4. Hukuk Dairesi 2020/2246 E. , 2020/3282 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar ... ve ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 03/03/2015 gününde verilen dilekçe ile trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; uyuşmazlığın idari yargı merciilerinin yetki alanına girdiği anlaşılmakla dava dilekçesinin yargı yolu bakımından reddine dair verilen 12/11/2015 günlü kararın Yargıtayca incelen…
**4. Hukuk Dairesi 2020/2246 E. , 2020/3282 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar ... ve ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 03/03/2015 gününde verilen dilekçe ile trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; uyuşmazlığın idari yargı merciilerinin yetki alanına girdiği anlaşılmakla dava dilekçesinin yargı yolu bakımından reddine dair verilen 12/11/2015 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, dava konusu uyuşmazlığın idari yargının görev alanına girmesi sebebiyle dava dilekçesinin yargı yolu bakımından reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar vekili, müvekkillerinin araç işleteni ve sürücüsü olduklarını, olay günü yol üzerinde oturmamış mıcır taşları olması sebebiyle davacı sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybettiğini, aracın takla atarak yol kenarında bulunan dava dışı yayalara çarptığını bu şekilde maddi hasarlı, ölümlü ve yaralamalı kazanın gerçekleştiğini, davalı idarenin kusurlu olduğunu belirterek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava dilekçesinin yargı yolu bakımından reddine karar verilmiştir. Dava, trafik kazasına bağlı maddi ve manevi tazminat davasıdır. Somut uyuşmazlıkta çözümlenmesi gereken esas sorun, davanın hangi yargı kolunda görüleceği üzerinde toplanmaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun birinci maddesinde, bu Kanun’un amacının, karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenini sağlamak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri belirlemek olduğu belirtilmiştir. Öte yandan, 2918 sayılı Kanun'un 6099 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değiştirilen 110. maddesi ise “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.” şeklindedir. Yasama belgeleri ile anılan düzenlemenin gerekçesine bakıldığında, 2918 sayılı Kanun’un uygulanması gereken sorumluluk davalarında bir karmaşanın söz konusu olduğu, bu karmaşanın adli yargı yerlerinin görevli olduğu belirlenmek suretiyle giderilmek istendiği anlaşılmaktadır.