Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2024/2330 E. , 2024/4952 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2024/2330 Karar No : 2024/4952 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... İnşaat Beton A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Karayolları 3.Bölge Müdürlüğünce i
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2024/2330 E. , 2024/4952 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2024/2330 Karar No : 2024/4952 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... İnşaat Beton A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Karayolları 3.Bölge Müdürlüğünce ihale edilen ... ihale kayıt nolu "Karaman Çevre Yolu Toprak İşleri Köprü Sanat Yapıları ve Bitümlü Sıcak Karışım Kaplama İkmal İnşaatı İşi’ni üstlenen iş ortaklığından devralan davacı tarafından ihale kararı ve hakediş ödemeleri nedeniyle ödenen damga vergisinin iadesi talebiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile ödenen tutarın ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faizi ile iadesi istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının iş ortaklığındaki payına (%1) isabet eden hakediş ödemeleri ile 10 ila 12 nolu hak ediş ödemeleri üzerinden kesilen damga vergileri yönünden, söz konusu vergilerin doğduğu tarihte davacının vergi, resim, harç istisna belgesi bulunmamakta ise de anılan işe yönelik ihalenin uluslararası ihale olduğu ve işin cari yıl yatırım programında yer aldığı, Anayasa Mahkemesinin 24/12/2020 tarih ve E:2020/15, K:2020/78 sayılı iptal kararı sonrası oluşan yeni hukuki durum nedeniyle iş için davacının vergi, resim, harç istisnasından yararlanmasına yönelik olarak Ticaret Bakanlığı tarafından ... tarih ve ... sayılı "Vergi, Resim ve Harç İstisnası Belgesi" verildiği vergi, resim, harç istisna belgesine sahip olan davacının bu belge kapsamında işin davacıya devrinden itibaren yapılan vergilendirmeler için damga vergisi istisnasından yararlandırılması gerektiğinden mevzuda hata yapılmak suretiyle ödenen vergilerin düzeltme-şikayet hükümleri uyarınca iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair işlemin bu kısımlarında hukuka uyarlık bulunmadığından ödenen damga vergilerinin kesinti tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faizi ile birlikte iadesi gerektiği; dava konusu ihale karar damga vergisi ile ... İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti., ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti. İş Ortaklığına ve ... Mühendislik A.Ş.'nin İş Ortaklığındaki payına (%99) isabet eden hakediş ödemeleri üzerinden kesilen damga vergileri yönünden, işin davacıya devir tarihinden önce ... İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti., ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından ödenen ihale karar damga vergisi ile ... İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti., ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti. İş Ortaklığı ve ... Mühendislik A.Ş.'nin İş Ortaklığındaki payına isabet eden hakediş ödemeleri üzerinden kesilen damga vergileri yönünden davacı adına yapılmış bir ödeme ve kesinti bulunmadığı, dolayısıyla verginin kanuni ya da fiili mükellefi olmayan davacı şirketin mal varlığında bir azalmaya sebep olmadığı gibi sözleşmenin tüm hak ve vecileri ile devir alınmasının davacıya ödemediği bir verginin iadesini talep etme hakkı vermediği anlaşıldığından ödenen vergilerin düzeltme-şikayet hükümleri uyarınca iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair işlemin bu kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığı; gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dava konusu işlemin davacının iş ortaklığındaki payına (%1) isabet eden hakediş ödemeleri ile 10 ila 12 nolu hak ediş ödemeleri üzerinden kesilen damga vergilerine ilişkin kısmının iptaline ve bu kısımların ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faizi ile birlikte iadesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:Mahkeme kararının, davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunda ileri sürülen iddialar, sözü geçen kararın bu kısımlarının kaldırılmasını sağlayacak durumda bulunmadığı; davalının istinaf başvurusuna gelince, olayda, dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinden ... sayılı ihaleye yabancı katılımcıların da iştirak etmesi nedeniyle Anayasa Mahkemesi iptal kararının vergilendirme hatası kapsamında iadeye gerekçe olarak gösterilemeyeceği sonucuna varıldığından, yasal mevzuat gereğince ihale tarihi itibariyle Vergi, Resim, Harç İstisnası Belgesi alması mümkün olan ana yüklenici firmaların söz konusu belgeyi almamaları nedeniyle hakediş ödemelerinden sonraki 29/09/2021 tarihinde Anayasa Mahkemesi kararından sonra alınan belgeye dayalı olarak hakediş ödemeleri üzerinden alınan damga vergilerine ilişkin iade taleplerinin reddine dair işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ve söz konusu kısım yönünden davanın kabulü yolundaki hüküm fıkrasında yasal isabet görülmediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının davanın kısmen iptali yolundaki