(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/14141 E. , 2010/12804 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işi…
**(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/14141 E. , 2010/12804 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davacıların tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Dava iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, davacı baba ...’ın maddi tazminat isteminin kabulü ile diğer davacılar eş, anne ve çocuğun maddi zararları SGK tarafından bağlanan gelirlerin peşin sermaye değeri ile karşılandığından maddi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacılar murisi sigortalının davalı işyerinde bakım ustası olarak çalışırken 18.11.2005 günü tıkanan borunun açılması işinde kullandığı zehirli gazın etkisinde kalarak öldüğü iş kazası olayında murisin %30, davalı işverenin %70 oranında kusurlu olduğu, bilirkişinin hesap raporunda eş, anne ve çocuk için yapılan hesaplamada maddi zararlarının Kurumca gönderilen 30.3.2009 tarihli peşin sermaye tablosundaki yazılı gelirlerle karşılandığı, ancak davacı babanın bu tabloda gelir bağlananlar arasında adının bulunmadığı, mahkemece babaya gelir bağlanıp bağlanmadığı araştırılmaksızın davacı baba yararına maddi tazminata hükmedildiği anlaşılmaktadır. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine ilişkin davalarda (tazminat davaları) öncelikle haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için Kurum tarafından hak sahiplerine bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin tazminattan düşülmesi gerektiği Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir. Sigortalının ölüm tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı Yasa'nın 12. maddesinde sigortalının iş kazası sonucu ölümü halinde hak sahiplerine gelir bağlanacağı, bildirilmiş 506 sayılı Yasa'nın 24. maddesinde " geçimi sigortalı tarafından sağlandığı belgelenen ana ve babasına" ibareleri 29.7.2003 tarihli 06.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4958 sayılı Yasa'nın 35. maddesi ile değiştirilerek " sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmayan veya 2022 sayılı Yasa'ya göre bağlanan aylık hariç olmak üzere bunlardan her ne ad altında olursa olsun gelir veya aylık almayan ana ve babasına" ibareleri getirilmiştir. 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa'nın 34. maddesinde ise hak sahibi eş ve çocuklardan artan hisse bulunması halinde her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu gelirin asgari ücretin net tutarından daha az olması ve diğer çocuklarından hak kazanılan gelir ve aylıklar hariç olmak üzere gelir ve/ veya aylık bağlanmamış olması şartıyla ana ve babaya toplam %25'i oranında, ana ve babanın 65 yaşın üstünde olması halinde ise artan hisseye bakılmaksızın yukarıdaki şartlarla toplam %25'i oranında aylık bağlanacağı bildirilmiştir. Bu tür yasaların yürürlüğe girmeleri ile birlikte derhal tesirini husule getireceği tartışmasızdır. Bu gibi durumlarda kanunların geriye yürümesi değil ani etkisi söz konusudur. H.G.K.'nun 06.04.2005 tarihli, 2005-10-183 Esas, 2005-241 Karar nolu kararıda bu yöndedir.Bu durumda aylık bağlama hakkını doğuran olayın sözü edilen yasa değişikliği olduğu gözetilerek şartlar oluşuyor ise ölüm tarihi yasanın yürürlüğe girdiği tarihten sonra ise aylığın ölüm tarihini takip eden aybaşından, ölüm tarihi yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce ise aylığa yasanın yürürlüğe girdiği tarihi takip eden aybaşından itibaren hak kazanılacağının kabulü gerekir. Somut olayda Sosyal Güvenlik Kurumunca tahkikat sonucunda olayın iş kazası olarak kabul edildiği ancak davacı baba ...’a Sosyal Güvenlik Kurumunca gelir bağlanmadığı mahkemece zabıtaya yaptırılan tahkikatta davacı babanın memur emeklisi olduğunun bildirildiği anlaşılmaktadır. Yapılacak iş, davacı babanın memur emeklisi olup olmadığı, herhangi bir sosyal güvenlik yasasına göre aylık alıp almadığını araştırmak, aylık alıyor ise davacı babanın maddi tazminat isteminin reddine karar vermek, almıyor ise davacı baba ...'a iş kazası sigorta kolundan ölüm geliri bağlanması için Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaatta bulunmak, gelir bağlanma talebinin reddi halinde giderek SGK. Başkanlığını hasım göstererek iş kazası sigorta kolundan ölüm geliri bağlanması istemi ile dava açmak üzere önel vermek, o davayı bu dava için bekletici mesele saymak, kesinleşen mahkeme kararı ile dava reddedilmiş ise bu davacının maddi tazminat isteminin reddine karar vermek, dava kabul edilmiş ise Kurumca bu işlemlerin yapılmasından sonra davacı babaya bağlanan gelirin hüküm tarihine en yakın tarihteki en son peşin sermaye değerini sormak, hüküm tarihine en yakın tarihteki veriler gözetilerek davacı babanın maddi zararını yeniden hesaplatmak, hesaplanan bu miktardan bağlanan gelirin en son peşin sermaye değerini düşmek suretiyle karşılanmayan maddi zarar miktarını belirleyerek çıkacak sonuca göre bir karar vermektir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı Kurumun davacı baba yararına hükmedilen maddi tazminatın hesabına yönelik diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine, 20.12.2010.gününde oybirliğiyle karar verildi.