3. Ceza Dairesi 2018/1571 E. , 2018/3865 K. "İçtihat Metni" Kasten yaralama ve tehdit suçlarından sanıklar ... ve ...’in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/1, 87/1-c, 87/son ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanık ... yönünden cezanın 5237 sayılı Kanun’un 51. maddesi gereğince ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine, sanık ... yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına d
**3. Ceza Dairesi 2018/1571 E. , 2018/3865 K.** **"İçtihat Metni"** Kasten yaralama ve tehdit suçlarından sanıklar ... ve ...’in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/1, 87/1-c, 87/son ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanık ... yönünden cezanın 5237 sayılı Kanun’un 51. maddesi gereğince ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine, sanık ... yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Ceylanpınar Asliye Ceza Mahkemesinin 23/06/2014 tarihli ve 2013/388 Esas, 2014/272 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 23.01.2018 tarih ve 2017/11677 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 01.02.2018 tarih ve 2018/8503 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi. Mezkur ihbarnamede; Dosya kapsamına göre, sanıkların haklarında kasten yaralama ve tehdit suçlarından açılan kamu davası sonunda verilen kısa kararda kasten yaralama suçundan sanıkların mahkumiyetlerine karar verildiği, ancak gerekçeli karar yazımında sehven hüküm kısmında farklı bir suçtan bahsedilerek sanıkların hırsızlık suçundan beraatlerine karar verildiğinin yazıldığı ve bunun üzerine 04/11/2014 tarihli ve 2013/388 Esas ve 2014/272 sayılı ek kararın yazıldığı anlaşılmış ise de söz konusu ek kararın yok hükmünde olduğu gözetilerek yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12/10/1987 tarihli ve 1987/8-361-458 sayılı kararında da belirtildiği üzere, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunduğu takdirde kısa kararın geçerli olacağı esas alınarak; 1) Kısa kararda, sanıkların kasten yaralama ve tehdit suçlarından cezalandırılması yönünde hüküm kurulması gerekirken gerekçe kısmıyla da çelişki oluşturacak şekilde sanıkların hırsızlık suçundan beraatlerine karar verilmesinde, 2) Sanıklar hakkında tehdit suçundan da dava açıldığı ve Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasında sanıkların tehdit suçundan da cezalandırılması talep edildiği halde, tehdit suçu nedeniyle mahkumiyet hükmü kurulmamış olmasında, 3) Kısa kararda sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükümde uygulama yeri olmadığı ve esasen de uygulanmadığı halde, 5237 sayılı Kanun’un 87/son maddesine yer verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı. Gereği görüşülüp düşünüldü: İddianamede talep edilmediği halde, sanıklara 5271 sayılı CMK'nin 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden, 5237 sayılı TCK'nin 87/1-son maddesinin sanıklar aleyhine uygulanmasına karar verilmesi suretiyle savunma haklarının kısıtlanması hususunun da kanun yararına bozma sebebi yapılıp yapılmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığı'na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, takdir hakkı kullanıldıktan sonra diğer kanun yararına bozma istemlerinin incelenmesine; 07.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.