hüküm fıkrasının kaldırılmasına, bu kısım yönünden de davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:İhale konusu işin, Kalkınma Bakanlığı cari yıl yatırım programında yer aldığı, işin ihalesinin yerli ve yabancı isteklilere açık yapıldığı, vergi resim harç istisna belgesi düzenlenmesine engel olan kuraldaki ibarenin Anayasa Mahkemesince iptaline karar verildiği, ihale konusu işe ilişkin vergi resim harç istisna belgesi düzenlendiği, ihale konusu işin devralınmasıyla birlikte devredenin taraf sıfatı ve taraf sıfatından doğan bütün hak ve borçların kendilerine intikal ettiği, işin döviz kazandırıcı faaliyetler kapsamında olması nedeniyle işe ilişkin düzenlenen kağıtların damga vergisinden istisna olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun, sözleşmenin devri başlıklı 16.maddesi, aynı kanuna 7161 sayılı Kanun'un 32.maddesi ile eklenen sözleşmelerin tasfiyesi veya devri başlıklı geçici 4.maddesi, hüküm bulunmayan haller başlıklı 36.maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun sözleşmenin devri başlıklı 205.maddesi, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu tanımlar başlıklı 4.maddesinin ihale tanımına dair kısmı ile 488 sayılı Kanun'un 1 ve 3.maddesi, 213 sayılı Kanun'un 122.maddesi yer alan kurallarının değerlendirilmesinden, sözleşmenin, zorunlu hallerde ihale yetkilisinin yazılı izni ile başkasına devredilebileceği, devir alacaklarda ilk ihaledeki şartların aranacağı, 31/8/2018 tarihinden önce 4734 sayılı Kanuna göre ihalesi yapılan ve 18/1/2019 tarihi itibarıyla devam eden sözleşmelerin, imalat girdilerinin fiyatlarında beklenmeyen artışlar meydana gelmesi nedeniyle yüklenicinin başvurusu üzerine idarenin onayı ile devredilebileceği, bu durumda da devir alacaklarda ilk ihaledeki şartların, devir tarihi itibarıyla aranacağı, devreden yüklenicinin teminatının iade edileceği, yüklenicinin devir tarihine kadar gerçekleştirdiği imalatlar dışında idareden herhangi bir hak talebinde bulunamayacağı, Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nunda hüküm bulunmayan hallerde, Borçlar Kanunu hükümleri uygulanacağı, bu itibarla; sözleşmenin devrinin, kanundan doğan halefiyet hâlleri ile diğer özel hükümler saklı olmak üzere sözleşmeyi devralan ile devreden ve sözleşmede kalan taraf arasında yapılan ve devredenin bu sözleşmeden doğan taraf olma sıfatı ile taraf olma sıfatından kaynaklanan bütün hak ve borçlarını devralana geçiren bir anlaşma olduğu, sözleşmenin devrinin geçerliliğinin, devredilen sözleşmenin şekline bağlı olduğu, sözleşmeyi devralan ile devreden arasında yapılan ve sözleşmede kalan diğer tarafça önceden verilen izne dayanan veya sonradan onaylanan anlaşmanın da, sözleşmenin devri hükümlerine tabi olduğu, sözleşmenin devri ile sözleşmenin sona ermediği sözleşme ilişkisinde tarafın değişip devralının devredenin yerine geçtiği, sözleşme ilişkisinin değişmeksizin devam ettiği, devir sözleşmesi ile devralan tarafın, devreden tarafın taraf olma sıfatını ve taraf olma sıfatından kaynaklanan ve devir zamanında henüz tüketilmemiş olan bütün hakların sahibi ve borçların ise sorumlusu haline geldiği, devrin kapsamına devir zamanında henüz tüketilmemiş olan sözleşme hükmünden kaynaklanan hak ve borçlar ile sözleşme giderlerinden kaynaklanan hak ve borçların da dahil olduğu, ihalenin anılan kanunda yazılı usul ve şartlarla mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin istekliler arasından seçilecek birisi üzerine bırakıldığını gösteren ve ihale yetkilisinin onayını müteakip sözleşmenin imzalanması ile tamamlanan işlemler bütünü olduğu, sözleşme giderleri arasında bulunan damga vergisinin 488 sayılı Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yer alan kağıtların düzenlenmesinden doğduğu, damga vergisi mükellefinin ise kağıtları imza eden taraflar olduğu, resmi daireler ile kişiler arasındaki işlemlere ait kağıtların damga vergisini kişilerin ödeyeceği, ihale işlemleri uygulaması kapsamında düzenlenen ihale kararı ve sözleşme ile iş bedelinin tediyesine dair makbuzlar nedeniyle damga vergisi alınmasının vergi hatasına dayanması halinde mükelleflerin vergi işlemlerindeki hataların düzeltilmesini ve yersiz ödenen verginin iadesini talep haklarının bulunduğu, verginin yersiz ödenmesi nedeniyle doğan alacak hakkının beraberinde talep yetkisini de getirdiği, kaynağını özel kanundan alan ihale sözleşmelerinin devri durumunda devir sözleşmesinin kapsamına sözleşmenin devri zamanında henüz tüketilmemiş olan ihale işlemleri uygulaması kapsamında alınan ihale kararı ve düzenlenen sözleşme hükmünden kaynaklanan hak ve borçlar ile ihale kararı ve iş bedelinin tediyesine dair makbuzlar dahil sözleşme giderlerinden kaynaklanan hak ve borçların da dahil olduğu ve bu hak ve borçların da devir sözleşmesi ile birlikte devralana intikal ettiği, bu durumda sözleşme giderleri mahiyetindeki ihale işlemleri -ihale kararı, sözleşme ve iş bedelinin tediyesine dair makbuzlar- nedeniyle damga vergisi alınmasının vergi hatasına dayanması halinde vergi işlemlerindeki hataların düzeltilmesi ve yersiz ödenen verginin iadesini talep