başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir a başvuru tarihine kadar yaşanan gelişmeler başvuru formuna göre birinci başvurucu şehir plancısı olarak çalışmaktadır başvurucu ise gemi kaptanıdır başvurucuların tarihinde doğan bir kız çocuğu vardır başvurucuların çocuğu bir devlet hastanesinde prematüre olarak dünyaya gelmiştir çocuk hekimi tarafından bebeğin ileri derecede prematüre g ağırlık solunum sıkıntılı durumda olduğu değerlendirildiğinden bebek antalya devlet
başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir a başvuru tarihine kadar yaşanan gelişmeler başvuru formuna göre birinci başvurucu şehir plancısı olarak çalışmaktadır başvurucu ise gemi kaptanıdır başvurucuların tarihinde doğan bir kız çocuğu vardır başvurucuların çocuğu bir devlet hastanesinde prematüre olarak dünyaya gelmiştir çocuk hekimi tarafından bebeğin ileri derecede prematüre g ağırlık solunum sıkıntılı durumda olduğu değerlendirildiğinden bebek antalya devlet hastanesine sevkedilmiştir bebek antalya devlet hastanesinin yeni doğan ünitesinde bakıma alınmış ve dört haftalık olduğunda taburcu edilmiştir tarihinde bebek beş aylık olduğunda bir başka devlet hastanesinde bebeğe prematüre teşhisi konulmuş ve erken doğuma bağlı olarak bebeğin her iki gözünde de görme yetisinin olmadığı tespit edilmiştir başvuru numarası karar tarihi türk n derneği tarafından hazırlanan türkiye prematüre rehberi isimli yayında prematüre rop prematüre bebeklerde görülen retina hasarı yapan ve körlükle sonuçlanabilen bir göz hastalığı olarak tanımlanmıştır söz konusu yayında bu hastalığın tedavisinin mümkün olduğu belirtilerek erken tanı ve tedavinin önemli olduğu vurgulanmış ayrıca çeşitli tedavi yöntemlerine de yer verilmiştir başvurucular tarihinde sağlık bakanlığına müracaat ederek maddi ve manevi tazminat talep etmişlerdir sağlık bakanlığı tarafından başvuruya bir cevap verilmemesi üzerine başvurucular kendi adlarına asaleten ve bebek adına sağlık bakanlığı aleyhine antalya mahkemesinde tam yargı davası açmışlardır başvurucular ayrı ayrı tl maddi ve tl manevi tazminat isteminde bulunmuşlardır antalya devlet hastanesinde bebeğin tedavisini yürüten hekim tarihinde davaya katılma dilekçesi vermiş ve taburcu işlemleri sırasında aileye bebeğin ilgili bölümlerde kontrole getirilmesi konusunda bilgi verildiğini beyan etmiştir mahkeme hekimin davaya katılma talebini kabul etmiş ve ayrıca adli tıp kurumundan bilirkişi raporu alınmasına karar vermiştir adli tıp kurumu adli tıp kurulu tarafından hazırlanan tarihli bilirkişi raporunda prematüre bir bebekte doğumdan sonraki dört ile altıncı haftalar arasında ilk göz muayenesinin yapılması gerektiği bebek dört haftalıkken bebeğin taburcu edilmesinden sonraki ilk iki hafta içinde göz muayenesinin yapılmasının uygun olduğu ve bu hususun aileye bildirilmiş olması gerektiği belirtilmiştir raporda ayrıca taburcu belgesinde bebeğin genel kontrole çağrıldığının kayıtlı olduğu ancak kontrole geldiğine dair bir tıbbi kaydın bulunmadığı bildirilmiştir hekimin aileye göz muayenesi hakkında öneride bulunduğuna dair beyanının mahkemece kabulü halinde idarenin hizmet kusuru bulunmadığı ifade edilmiştir mahkeme tarihinde davayı reddetmiştir karar gerekçesinde adli tıp kurumu başkanlığı tarafından düzenlenen raporun hükme esas alındığı belirtilmiş ve bu rapora göre bebeğin hastalığının teşhis ve tedavisinde idarenin ağır hizmet kusurunu gerekli kılacak koşulların bulunmadığı belirtilmiştir başvurucular karara karşı temyiz yoluna müracaat etmişlerdir temyiz dilekçesinde başvurucular bebeğin doğum ve tedavi hizmetlerindeki eksiklik nedeniyle kör olduğunu iddia etmediklerini vurgulamışlardır davanın hekimin göz muayenesi konusunda bilgilendirme görevini yerine getirmemesi hususunda olduğunu belirtmişlerdir hekimin göz muayenesinin gerekliliği konusunda kendilerini uyarmadığını tıbbi konularda bilgilerinin olmaması nedeniyle bebeği göz muayenesine götürmediklerini dolayısıyla teşhis ve tedavinin zamanında yapılmaması nedeniyle bebeğin her iki gözünde görme kaybı olduğunu ileri sürmüşlerdir karar danıştay onuncu dairesinin tarihli kararıyla kısmen bozulmuştur karar gerekçesinde göz muayenesine ilişkin durumun davacılara bildirildiğine ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığı dolayısıyla hatırlatma görevinin yerine getirilmediği ve ilk muayenede geç kalınması nedeniyle olayda hizmet kusurunun bulunduğu belirtilmiştir bu sebeple idarenin uyarı görevini gereğince yerine getirmemesinden kaynaklanan hizmet kusuru nedeniyle meydana gelen manevi zararın tazmini gerektiği vurgulanmıştır ancak bebeğin taburcu edildiği tarihte dört haftalık olması nedeniyle bu tarihte göz muayenesi yapılması şeklinde tıbbi bir gereklilik bulunmadığı dolayısıyla idare aleyhine maddi tazminat