7. Hukuk Dairesi 2013/4709 E. , 2013/11080 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar ... AŞ. ile ... Yemek San.Tic.Ltd.Şti. vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine gör
**7. Hukuk Dairesi 2013/4709 E. , 2013/11080 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar ... AŞ. ile ... Yemek San.Tic.Ltd.Şti. vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı ... A.Ş.nin tüm, davalı ... Ltd.Şirketinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı vekili, davacının davalılardan ... AŞ’nin asıl işveren diğer davalıların alt işveren olduğunu, ... AŞ’nin işyerinin yemekhanesinde personele yemek hazırladığını, usta aşçı olarak 08.04.2010-25.12.2010 tarihleri arasında aralıksız çalıştığını, ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle iş akdini feshettiğini, aralıksız çalışmasına rağmen çalışmalarının SGK’ya aralıklı bildirildiğini, aylık net 1.200,00 TL’ye çalıştığını, ücretlerinin bazı aylar eksik, bazı aylar hiç ödenmediğini, iddia ederek, ücret, fazla mesai, hafta tatili alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili, müvekkili ile diğer davalı arasındaki ilişkinin dışarıdan sağlanan fayda ve hizmet ilişkisi olduğunu, ... A.Ş.’nin diğer davalı ... Ltd.Şti.’nden hazır yemek satın aldığını ve hazır yemek hizmetini sunan diğer davalı ...’un yemek yapımını ve servis işini komple kendisinin yaptığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacının fesih ile ilgili kusurlu ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışının diğer davalı kayıtlarında detaylı olduğunu, davacının taleplerinin davacının imzasını taşıyan geçmiş yıllarda itiraza konu olmamış ve kesin delil olan yazılı belge niteliğindeki bordrolara aykırı olduğunu, davacının fazla çalışmasının bordro ve puantaj kayıtlarında ve kendisine verilen hesap pusulasında tevsik edildiğini, davalı ... vekili, müvekkili ile diğer davalı arasındaki ilişkinin dışarıdan sağlanan fayda ve hizmet ilişkisi olduğunu, ... A.Ş.’nin diğer davalı ... Ltd.Şti.’nden ve ...’tan farklı dönemlerde hazır yemek satın aldığını ve hazır yemek hizmetini sunan diğer davalı ...’un yemek yapımını ve servis işini komple kendisinin yaptığını, ... A.Ş.’ye husumet yöneltilemeyeceğini, davacının ... yanında bir yıldan az çalışması olduğunu ve başka işletmeye girdiğini, davacının son işten ayrıldığı yerin müvekkili olmadığını, davacının halen başka yerde çalıştığını, davacının fesih ile ilgili kusurlu ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışının diğer davalı kayıtlarında detaylı olduğunu, davacının taleplerinin davacının imzasını taşıyan geçmiş yıllarda itiraza konu olmamış ve kesin delil olan yazılı belge, bordro kayıtlarına aykırı olduğunu, davacının fazla çalışmasının bordro ve puantaj kayıtlarında ve kendisine verilen hesap pusulasında tevsik edildiğini, davalı ... Ltd. Şti vekili, davacının firmalarında çalışmadığını, sadece 20.08.2010 tarihinde işe girişinin yapıldığını, ve işbaşı yapmadığından dolayı aynı gün işten çıkış işlemi yapıldığını, ... A.Ş. ile hiçbir ticari bağlantılarının olmadığını, savunarak davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacının hizmet cetvelinin tetkikinden 11.06.2010- 09.08.2010 ve 08.09.2010–05.12.2010 tarihleri arasında ...’un işyerinde, 20.08.2010 tarihinde ise ... Ltd Şti. de çalıştığı ve aynı gün çıkışının yapıldığı, en son işverenin davalı ... olduğu görülmektedir. Dosya kapsamına göre mahkemece davacının 08.04.2010-25.12.2010 tarihleri arasında bu işyerinde çalıştığının kabulü yerindedir. İşyeri devrinin iş ilişkisine etkileri ile işçilik alacaklarından sorumluluk bakımından taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur. İşyeri devrinin esasları ve sonuçları 4857 sayılı İş Kanununun 6'ncı maddesinde düzenlenmiştir. Sözü edilen hükümde, işyerinin veya bir bölümünün devrinde devir tarihinde mevcut olan iş sözleşmelerinin bütün hak ve borçlarıyla devralan işverene geçeceği öngörülmüştür. Devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlar açısından, devreden işverenle devralan işverenin birlikte sorumlu oldukları aynı yasanın üçüncü fıkrasında belirtilmiş, devreden işverenin sorumluluğunun devir tarihinden