hakkının devir sözleşmesi ile birlikte devralana geçtiği, ihale kararı ve iş bedelinin tediyesine dair makbuzlar dahil sözleşme giderleri olarak ödenen damga vergisinin yersiz ödenmiş olması halinde damga vergisi alacağını talep yetkisinin devralanda bulunduğu, bu bağlamda devralanın, vergi uyuşmazlıklarının idari aşamada çözüm yolu olarak Vergi Usul Kanununda öngörülen hata düzeltme yoluyla uyuşmazlık konusu alacağı talep yetkisini kullanabileceği anlaşılmaktadır. Olayda, Karayolları 3.Bölge Müdürlüğünce ihale edilen ... ihale kayıt nolu "Karaman Çevre Yolu Toprak İşleri Köprü Sanat Yapıları ve Bitümlü Sıcak Karışım Kaplama İkmal İnşaatı İşi’ne ilişkin ihaleyi yapan kurum ile dava dışı şirketler arasında düzenlenen ihale sözleşmesinin ihaleyi yapan kurumun izniyle düzenlenen 24/07/2019 tarihli devir sözleşmesi ile davacı ve dava dışı şirket ... Müh.A.Ş. tarafından dava dışı şirketlerden bütün hak ve vecibeleri ile devralındığı, akabinde yine ihaleyi yapan kurumun izniyle düzenlenen 07/06/2021 tarihli devir sözleşmesi ile davacı tarafından dava dışı ... Müh.A.Ş.'nden işin bütün hak ve vecibeleri ile devralındığı, devir sözleşmesi ile devralan tarafın, devreden tarafın taraf olma sıfatı ve taraf olma sıfatından kaynaklanan ve devir zamanında henüz tüketilmemiş olan bütün hakların sahibi, borçların sorumlusu haline geldiği, devir sözleşmesinin kapsamına devredenin devir tarihine kadar gerçekleştirdiği imalatlar dışında sözleşmenin devri zamanında henüz tüketilmemiş olan ve ihale işlemleri uygulaması kapsamında alınan ihale kararı ve düzenlenen sözleşmenin hükmünden kaynaklanan hak ve borçlar ile ihale kararı ve iş bedelinin tediyesine dair makbuzlar dahil sözleşme giderlerinden kaynaklanan hak ve borçlarının dahil olduğu ve bu hak ve borçların devralana geçtiğinin kabulü gerektiğinden, davacının, ihale işlemleri uygulaması kapsamındaki ihale kararı ve iş bedelinin tediyesine dair makbuzlar dahil sözleşme giderleri olarak ödenen damga vergisinin vergi hatasına dayandığını ileri sürerek vergi işlemlerindeki hataların düzeltilmesini ve yersiz ödenen verginin iadesini talep yetkisi bulunmakla birlikte ihale konusu işe ilişkin düzenlenen kağıtların damga vergisinden müstesna tutulabilmesi için işin döviz kazandırıcı faaliyetler kapsamında bulunması gerekmektedir. Uyuşmazlıkta, Kalkınma Bakanlığı cari yıl yatırım programında yer alan ve şartnamesinde ihalesine katılımın yerli ve yabancı tüm isteklilere açık olduğu belirtilen işin, 6728 sayılı Kanunun 27. maddesi ile değişik 488 sayılı Kanununun Ek-2. maddesinde sayılı damga vergisinden istisna edilen döviz kazandırıcı faaliyetler arasında bulunduğu, işin ihalesine ihale komisyonunca teklifi geçerli kabul edilen yabancı firmaların bir iştirakinin bulunmadığı, diğer deyişle ihalede işin üzerine bırakılabileceği seçilecek istekliler arasında yabancı firmaların bulunmadığı görülmektedir. Öte yandan döviz kazandırıcı faaliyetlere ilişkin ihalede yabancı firmalarca ihalenin üzerine bırakılmasına dönük teklif verilmemesi nedeniyle faaliyetin vergi resim harç istisna belgesine bağlanmasına engel olan 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun Ek 2. maddesinde yer alan "... ve yabancı firmalarca da teklif verilen" ibaresinin iptali istemiyle yapılan başvuru üzerine verilen Anayasa Mahkemesinin 24/12/2020 tarih ve E:2020/15, K:2020/78 sayılı kararıyla mülkiyet hakkına müdahale içeren normun, hukuki öngörülebilirlik ve belirlilik unsurlarını ihtiva etmediği belirtilerek, anılan maddede geçen ... ve yabancı firmalarca da teklif verilen" ibaresinin iptaline karar verildiği görülmektedir. Anayasa Mahkemesi iptal kararı ile normun bünyesinde mülkiyet hakkına müdahalede bulundurması gereken unsurları barındırmadığı, diğer bir ifadeyle mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin kanunilik koşulunu sağlamadığı ortaya çıkmış olup Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcılığı karşısında, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının yürürlüğe girmesi ile öznel işlemlerin dayanağı normun Anayasa Mahkemesi kararının yürürlüğe gireceği güne kadar ki dönem için geçerliliği iptal karının yürürlüğe girmesiyle sona ereceğinin, Anayasa Mahkemesi tarafından Anayasa aykırılığı saptanan norma dayanarak tesis edilen islemlerin geçerliliğini ileriye yönelik ilelebet sürdürebilmelernin olanaksız hale geleceğinin kabulü gerekmektedir. Zira iptal kararının yürürlüğe girmesiyle normu ileriye yurutmenin, bu norma dayanan öznel işlemlere ileriye dönük geçerlilik tanımaya hukuki imkan bulunmamaktadır. Aksinin kabulü dayanak normu yürürlükten kalkmış öznel işlemlerle kişilere Anayasa ile teminat altına alınan hak ve ödevlerin ötesinde ileriye yönelik ilelebet hak bahşedilmesi, ödev yüklenmesi anlamına gelecektir ki bu durum Anayasada düzenlenen Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü ilkesine ve mülkiyet hakkı bağlamında eşitlik ilkesine aykırı düşecektir.Bu itibarla, öznel işlemlerin dayanağı normun iptaline dair Anayasa Mahkemesi kararının yürürlüğe girmesiyle birlikte hukuki denetiminin oluşan yeni