11. Hukuk Dairesi 2025/5125 E. , 2026/477 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/118 Esas, 2025/505 Karar HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekilince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR…
11. Hukuk Dairesi 2025/5125 E. , 2026/477 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/118 Esas, 2025/505 Karar HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekilince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; teminat amaçlı, vade tarihi boş tanzim edilerek davalı tarafa verilen ve davacının rızası hilafına vade kısmı 04.01.2013 tarihi yazılarak doldurularak ... . İcra Müdürlüğünün 2013/810 sayılı dosyası ile takibe konulan senet ile ilgili müvekkilinin borcunun bulunmadığını, dava konusu senet ile garanti edilen borcun dava dışı ... Metal Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti. ile davalı arasındaki faktoring sözleşmesinden kaynaklandığını, ancak faktoring sözleşmesine konu tüm faturaların temlik edildiğini, fatura borçlusu tarafından ödemesi yapılmayan faturaların toplam tutarının 2.164.510,80 euro olduğunu, takip konusu bonoya karşılık fatura borçlusu ... &co. Kg tarafından icra takibi sonrasında ödeme yapıldığını, davanın muhatabının ... &co. Kg olduğunu, davalının haksız ve kötüniyetli takip başlattığını ileri sürerek müvekkilinin ... Factoring A.Ş.'ye borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; bir borcun olduğunu kabul eden davacının bu borcun başkası tarafından ödendiğini iddia ettiğini, alacağın temlikinin borcu sona erdirmeyeceğini, temlik sonucu bir ödeme yapılmış ise yapılan ödeme nispetinde borcun sona ereceğini, ifa yerine temlik yapıldığı yönünde hiçbir anlaşma bulunmadığını, davalı şirket ile davacının da müteselsil kefil olarak imzalamış olduğu factoring sözleşmesi ve ekleri ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenen emredici olmayan temlik hükümlerinin tersine çevrildiğini, sözleşme uyarınca faktoring şirketinin temlik edilen alacağı takip ve tahsil ile mükellef olmadığının açıkca kararlaştırıldığını, dava konusu olayda da temlikin niteliği gereği bakiye borç tutarı için icra takibine devam edildiğini, boş kısımların rıza hilafına doldurulduğu iddiasının haksız olduğunu, senet metninde, teminat senedi olduğuna dair ibare bulunmadığını, müvekkili tarafından tahsil edilen miktarın icra dosyasına bildirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, aval verenin bonodaki (poliçe, çek) borç dolayısıyla lehine aval verdiği şahıstan müstakil olarak ve diğer bütün bono borçlularıyla birlikte müteselsil sorumlu olduğu, alacaklının, lehine aval verilene gitmeye lüzum görmeden, doğrudan doğruya aval verenden ödeme talebinde bulunabileceği, avalistin lehine taahhüt altına girdiği kimse gibi sorumlu olduğu, takibe konu bonoda avalist olan davacının senet borcundan sorumlu olduğu gibi, senet borçlusunun ileri sürülebileceği tüm ödeme def'ilerini ileri sürebileceği, davacının, takip ve dava tarihleri arasında ödeme yapıldığını, kendisi açısından borç kalmadığını ileri sürdüğü, davacının avalist olduğu dava konusu senette teminat senedi olduğuna dair bir ibarenin bulunmadığı, davalının İstanbul 2. İcra Dairesinin 2013/810 sayılı dosyasından takibe konu ettiği alacağının fiili ödemenin yapıldığı 16.04.2013 tarihi itibarıyla 3.834.469,68 TL’ye ulaştığı, davalının ticari defterlerine göre 16.04.2013 tarihinde ödendiği belirlenen 1.522.417,30 euronun fiili ödeme tarihinde 3.572.808,91 TL'ye karşılık geldiği, bu tutar öncelikle takip giderleri ve işlemiş faizlerden düşülmek suretiyle dosya alacağından mahsup edildiğinde 16.04.2013 tarihi itibarıyla bakiye 251.810,76 TL borç kaldığı, 16.04.2013 tarihine göre 140.292,36 USD ettiği, 16.04.2013 tarihinden 12.08.2013 satış tarihine kadar işlemiş 1.700,80 USD temerrüt faizinin 12.08.2013 tarihinde geçerli kurdan hesaplanan karşılığı 3.281,53 TL eklendiğinde bakiye alacağın 255.092,29 TL olduğu, dava dışı borçlu ... Metal Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti.'nin hacizli taşınır mallarının bir başka alacaklının yaptığı takip dosyasından satışı sonucu düzenlenen sıra cetvelinde bu dosyaya isabet eden 476.876,74 TL düşüldüğünde, davalı tarafından 15.01.2013 tarihinde davacı ... ve dava dışı diğer borçlular aleyhinde ... . İcra Müdürlüğünün 2013/810 sayılı dosyasından yapılan takipte talep edilen alacağın tamamının huzurdaki dava tarihinden önce 12.08.2013 tarihinde 221.695,45 TL fazlasıyla dava dışı diğer şahıslar tarafından ödendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün 2013/810 sayılı dosyasında takibe konu 09.03.2012 düzenleme tarihli, 04.01.2013 vade tarihli, 2.750.000,00 USD bedelli bonodan dolayı ve bu bonoya dayalı olarak yapılan takip miktarı 3.623.103,11 TL'den dolayı davacının, davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, bonoya dayalı başlatılan takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. V. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 26.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.