koşullarının oluşmadığı ifade edilmiştir sonuç olarak derece mahkemesi kararının maddi başvuru numarası karar tarihi tazminat talebinin reddine ilişkin kısmı onanmış manevi tazminat isteminin reddine dair kısmı ise bozulmuştur kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir bebeğin dört haftalık iken taburcu edildiği dolayısıyla taburcu edildiği tarihte bebeğin göz muayenesinin yapılması tıbbi bir gereklilik olmaması nedeniyle idare aleyhine maddi tazminata hükmedilmesi için gerekli koşullar başvurucuların karar düzeltme talepleri aynı dairenin tarihli kararıyla reddedilmiştir karşıoy görüşünde erken doğum nedeniyle göz yönünden karşılaşılabilecek sorun konusunda başvurucuların gereği gibi bilgilendirilmediği açık olduğundan maddi tazminat yönünden de kararın bozulması gerektiği ifade edilmiştir söz konusu karar başvurucular vekiline tarihinde tebliğ edilmiştir başvurucular tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır b başvuru tarihinden sonra yaşanan gelişmeler mahkeme tarafından bozma kararına uyulmuş ve tarihli kararla başvuruculara müştereken tl manevi tazminat ödenmesine hükmedilmiştir karar danıştay dairesinin tarihli kararıyla onanmıştır davalı idarenin karar düzeltme istemi aynı dairenin tarihli kararıyla reddedilmiştir iv hukuk a ulusal hukuk mevzuat tarihli hekimlik meslek etiği kuralları maddesinin ilgili kısmı şöyledir hekim hastasını hastanın sağlık durumu ve konulan tanı önerilen tedavi yönteminin türü başarı şansı ve süresi tedavi yönteminin hastanın sağlığı için taşıdığı riskler verilen ilaçların kullanılışı ve olası yan etkileri hastanın önerilen tedaviyi kabul etmemesi durumunda hastalığın yaratacağı sonuçlar olası tedavi seçenekleri ve riskleri konularında aydınlatır yapılacak aydınlatma hastanın kültürel toplumsal ve ruhsal durumuna özen gösteren bir uygunlukta olmalıdır bilgiler hasta tarafından anlaşılabilecek biçimde verilmelidir yargı kararları danıştay dairesinin tarihli ve sayılı onama kararının ilgili kısmı şöyledir davacıların müşterek çocukları gözündeki rop hastalığının zamanında teşhis konulup tedavi edilmemesi nedeniyle görme yetisini tamamen kaybettiği olayda idarenin hizmet kusuru bulunduğu çocuğun meslekte kazanma gücünü oranında kaybettiği dikkate alındığında toplamda tl maddi tazminatın davalı idarece davacılara ödenmesine dair verilen kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir temyize konu mahkeme kararı usul ve hukuka uygun olup sayılı kanunun maddesinde belirtilen bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından davalı idare ile müdahillerin temyiz istemleri yerinde görülmemiştir danıştay dairesinin tarihli ve sayılı onama kararının ilgili kısmı şöyledir davacıların müşterek çocukları görme yeteneğini kaybettiğinden bahisle açılan dava sonucunda mahkemesince davalı idarenin yürüttüğü sağlık hizmetinde hizmet kusuru bulunduğu gerekçesiyle tl maddi tazminat isteminin kısmının kabulü hükmedilen tazminatın davacılara ödenmesi yolunda verilen kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir başvuru numarası karar tarihi b uluslararası hukuk avrupa hakları mahkemesi kişilerin fiziksel ve ruhsal bütünlüklerinin korunması kendilerine uygulanan tedaviye dahil olmaları bu hususta rıza göstermeleri ve maruz kaldıkları sağlık risklerini değerlendirmelerine yardımcı olan bilgilere erişimlerinin avrupa hakları sözleşmesinin sözleşme maddesi kapsamında yer aldığını kabul etmektedir v fransa kk b no karakoca ve hüseyin kk b no bunun yanı sıra sözleşmenin yaşam hakkını düzenleyen maddesine ilişkin ilkelerin sözleşmenin maddesinin sınırlarına giren kişinin fiziksel ve ruhsal bütünlüğünün korunması hakkına müdahalelere de uygulanabilir olduğuna işaret etmektedir ve kk b no v fransa karakoca ve hüseyin kararlarına göre devletler ister kamu isterse özel sağlık kuruluşları tarafından yerine getirilsin sağlık hizmetlerini hastaların yaşamları ile fiziksel ve ruhsal bütünlüğünün korunmasına yönelik gerekli tedbirlerin alınabilmesini sağlayacak şekilde düzenlemek zorundadır ancak fiziksel bütünlüğün zarar görmesine kasten sebebiyet verilmemiş ise etkili bir yargısal sistem kurma yönündeki pozitif yükümlülük her olayda mutlaka ceza davası açılmasını gerektirmez mağdurlara hukuki idari ve hatta disiplinle ilgili hukuk yollarının açık olması kural olarak yeterli kabul edilmektedir ve göre taraf devletler uygulanması planlanan tıbbi işlemin öngörülebilir sonuçları hakkında doktorların hastalara önceden bilgi vermelerini sağlayacak gerekli düzenleyici tedbirleri almak zorundadır bunun bir sonucu olarak hastanın önceden bilgilendirilmesi söz konusu olmadan öngörülebilir nitelikte bir riskin ortaya çıkması durumunda ilgili devlet hastaya bilgi verilmemesinden doğrudan sorumlu tutulabilmektedir şerif kk b no v