hukuki duruma göre yapılması gerektiği açıktır. Bu durumda, Kalkınma Bakanlığı cari yıl yatırım programında yer alan ve şartnamesinde ihalesine katılımın yerli ve yabancı tüm isteklilere açık olduğu belirtilen ve döviz kazandırıcı faaliyet olarak yasada kabul edilmiş işe ilişkin işlemler nedeniyle düzenlenen kağıtlara damga vergisi istisnası uygulanması gerektiğinden, mevzuda hata edilerek tahsil edilen damga vergisinin iadesi talebiyle düzeltme zamanaşımı süresi içinde yapılan başvurunun reddedilmesinin, verginin kanuniliği ilkesine aykırı olduğu, dolayısıyla dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığından, davayı kısmen reddeden kısmen kabul eden Vergi mahkemesi kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunu reddeden, davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunu kabul edip Vergi mahkemesi kararının davanın kabulüne ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına, davanın reddine hükmeden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin kabulü ile temyiz edilen kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Davacı tarafından, Karayolları 3.Bölge Müdürlüğünce ihale edilen ... ihale kayıt nolu "Karaman Çevre Yolu Toprak İşleri Köprü Sanat Yapıları ve Bitümlü Sıcak Karışım Kaplama İkmal İnşaatı İşi’ni işi üstlenen iş ortaklığından devralan iş ortaklığından devraldığından bahisle işe ilişkin ihale kararı ve hakediş ödemeleri nedeniyle ödenen damga vergisinin iadesi talebiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile ödenen tutarın ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faizi ile iadesi istenilmektedir. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 122. maddesinde, mükelleflerin, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden isteyebilecekleri; 124. maddesinde de, vergi mahkemelerinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilecekleri açıklanmıştır. Bu maddeler uyarınca düzeltilmesi vergi dairelerinden istenebilecek vergi hatasının tanımı ise, aynı Kanunun 116. maddesinde, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak yapılmış, 117. maddesinde, hesap hataları olarak; matrah hataları, vergi miktarında hatalar ve verginin mükerrer olması; 118. maddesinde de, vergilendirme hataları olarak; mükellefin şahsında hata, mükellefiyette hata, mevzuda hata ve vergilendirme veya muafiyet döneminde hatalar gösterilmiş bulunmaktadır. Anayasa’nın 35. maddesinde, "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Numaralı Protokolünün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde, "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir. Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik düzenlemelere yer verilmiş ve mülkiyet hakkı korunması gereken temel insan hakları arasında sayılmıştır. Mülkiyet hakkına müdahalelerin de olabileceği hükme bağlanarak bu müdahalelerde kamu yararı, kanuni düzenleme ve ölçülülük ya da orantılılık gibi uluslararası hukukun genel ilkelerinin varlığının dikkate alınması gerektiği, aksi durumda müdahalenin mülkiyet hakkının ihlaline neden olacağı kabul edilmiştir. Bu husus Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarıyla da ortaya konulmuştur. Anayasa'nın 153. maddesinde ise Anayasa Mahkemesi kararlarının kesin olduğu, iptal kararlarının gerekçesi yazılmadan açıklanamayacağı, Anayasa Mahkemesinin, bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemeyeceği, kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümlerinin, iptal kararlarının Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkacağı, gereken hallerde, Anayasa Mahkemesinin, iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabileceği, bu tarihin, kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemeyeceği, iptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisinin, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun teklifini, öncelikle görüşüp karara bağlayacağı, iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, Anayasa Mahkemesi kararlarının Resmî Gazete'de hemen yayımlanacağı ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlayacağı düzenlenmiştir. 09/08/2016 tarih ve 29796 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6728 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile değişik 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun Ek 2. maddesinin 2. fıkrasında; vergi, resim, harç istisnası belgesine bağlanan ve maddenin devamında sayılan diğer döviz kazandırıcı faaliyetlere ilişkin işlemler nedeniyle, belgenin geçerlilik süresi içerisinde, belgede yer alan tutarla sınırlı olmak kaydıyla düzenlenen kağıtların damga vergisinden müstesna olduğu belirtilmiş, (a) bendinde de Kalkınma Bakanlığınca yayımlanan cari yıl yatırım programında yer alan yatırımlardan ve Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığının bu programda yer almayan kamu yatırımlarından uluslararası ihaleye çıkarılanların ihalesini kazanan veya yabancı para ile finanse edilenlerin yapımını üstlenen ana yüklenici firmaların (alt yükleniciler hariç) yapacakları teslim, hizmet ve faaliyetlerin damga vergisinden müstesna olduğu; 