1. Ceza Dairesi 2023/9662 E. , 2024/1165 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istem
**1. Ceza Dairesi 2023/9662 E. , 2024/1165 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanık ... hakkında yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçundan kurulan hükmün niteliği ve türü gözetildiğinde kesin nitelikte olduğu ve temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmış ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.03.2009 tarih ve 2009/2-43 Esas, 2009/56 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; kesin nitelikteki hükmün suç vasfına yönelik aleyhe temyiz yasa yoluna başvurulması halinde temyize konu olabilecekleri kabul edildiğinden, katılanlar vekilinin anılan hükmü "suç vasfına" ilişkin temyiz ettiği anlaşılmakla, kararın temyiz kanun yoluna tabi olduğu, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Katılanlar vekilinin ve sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... (...) Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2021 tarihli ve 2020/246 Esas, 2021/102 Karar sayılı kararı ile ; a. Sanık ... hakkında maktul ...'e yönelik olası kastla ihmal suretiyle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'unun (5237 sayılı Kanun) 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 83 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 21 ... maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 ... maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrerlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, b. Sanık ... hakkında yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 98 ... maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 06.04.2022 tarihli ve 2021/2094 Esas, 2022/938 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekili ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurusu üzerine 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının sanık ... yönünden kaldırılması ile; a. Sanık ... hakkında maktul ...'e yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına , b. Sanık ... hakkında yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçundan kurulan hükmün 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılanlar vekilinin temyiz istemi; eksik inceleme, hatalı değerlendirmeye, sanık ...’nın diğer sanıkla iştirak halinde hareket ettiğine, takdiri indirim ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, ilişkidir. 2. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye, sanığın mülakat adı altında alınan ifadesinin hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın öldürme kastının olmadığına, sanığın eyleminin bilinçli taksire sebebiyet verdiği gerekçesi ile suç vasfına, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1.Sanıklar ... ile ... 'nın resmi nikahlı olarak karı koca olup, olay tarihinde aralarındaki ailevi meseleler nedeniyle ayrı yaşadıkları, diğer sanık ...'nin ise sanık ...' in abisi olduğu, bu süreçte sanık ... ile maktul ... arasında başlayan duygusal yakınlaşmanın ilerleyerek sevgili boyutuna dönüştüğü ve tarafların birbirleri ile sevgili sıfatıyla görüşmeye başladıkları, olay günü sanık ...' nın, müşterek çocukları olan ...' i hasta olduğunu söyleyerek bakması için eşi olan sanık ...' e teslim ettiği, sanık ...' in müşterek çocukları ...' in düşmesi nedeniyle sakinleşmesi amacıyla annesi olan sanık ... ile görüştürmek amacıyla telefonla aradığı, sanık ...' nın hasta olduğunu söylemesine rağmen sesinin yorgun şekilde gelmemesi ve telefonu bir an önce kapatmak istercesine konuşma şeklinden şüphelendiğini söyleyen sanık ...' in sanık ...' nın evine gelip oturmakta olduğu dairenin bulunduğu beşinci kata çıkarak daire kapısının önünde ikametin içerisini dinlemeye başladığı, içeriden yabancı bir erkek şahsın sesinin geldiğini duyunca kapıyı çaldığı, kapının açılmaması ve içerideki seslerin kesilmesi üzerine sanık ...' in daire kapısını kırarak içeriye girdiği, içeri girince maktul ...' in üst kısmı çıplak vaziyette yatak odasına doğru koştuğunu gördüğü ancak ilk başta yüzünü tam göremediği için kim olduğunu tanıyamadığı ve maktulün peşinden koşarak yatak odasına doğru gittiği, maktul ...'in yatak odası penceresinden ikametin yan tarafındaki binanın çatısına geçtiği, sanık ...' in de maktulün peşinden camdan yan taraftaki binanın çatısına geçtiği, maktul ...' in çatıdaki kovalamaca sonrasında tekrardan çatıdan yatak odasının penceresinden sanık ...' nın ikametine girmek isterken olay saatinin gece vakti olması, maktulun içinde bulunduğu heyecan ve paniğe kapılması nedeniyle burada bulunan bina boşluğuna düştüğü, sanık ...' in de maktulün düştüğünü gördüğü, bu aşamaya kadar sanık ...'nın yaşanan kovalama ve düşme olaylarını görmediği, ikamete geri giren sanık ...' in eşi olan diğer sanık ...' ya durumu sorması üzerine maktulün Japon ... olarak bilinen şahıs olduğunu öğrendiği, sanıklar ... ve ...' nın yatak odasının penceresinden bina boşluğunun alt kısmına baktıklarında karanlık nedeniyle maktulü