın komşu parseller ile orman anlamında bütünlük arz ettiğini ve bu yönüyle de dava konusu taşınmazın orman vasfında olduğunun açık olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 25.06.2008 tarihinde tamamlanan kadastro çalışmalarında dava konusu (A) ve (B) harfleriyle gösterilen taşınmazların 101 ada 1 parsel içerisinde orman vasfı ile Maliye Hazinesi adına tescil edildiği, keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişi beyanlarında dava dilekçesindeki harflendirmeye göre beyanda bulundukları, ancak fen bilirkişi raporunda dava dilekçesinde (B) ile belirtilen yere (A) harfi, (A) ile belirtilen yere (B1) ve (B2) harfi ile verildiği, bu nedenle dosya içerisindeki bilirkişi raporlarında (A) ve (B1), (B2) ile gösterilen kısımlarla mahalli bilirkişi beyanlarındaki (A) ve (B) harfi belirtilen yerlerin tam tersi olduğu, hüküm kurulurken bu durumun dikkate alındığı, hava fotoğrafları ve uydu görüntüleri incelenerek oluşturulan 20.03.2020 havale tarihli jeodezi raporu ile 26.10.2020 havale tarihli jeodezi ek bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen alan (A1) ve (A2) olmak üzere 2'ye bölünerek 1973 yılına ait hava fotoğrafları incelendiğinde (A2) harfiyle gösterilen kısmın, ekili-sürülü olduğu ve toprak renginin kullanılmayan yerlerden ayırt edilebilir olduğu kanaati ile bu kısımda imar-ihya çalışmasının bu tarihten evvel başladığı ve bu fotoğraf tarihi itibariyle tamamlandığı ve günümüze kadar ekonomik zilyetliğin de sürdürüldüğü, (A1), (B1) ve (B2) harfleri ile gösterilen kısımların ise imar ihya edilmediğinin tespit edildiğinin belirtildiği, dosya içerisindeki hava fotoğrafları ve uydu görüntülerinin değerlendirilmesinde taşınmazda (A2) harfiyle gösterilen kısmın 1973 yılı öncesinde kullanılmaya başlandığı ve bu tarih itibariyle imar ihyasının tamamlandığının tespit edildiği, bu tarihten sonra da davacılar tarafından aralıksız olarak günümüze kadar 20 yıldan fazla bir süredir ekonomik zilyetliğin devam ettirildiğinin hava fotoğrafları, ziraat bilirkişi raporu, tanık ve mahalli bilirkişi beyanları ile sabit olduğu, bu haliyle yasanın aradığı taşınmaz edinme koşullarının A2 harfi ile gösterilen kısım yönünden oluştuğu, (A1), (B1) ve (B2) harfleriyle gösterilen kısımlar yönünden ise hava fotoğraflarına göre oluşturulan jeodezi raporları esas alınarak bu kısımların imar ihya edilmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, Siirt ili Merkez ilçesi ... köyü 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile; fen bilirkişi ... ’in 01.12.2020 havale tarihli rapor ve krokisinde (A2) harfi ile gösterilen 22370,32 m2 lik kısmın taşınmazdan ifrazı ile son parsel numarası verilmek üzere 1/2’şer hisse oranında davacı ... ve ... adına tapuya kayıt ve tesciline, krokide (A1), (B1) ve (B2) harfleriyle gösterilen kısımlar yönünden davanın reddine, 101 ada 1 parsel sayılı orman parselinin (A2) harfi ile gösterilen kısmın taşınmazdan ifrazı neticesinde geriye kalan kısmının aynı ada aynı parsel numarası ile aynı vasıfla davalı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davalı Hazine vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı koşullarının gerçekleşmediğini, taşınmazın evveliyatı orman olduğundan özel mülkiyete konu olamayacağını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... İdaresi vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava konusu yerin evveliyatının orman olduğunu, özel mülkiyete konu olamayacağını, eksik araştırma ile karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; teknik bilirkişi raporlarına göre çekişmeli taşınmazın "A2" harfiyle gösterilen kısmının, incelemesi yapılan 1973 yılına ait hava fotoğrafında ekili-sürülü olduğu ve toprak renginin kullanılmayan yerlerden ayırt edilebilir olduğu, imar ihya çalışmasının bu tarih öncesi tamamlandığı ve günümüze kadar ekonomik zilyetliğin sürdürüldüğü, taşınmaz üzerinde eylemli olarak 7x7 dikim aralıklı 4-5 yaşlarında fıstık fidanı, 4-5 adet 30-35 yaşlarında fıstık ağacı ve 1-2 adet 15-20 yaşında incir ağaçlarının olduğu, bu haliyle bitişiğindeki bağ vasfıyla tespit ve tescilli 118 ada 1, 3, 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazlarla bütünlük arz ettiği, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacılar lehine kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz iktisabına ilişkin yasal şartların gerçekleştiği, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu, Mahkemenin vakıa ve hukukî değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davalıların yerinde olmayan istinaf başvurularının HMK'nin 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; tüm dosya kapsamından ve alınan bilirkişi raporları ile taşınmazın eski tarihli hava fotoğraflarından da anlaşılacağı üzere, davacı tarafın iddiasının oluşmadığının sabit olduğunu, dava konusu taşınmazın özel mülkiyete konu olamayacak yerlerden olduğunu, devletin hüküm ve tasarrufunda olan yerlerden olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 2. Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu yerin eski tarihli memleket haritasında ve amenajman planında orman alanı olarak göründüğünü, orman sayılan yerlerin zaman aşımıyla kazanılmasının mümkün olmadığını, kamu yararının dışında irtifak hakkına konu olmayacağını, dava konusu taşınmazın komşu parseller ile orman anlamında bütünlük arz ettiğini ve bu yönüyle de dava konusu taşınmazın orman vasfında olduğunun açık olduğunu, orman içi açıklık kapsamında bir inceleme ve değerlendirme yapılmamasının da eksiklik olduğunu, Orman mühendisi bilirkişisi ile fotogrametri ve jeodezi bilirkişilerinden alınan raporda imar ve ihyanın tamamlanmadığının açık olduğunu, dava konusu edilen taşınmaz üzerinde bulunan ve 35-40 yaşlarında olduğu belirtilen fıstık ağaçlarının evveliyatında menengiç ağacı olup olmadığının ve aşılanmak suretiyle fıstık ağacına dönüştürülüp dönüştürülmediğinin araştırılmadan hüküm kurulmasının göz ardı edildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kadastrodan önceki hukuki sebebe dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun'un 14, 17 nci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713 üncü maddesi. 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33. Maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Harçtan muaf olduğundan Hazine'den harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.