3. fıkrasında; Vergi, Resim, Harç İstisnası Belgesi almak amacıyla proje formu ekinde verilecek taahhütnameler ile bu maddenin (2) numaralı fıkrasının (a), (b), (d), (e), (g), (j), (l) ve (o) bentlerinde sayılan işlem ve faaliyetlere ilişkin sözleşme safhasından önceki teminatlar ve ihale kararlarına belge aranmaksızın resen damga vergisi istisnası uygulanır, 4. fıkrasında; bu maddenin uygulanmasında, uluslararası ihalenin; Kamu kurum ve kuruluşları tarafından yerli ve yabancı firmaların ayrı ayrı veya birlikte iştirakine açık olarak çıkarılan ve yabancı firmalarca da teklif verilen ihaleyi, Vergi, Resim, Harç İstisnası Belgesinin ise; döviz kazandırıcı faaliyetleri teşvik etmek amacıyla damga vergisi istisnası uygulanabilmesi için alınması ve ibraz edilmesi gereken, vergiye tabi kâğıdın düzenlendiği tarihte geçerli Ekonomi Bakanlığınca düzenlenen belgeyi ifade ettiği, 492 sayılı Harçlar Kanununun 6728 sayılı Kanunun 35. maddesiyle değişik Ek 1. maddesinin 2. fıkrasında da, Vergi, Resim, Harç İstisnası Belgesine bağlanan aşağıda sayılan diğer döviz kazandırıcı faaliyetlere ilişkin işlemlerin, belgenin geçerlilik süresi içerisinde belgede yer alan tutarla sınırlı olmak kaydıyla harçtan müstesna olduğu, anılan maddelerin 4. fıkrasında ise; Uluslararası ihalenin; Kamu kurum ve kuruluşları tarafından yerli ve yabancı firmaların ayrı ayrı veya birlikte iştirakine açık olarak çıkarılan ve yabancı firmalarca da teklif verilen ihaleyi ifade ettiği hükme bağlanmıştır. Dairemizce söz konusu maddelerdeki uluslararası ihale tanımında yer alan "ve yabancı firmalarca da teklif verilen" ibaresinin Anayasa'nın 2 ve 73. maddelerine aykırı olduğu itirazıyla 07/10/2019 tarihinde Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmiş, Anayasa Mahkemesi tarafından 24/12/2020 tarih ve E:2020/15, K:2020/78 sayılı kararla; bir ihalenin uluslararası ihale niteliğinde kabul edilmesi ve bu sayede döviz kazandırıcı faaliyet kapsamında değerlendirilmek suretiyle damga vergisi ve harç istisnasının uygulanması için öngörülen yabancı firmalarca da teklif verilmesi şartının hukuki öngörülebilirlik ve belirlilik ilkelerine aykırı olacak şekilde düzenlendiği sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle "ve yabancı firmalarca da teklif verilen" ibaresi iptal edilmiş, anılan karar 28/04/2021 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrasında, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun Ek 2. maddesinin 4. fıkrasında yer alan uluslararası ihale tanımı, "kamu kurum ve kuruluşları tarafından yerli ve yabancı firmaların ayrı ayrı veya birlikte iştirakine açık olarak çıkılan ihale" olarak Kanunda yer almış bulunmaktadır. 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun, 18/01/2019 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7161 sayılı Kanunun 32. maddesiyle eklenen "Sözleşmelerin tasfiyesi veya devri" başlıklı geçici 4. maddesinde; 31/8/2018 tarihinden önce 4734 sayılı Kanuna göre ihalesi yapılan (3 üncü maddesindeki istisnalar dâhil) ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla devam eden sözleşmelerinn, imalat girdilerinin fiyatlarında beklenmeyen artışlar meydana gelmesi nedeniyle, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonraki 60 gün içinde yüklenicinin idareye yazılı olarak başvurması kaydıyla, Hazine ve Maliye Bakanlığının görüşü alınarak idarenin onayına bağlı olarak feshedilip tasfiye edilebilir veya devredileceği, bu durumda devir alacaklarda ilk ihaledeki şartların, devir tarihi itibarıyla aranacağı ve devirden veya fesihten kaynaklanan kısıtlama ve yaptırımların uygulanmayacağı. yüklenimi ortak girişim tarafından yürütülen sözleşmelerde ortaklar arasında devir veya hisse devirlerinde ilk ihaledeki yeterlik şartlarn aranmayacağı, sözleşmesi feshedilen veya sözleşmeyi devreden yüklenicinin teminatının iade edileceği, bu fıkra kapsamında devredilen sözleşmeler ile bu fıkra kapsamına girmekle birlikte devredilmeyen sözleşmelerde, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonraki 60 gün içinde yüklenicinin idareye yazılı olarak başvurması kaydıyla süre uzatımına ilişkin kısıtlama ve şartlara tabi olunmaksızın Hazine ve Maliye Bakanlığının görüşü alınarak idare tarafından süre uzatılabileceği, sözleşmenin bu madde kapsamında feshedilerek tasfiye edilmesi veya devredilmesi durumunda yüklenicinin, fesih veya devir tarihine kadar gerçekleştirdiği imalatlar dışında idareden herhangi bir hak talebinde bulunamayacağı, yüklenici tarafından, işin idarece uygun görülecek can ve mal güvenliği ile yapı güvenliğine yönelik tedbirlerin alınmasının şart olduğu, bu kapsamda düzenlenecek fesihnamelerden ve devredilecek sözleşmelerden damga vergisi alınmayacağı hükme bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; 31/8/2018 tarihinden önce 4734 sayılı Kanuna göre ihalesi yapılan ve 18/01/2019 tarihi itibarıyla devam eden sözleşmelerin, imalat girdilerinin fiyatlarında beklenmeyen artışlar meydana gelmesi nedeniyle, 18/01/2019 tarihinden sonraki 60 gün içinde yüklenicinin idareye yazılı olarak başvurması kaydıyla, Hazine ve