itibaren iki yıl süreyle sınırlı olduğu hükme bağlanmıştır. Değinilen Yasanın 120'nci maddesi hükmüne göre, 1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesi halen yürürlükte olduğundan, işyeri devirlerinde kıdem tazminatına hak kazanma ve hesap yöntemi bakımından belirtilen madde hükmü uygulanmalıdır. Anılan maddeye göre, işyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde, işçinin kıdemi işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanmalıdır. Bununla birlikte, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları, işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır. İşyeri devrinin temel ölçütü, ekonomik birliğin kimliğinin korunmasıdır. Avrupa Adalet Divanı kararlarına göre, maddî ve maddî olmayan unsurların devredilip devredilmediği ve devir anındaki değeri, işgücünün devri, müşteri çevresinin devri, işyerinde devirden önce ve sonra yürütülen faaliyetlerin benzerlik derecesi, işyerinde faaliyete ara verilmişse bunun süresi, işyeri devrinin kriterleri arasında kabul edilmektedir Devirden sonra işyerindeki ekonomik birliğin kimliğini koruyup korumadığının saptanabilmesi için, yürütülen faaliyetin devirden sonra yeni işveren tarafından aynı veya özdeş biçimde sürdürülmesi ölçütü yanında, işyerinin taşınmaz ve taşınır malları ile maddî olmayan varlıkların, işyerinde çalışan işçilerin sayı ve uzmanlık bakımından çoğunluğunun, bunun yanı sıra müşteri çevresinin devredilip devredilmediği, devir öncesi ve sonrasındaki faaliyetler arasında benzerlik olup olmadığı, devir sebebiyle işyerinde faaliyet askıya alınmışsa askı süresi gibi koşullar da göz önünde tutulmalıdır. İşyeri devri fesih niteliğinde olmadığından, devir sebebiyle feshe bağlı hakların istenmesi mümkün olmaz. Aynı şekilde işyeri devri kural olarak işçiye haklı fesih imkânı vermez. Bu açıklamalar ışığında, iş hukukunda işyeri devrinin işçilik alacaklarına etkileri üzerinde ayrıca durulmalıdır. İşyeri devri halinde kıdem tazminatı bakımından devreden işveren kendi dönemi ve devir tarihindeki son ücreti ile sınırlı olmak üzere sorumludur. 1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, devreden işverenin sorumluluğu bakımından bir süre öngörülmediğinden, 4857 sayılı Yasanın 6'ncı maddesinde sözü edilen devreden işveren için öngörülen iki yıllık süre sınırlaması, kıdem tazminatı bakımından söz konusu olmaz. O halde kıdem tazminatı işyeri devri öncesi ve sonrasında geçen sürenin tamamı için hesaplanmalı, ancak devreden işveren veya işverenler bakımından kendi dönemleri ve devir tarihindeki ücret ile sınırlı sorumluluk belirlenmelidir. İşyerinin devredildiği tarihe kadar doğmuş bulunan ücret, fazla çalışma, hafta tatili çalışması, bayram ve genel tatil ücretlerinden 4857 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi uyarınca devreden işveren ile devralan işveren müştereken müteselsilen sorumlu olup, devreden açısından bu süre devir tarihinden itibaren iki yıl süreyle sınırlıdır. Devir tarihinden sonraki çalışmalar sebebiyle doğan sözü edilen işçilik alacakları sebebiyle devreden işverenin sorumluluğunun olmadığı açıktır. Bu bakımdan devirden sonraya ait ücret, fazla çalışma, hafta tatili çalışması, bayram ve genel tatil ücreti gibi işçilik alacaklarından devralan işveren tek başına sorumlu olacaktır. Yapılacak iş, davalı ... Şirketinin ticaret sicili kayıtları getirtilerek ... ile organik bağ içerisinde olup olmadığı belirlenerek, organik bağ içerisinde olduğunun anlaşılması halinde şimdiki gibi karar vermek, organik bağ içerisinde olmadığının anlaşılması halinde ise, davalı ... Ltd. Şti’nin devralan işveren olarak davacının 08.04.2010-20.08.2010 tarihleri arasında tahakkuk eden alacaklarından diğer davalılar ile birlikte müşterek ve müteselsilen sorumlu tutmaktır. Mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile ayrıca üç davalı olduğu halde hüküm altına alınan alacakların "davalıdan" tahsiline denmek suretiyle infazda da tereddüt uyandıracak biçimde yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ... Ltd.Şti’ne iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davalı ... A.Ş.’ne yükletilmesine, 12.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.