6. Hukuk Dairesi 2010/10270 E. , 2010/10892 K. "" MAHKEMESİ :Manavgat İcra Mahkemesi İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağı nedeniyle tahliye istekli olarak başlatılan icra takibi gereğince düzenlenen ödeme emrine borçlu tarafından itiraz edilmemesi üzerine davacı a…
**6. Hukuk Dairesi 2010/10270 E. , 2010/10892 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Manavgat İcra Mahkemesi İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağı nedeniyle tahliye istekli olarak başlatılan icra takibi gereğince düzenlenen ödeme emrine borçlu tarafından itiraz edilmemesi üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak kiralananın tahliyesi isteminde bulunmuştur. Mahkemece istemin reddine karar verilmesi üzerine, karar davacı alacaklı tarafından temyiz edilmiştir. İcra takibinde dayanılan ve karara esas alınan 2.1.2008 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu sözleşme ile taşınmaz davalıya demirbaşları ile birlikte otel olarak kiraya verilmiştir. Borçlar Kanunu'nun 270 ve devamı maddelerinde düzenlenen hasılat kirasından söz edilebilmesi için hasılat getiren bir taşınır ya da taşınmaz malın, ticari işletme yada hakkın kira ilişkisinin konusunu oluşturması, kiraya verilen yerin demirbaşları ve işletme hakkı ile birlikte kiraya verilmesi gerekir. Kiralananın demirbaşları ile birlikte kiraya verilmiş olması taraflar arasındaki kira ilişkisini hasılat kirası olarak nitelendirmek için yeterli değildir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden kiralananın işletme ruhsatı ile birlikte kiraya verilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda taraflar arasındaki kira ilişkisinin Borçlar Kanunu'nun adi kiraya ilişkin hükümlerine tabi olduğunun kabulü gerekir. Davacı kiralayan tarafından davalı kiracı hakkında başlatılan icra takibinde davalıya gönderilen ödeme emrinde İ.İ.K.'nun 269/1 maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken Borçlar Kanunu'nun 260. maddesine göre 30 günlük ödeme süresi verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Davalı borçlu verilen 30 günlük yasal ödeme süresi içinde takip konusu kira borcunu İ.İ.K.'nun 269/c maddesinde sayılan belgelerden biri ile ödediğini kanıtlayamadığına göre kiralananın tahliyesine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddine karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 14.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.