Maliye Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle idarenin onayına bağlı olarak devredileceği, bu durumda sözleşmeyi devreden yüklenicinin teminatının iade edileceği ve devir tarihine kadar gerçekleştirdiği imalatlar dışında idareden herhangi bir hak talebinde bulunamayacağı; vergi, resim, harç istisnası belgesine bağlanan diğer döviz kazandırıcı faaliyetlere ilişkin işlemler nedeniyle, belgenin geçerlilik süresi içerisinde, belgede yer alan tutarla sınırlı olmak kaydıyla düzenlenen kağıtların damga vergisinden müstesna olduğu, Kalkınma Bakanlığınca yayımlanan cari yıl yatırım programında yer alan yatırımlardan uluslararası ihaleye çıkarılanların ihalesini kazanan veya yabancı para ile finanse edilenlerin yapımını üstlenen ana yüklenici firmaların (alt yükleniciler hariç) yapacakları teslim, hizmet ve faaliyetlerin diğer döviz kazandırıcı faaliyetlere ilişkin işlemler arasında sayıldığı, Anayasa Mahkemesi tarafından 24/12/2020 tarih ve E:2020/15, K:2020/78 sayılı kararla; bir ihalenin uluslararası ihale niteliğinde kabul edilmesi ve bu sayede döviz kazandırıcı faaliyet kapsamında değerlendirilmek suretiyle damga vergisi ve harç istisnasının uygulanması için öngörülen yabancı firmalarca da teklif verilmesi şartının hukuki öngörülebilirlik ve belirlilik ilkelerine aykırı olacak şekilde düzenlendiği sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle "ve yabancı firmalarca da teklif verilen" ibaresinin iptal edildiği, açık olarak vergiden müstesna bulunan gelir, servet, madde, kıymet, evrak ve işlemler üzerinden vergi alınmasının mevzuda hata kapsamında vergilendirme hatası niteliği taşıdığı mükelleflerin, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebileceği ve vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebileceği sonucuna ulaşılmaktadır. Dosyanın incelenmesinden, Karayolları 3.Bölge Müdürlüğünce ihale edilen ... ihale kayıt nolu "Karaman Çevre Yolu Toprak İşleri Köprü Sanat Yapıları ve Bitümlü Sıcak Karışım Kaplama İkmal İnşaatı İşi’" ne ait ihaleye katılımın yerli ve yabancı isteklilere açık olduğu ve ihale konusu işin döviz kazandırıcı faaliyetler kapsamında olduğundan bahisle anılan işe ilişkin ihale kararı ve hakediş ödemeleri nedeniyle ödenen damga vergisinin iadesi talebiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun 31/01/2023 tarih ve 8673sayılı işlem ile reddi üzerine bu ret işleminin iptali ve ödenen tutarın faizi ile birlikte iadesi istemiyle davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Olayda, dava konusu damga vergilerine yönelik sözleşmenin 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun Geçici 4. maddesi hükmüne uygun olarak yapılan devir sözleşmesi ile davacı tarafından devralındığı, devir sözleşmesinin, ilgili idarece diğer devir işlemlerinde de kullanılmak üzere kanuna uygun olarak düzenlenmiş, tip sözleşme niteliğinde olduğu, söz konusu devir işleminin, şartlarının ve usulünün kanunla düzenlendiği, anılan düzenlemenin gerekçesinde, sözleşmelerin imalat girdilerinde meydana gelen beklenmeyen fiyat artışları dolayısıyla ülkemizin kalkınması için çok önemli olan büyük projelerin ve kamu hizmetlerinin aksamamasını ve oluşan mağduriyetlerin giderilmesini teminen yüklenicilere idare onayına bağlı olarak fesih ya da devir hakkı verilmesi amaçlandığının belirtildiği, buna göre imalat girdilerinde meydana gelen fiyat artışları nedeniyle şartları zorlaşan yüklenicilere sözleşmeyi tamamen devretme imkanı sağlandığı, devir sözleşmesinde, ihale konusu işin davacı tarafından bütün hak ve vecibeleri ile devralındığının açıkça belirtildiği görüldüğünden, kanunda öngörülen usulüne uygun olarak devir sözleşmesi ile yapım işini bütün hak ve vecibeleriyle devralan davacının işe ilişkin olarak düzenlenen ve işin devamı için hüküm ve sonuçlarını doğurmaya devam eden kağıdın aynından doğan verginin iadesini talep etme hakkına da sahip olduğunun kabulü gerekmekte olup, davacı tarafından yapılan başvurunun da davalı idare tarafından sözleşmenin düzenlendiği tarih itibarıyla vergi resim harç istisna belgesi bulunmadığı gerekçesiyle reddedildiği anlaşılmaktadır. Öte yandan, yukarıda yer verilen Anayasa'nın 153. maddesinde düzenlenen, iptal kararlarının geriye yürümezliğine ilişkin kural, iptal edilen hükümlere göre kazanılmış hakların ortadan kaldırılmasına veya toplum huzurunun bozulmasına yol açacak sonuçları önlemek amacıyla kabul edilmiş olup bu kuralın mutlak anlamda anlaşılıp uygulanamayacağı; özellikle bir davaya bakmakta olan mahkeme tarafından itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine götürülen konularda uygulanmasının mümkün olmadığı, aksi hâlde Anayasa'nın 152. maddesinde düzenlenmiş olan "Anayasa'ya aykırılığın diğer mahkemelerde ileri sürülmesi" (itiraz) yolunun hukuk ve uygulama yönünden sonuçsuz kalacağı yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır. Nitekim Anayasa'nın, itiraz yoluna başvurulan kanun hakkındaki Anayasa Mahkemesi kararının beş ay içinde gelmemesi hâlinde mahkemenin davayı yürürlükteki kanun hükümlerine göre sonuçlandıracağına işaret edilen 152. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "Ancak, Anayasa Mahkemesi'nin kararı, esas hakkındaki karar kesinleşinceye kadar gelirse, mahkeme buna uymak zorundadır." yolundaki kural da Anayasa Mahkemesinin verdiği iptal kararlarının, bu karardan önce açılmış bulunan davalarda uygulanması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır. Bu hukuksal durumun doğal sonucu olarak, bir kanunun uygulanması nedeniyle dava açmak durumunda kalan ve Anayasa'nın 153. maddesi uyarınca itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasını isteme hakkına sahip olan kişilerin de hak veya menfaatlerini ihlâl eden kuralın, daha önce yapılan başvuru sonucunda (iptal davası veya itiraz yoluyla) Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olması hâlinde, iptal hükmünün hukukî sonuçlarından yararlanmaları gerekeceği açıktır. Aksi hâlde, Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararının uygulama tarihinin yukarıda belirtilen amaçla ayrıca belirlenmesi hâlinde, iptal edilen yasa kuralının uygulanmasının sürdürülmesi nedeniyle bu uygulamaya karşı dava yoluna başvuracakların iptal kararının hukukî sonuçlarından yararlanamayacaklarının kabulü; bir yandan dava yoluna başvuran herkes için Anayasa ile tanınmış olan itiraz hakkının bunlar için fiilen işlemez hâle getirilerek ortadan kalkması ve iptal kararının uygulanamaması, öte yandan Anayasa'ya aykırılığı hükmen saptanmış olan bir yasa kuralının uygulanmasının hukuken korunması gibi bir sonuca neden olur ki bu durumun Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine açıkça aykırılık teşkil edecektir. Bu açıklamaların sonucu olarak Anayasa Mahkemesinin 24/12/2020 tarih ve E:2020/15, K:2020/78 sayılı kararı ile iptal edilen Damga Vergisi Kanunu'nun ek 2. maddesinin (4) numaralı fıkrası ile Harçlar Kanunu'nun ek 1. maddesinin (4) numaralı fıkrasında yer alan "ve yabancı firmalarca da teklif verilen" kuralı uygulanarak bu karardan önce tesis edilmiş işlemlerin tesis edildikleri andaki duruma göre hukuka uygun olsalar da kararın yayınlanmasından sonra oluşan yeni hukuki duruma göre hukuka aykırı hale geleceklerinde duraksama yoktur. Ayrıca Anayasa Mahkemesinin 2019/40353 sayılı bireysel başvuru hakkında verdiği 28/06/2022 tarihli kararında da; 24/12/2020 tarih ve E:2020/15, K:2020/78 sayılı iptal kararında bir ihalenin uluslararası ihale niteliğinde kabul edilmesi ve bu sayede döviz kazandırıcı faaliyet kapsamında değerlendirilmek suretiyle damga vergisi ve harç istisnasının uygulanması için öngörülen yabancı firmalarca da teklif verilmesi şartının hukuki öngörülebilirlik ve belirlilik ilkelerine aykırı olacak şekilde düzenlendiği sonucuna ulaşılarak 488 sayılı Kanun'un ek 2. maddesinin (4) numaralı fıkrasında yer alan "…ve yabancı firmalarca da teklif verilen…" ibaresi ile 492 sayılı Kanun'un ek 1. maddesinin (4) numaralı fıkrasında yer alan "…ve yabancı firmalarca da teklif verilen…" ibaresini iptal ettiği; anılan kararda; bir ihalenin yerli ve yabancı katılımcılara açık olmasının bu ihalenin uluslararası ihale kabul edilebilmesi için yeterli olmadığına, ayrıca yabancı firmalarca da teklif verilmesi gerektiğine işaret edilerek bu çerçevede ihaleye yabancı firmalarca teklif verilip verilmemesine göre ihalenin uluslararası ihale niteliğinin değişeceğinin altının çizildiği; kararda, teklif sunma aşamasında ihaleye uluslararası ihale niteliği kazandıracak olan yabancı firmalarca da teklif verilmesi şartının gerçekleşip gerçekleşmeyeceği bilinemediğinden damga vergisi ve harç ödemelerinin maliyet hesabına dâhil edilip edilmemesi hususunda katılımcılar açısından öngörülemez ve belirsiz bir durumun ortaya çıktığının vurgulandığı; bu durumun ise ihale uhdesinde kalan katılımcının söz konusu ihaleden kaynaklanan işlemler ve düzenlenen kâğıtlar nedeniyle ödemek zorunda olduğu damga vergisi ve harçlara ilişkin istisnadan yararlanma imkânının bulunup bulunmadığı konusunda bir belirsizliğe yol açtığının ifade edildiği, ayrıca bu konuda oluşan öngörülemezliği ortadan kaldırabilecek herhangi bir kanuni güvencenin veya mekanizmanın bulunmadığına da dikkat çekildiği; anılan kararda her ne kadar sadece "…ve yabancı firmalarca da teklif verilen…" ibarelerinin iptaline karar vermiş ise de istisnadan yararlanılması için aranan yabancı firmalarca da teklif verilmesi şartının -düzenlemenin mevcut hâli dikkate alındığında- mekanizmayı bir bütün olarak öngörülebilir olmaktan çıkardığı tespitinin yapıldığı, bu tespitin, eldeki başvurunun kanunilik koşulunu sağlamadığı sonucuna ulaşılması yönünden yeterli görüldüğü gerekçesiyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinde, iptal davası; idarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı açılan davalar olarak tanımlanmıştır. Madde bu haliyle diğer unsurları yanında, idareyi işlem tesisine sevk eden, işlemin dayanağını oluşturan sebep ve buna bağlı olarak konu unsuru yönünden hukuka uygunluk denetiminin yapılmasını emretmektedir. İdare hukukunda, nihai işlemin oluşumuna kadar aynı veya değişik mercilerin irade açıklamalarını gerektiren işlemler "zincir işlem" olarak adlandırılmaktadır. Zincir işlemler nihai bir sonucu doğurmak amacıyla birbirini takip eden ve tamamlayıcı bir dizi işlemler olup zincirin bir halkasında ortaya çıkan hukuka aykırılık tüm işlemi hukuka aykırı hale getirmektedir. İşbu davada iptal istemine konu işlem ise; Karayolları 3.Bölge Müdürlüğünce ihale edilen ... ihale kayıt nolu "Karaman Çevre Yolu Toprak İşleri Köprü Sanat Yapıları ve Bitümlü Sıcak Karışım Kaplama İkmal İnşaatı İşi”ne ait ihaleye katılımın yerli ve yabancı isteklilere açık olduğu ve ihale konusu işin döviz kazandırıcı faaliyetler kapsamında olduğundan bahisle anılan işe ilişkin ihale kararı ve hakediş ödemeleri nedeniyle alınan damga vergisinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun, Yasada belirtilen iki koşulu sağlamasına rağmen, davacının Vergi Resim Harç İstisna Belgesinin sözleşme ve sözleşmeye ilişkin kağıtların düzenlendiği tarih itibarıyla bulunmadığından işin döviz kazandırıcı faaliyet kapsamında değerlendirilemeyeceğinden bahisle reddine dair işlemdir. Vergi Resim Harç İstisna Belgesi ile tahsil edilen damga vergisi birbirine sıkı sıkıya bağlı bulunan ve yukarıda sözü edilen zincir işlem niteliğindedir. Bu zincir işlemlerin birlikte oluşturduğu vergilendirme sürecinin istisna ve muafiyet gibi nedenlerle hatalı olduğunun ileri sürülmesinin ,213 sayılı Vergi Usul Kanunun 116 ve devamı maddelerinde düzenlenen vergi hatası kapsamında ele alınması gerekliliği, Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra ortaya çıkan hukuki sonucun uyuşmazlığa konu vergilendirme işlemini, uluslararası ihale tanımı olan kurucu unsuruyla baştan itibaren etkilemesinin doğal bir sonucudur. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrasında işe ilişkin olarak davacı adına tanzim edilen ... tarih ve ... sayılı Vergi Resim Harç İstisna Belgesinin, dava konusu işe dair sözleşmenin düzenlendiği tarih itibarıyla bulunmasına engel olan "ve yabancı firmalarca teklif verilen" ibaresinin Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmek suretiyle hukuka aykırılığının saptanmış olduğu ve vergi/harca konu işlemin, sözü edilen belgelerin geçerlilik süresi içerisinde yapılmasının zorunlu olduğu yolunda kanun hükmünde açık bir düzenlemeye yer verilmediği dikkate alındığında anılan gerekçeyle tesis edilen işlemin hukuka uygun olmadığı ve olayda alınmaması gereken verginin tahsil edilmesi suretiyle hukuki değerlendirmeyi gerektirmeyecek açıklıkta bir vergilendirme hatası bulunduğu sonucuna varılmıştır. Nitekim İhracat, Transit Ticaret, İhracat Sayılan Satış ve Teslimler ile Döviz Kazandırıcı Hizmet ve Faaliyetlerde Vergi Resim Harç İstisnası Hakkındaki Tebliğ (İhracat 2017/4)'ün 6. maddesinin 1. fıkrasının "...belge müracaat tarihi ile belge tarihi arasındaki işlemlere istisna uygulanmaz." düzenlemesi ile 8. maddesinin 2. fıkrasının "süre başlangıcı, vergi resim harç istisna belgesinin tarihidir." düzenlemesinin iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada Dairemizin 22/03/2023 tarih ve E:2022/3138 sayılı kararıyla anılan düzenlemelerin yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmiş, davalı Ticaret Bakanlığı tarafından anılan karara karşı yapılan itiraz söz konusu düzenlemeler yönünden Vergi Dava Daireleri Kurulunca reddedilmiştir. Bu durumda, Karayolları 3.Bölge Müdürlüğünce ihale edilen ... ihale kayıt nolu "Karaman Çevre Yolu Toprak İşleri Köprü Sanat Yapıları ve Bitümlü Sıcak Karışım Kaplama İkmal İnşaatı İşi’" nin Kalkınma Bakanlığınca yayımlanan cari yıl yatırım programında yer almak ve yerli ve yabancı firmaların iştirakine açık olarak uluslararası ihaleye çıkarılmak suretiyle döviz kazandırıcı faaliyetlere ilişkin olarak damga vergisi istisnasından yararlanmasına yönelik yasanın aradığı diğer tüm koşulları taşıyan işin ihalesine, ihale komisyonunca teklifi geçerli kabul edilen yabancı firmaların bir iştirakinin bulunmadığı, diğer deyişle ihalede işin üzerine bırakılabileceği seçilecek istekliler arasında yabancı firmanın bulunmadığı gözetildiğinde ve ihale tarihi itibariyle anılan işin vergi resim harç istisna belgesine bağlanmasına engel olan Damga Vergisi Kanunu'nun Ek 2. maddesinin 4. fıkrasındaki "ve yabancı firmalarca da teklif verilen" ibaresinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi karşısında, anılan işe ilişkin ihale kararı, hakediş ödemesi nedeniyle alınan damga vergisinin iadesi talebiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun,davacının Vergi Resim Harç İstisna Belgesinin sözleşme ve sözleşmeye ilişkin kağıtların düzenlendiği tarih itibarıyla bulunmadığından istisna uygulanmasının mümkün olmadığından bahisle reddine ilişkin işlemde hukuka uygunluk görülmediğinden, ihale konusu işin döviz kazandırıcı faaliyet kapsamında olması nedeniyle damga vergisinden istisna tutulması ve bu hususun vergilendirme hatası kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, temyize konu kararda hukuka uyarlık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Davacının temyiz isteminin kabulüne, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 09/10/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.