göremedikleri ancak maktulden çıkan hırıltı sesini duydukları, aynı binanın birinci katındaki dairenin diğer sanık ...' ye ait olması nedeniyle, sanık ...'in abisi olan sanık ...'yi telefon ile arayarak arkadaşıyla alkol içerken apartman boşluğuna düştüğünü söyleyerek bulunduğu yere gelmesini istediği, sanık ...' nin ilk başta gece saatleri olması nedeniyle gelmeyeceğini söylediği, sanık ...' in ... mesele olduğunu söylemesi üzerine sanık ...' nin olay yerine geldiği, sanıklar ... ve ...' nin birinci katta olan sanık ...' ye ait dairenin bina boşluğuna bakan yatak odası penceresinden maktul ...' i battaniye vasıtasıyla içeriye aldıkları, bu esnada maktulden hırıltı şeklinde sesler geldiğinin duyulması nedeniyle halen yaşamakta olduğu, sanık ...' nin olayı adli mercilere haber vermeleri gerektiği yönündeki teklifin sanık ... tarafından ceza alabileceğinden dolayı kabul edilmemesi nedeniyle sanıkların durumu yetkili mercilere haber etmedikleri, sanık ... tarafından maktulün hastaneye yakın bir yere bırakılmasının teklif edildiği ancak sanık ...' nin bu teklifi kabul etmeyerek adli soruşturmaya maruz kalmamak için olay yerinden gideceğini söylediği, bu esnada diğer sanık ...' nın sanıklar ... ve ...' in yanında olmadığı, sanık ...' in eşi olan diğer sanık ...' yı telefon ile arayarak abisinin maktulü hastaneye yakın bir yere bırakma teklifini kabul etmediğini, evden ayrılıp gideceğini söyleyerek yanına gelip maktulü birlikte götürmeleri gerektiğini söyleyerek yanına çağırdığı, bu esnada sanık ...' nin olay yerinden ayrılarak evine gittiği, sanıklar ... ve ...' nın battaniye vasıtasıyla maktulü sanık ...' nın ... plakalı aracına taşıdıkları ve sanık ...' nın direksiyona geçmesi üzerine olay yerinden ayrıldıkları, sanıkların ilk başta maktulü hastaneye götürmek üzere araca aldıklarını beyan ettikleri, bir süre sonra araçla seyir halindeyken maktulden gelen hırıltı seslerinin kesilmesi üzerine ölmüş olabileceğinden şüphelendikleri, sanık ...' in maktulün nabzını kontrol ettiğinde öldüğünü anladığı ve hastaneye gitmekten vazgeçtikleri, sanık ...' in yönlendirmesi, yol tarifi ile bir süre daha araçla seyrettikleri, Karapınar ilçe merkezinde bulunan ... Mahallesi ... ... ... İlkokulu önüne geldiklerinde maktulü yol kenarında indirip bırakarak olay yerinden ayrıldıkları, bir süre sonra kolluk kuvvetlerine yol kenarında bir ceset olduğu yönünde ihbar yapılması üzerine olayın adli mercilere intikal ettiği, ve maktulün cesedinin bırakıldığı yere ait güvenlik kamera kayıtlarının incelenmesi neticesinde sanık ...' ya ait aracın plakasının tespit edildiği, olay sonrası düzenlenen otopsi raporuna göre maktulün vücudunun çeşitli yerlerinde kemik kırıkları sonucu müterafik künt genel beden travmasına bağlı iç organ harabiyeti, kafa içi ve dış kanama sonucu öldüğünün belirtildiği, ancak ölümünün düşme nedeniyle mi yoksa atılarak/ itilerek aşağı atılması nedeniyle mi olduğunun tespit edilemediğinin belirtildiği, anlaşılmıştır. 2.Sanıklarına savunmaları, katılan ve tanıkların beyanları, Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulu kararı, 14.07.2020 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağı, adli tıp raporları, tutanaklar, görüntüler, nüfus kayıtları, adli sicil kayıtları dava dosyasında bulunmaktadır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Her ne kadar sanık ... ilk derece mahkemesindeki kovuşturma aşamasında ve istinaf aşamasında alınan savunmalarında, çatıya çıktıktan sonra maktulü izlemeye başladığını, onun hiç üzerine gitmediğini, kendisinin çatıda öylece durduğunu, maktulle bir temasının dahi olmadığını, hatta maktulün kendi üzerine doğru koşmaya başladığını, kendisinin de refleks olarak onu tutmak istediğini ancak üzerinin çıplak olması nedeniyle maktulün elinden kaçarak bir anda gözünün önünden yok olduğunu belirtmiş ise de ; Dairece izlenen polis mülakatı görüntülerinde sanığın kolluk görevlilerine "maktule bir iki vurduktan sonra maktul kendisini geri çekti düştü" şeklinde beyanda bulunduğu, soruşturma aşamasında kollukta müdafii huzurunda alınan beyanında maktulün yatak odasına girmeye çalıştığı esnada kendisinin ona "dur düşeceksin" diye bağırarak arkasından sarılarak tuttuğunu, ancak maktulün elinden kaçarak düştüğünü, elinin yanlışlıkla maktule değmiş olabileceğini beyan ettiği, yine Cumhuriyet Başsavcılığında alınan ifadesinde maktulü kovaladığını, çatının başka çıkışı olmaması dolayısıyla maktulün yatak odasına tekrar geri dönmesi üzerine kendisinin de döndüğünü, ona hamle yaptığını, sadece vücuduna dokunduğunu ancak yakalayamadığını ardından maktulün düştüğünü beyan etmesi karşısında esasen mülakat görüntülerinde Dairece izlenen beyanını müdafii ve Cumhuriyet Savcısı huzurunda aşamalarda tevil yollu olarak ikrar ettiği, kovuşturma ve istinaf aşamasında sonradan geliştirdiği savunmasının suç ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğu kanaatiyle olayın "sanığın yatak odası penceresinden çatıya çıkan maktulü çatıda kovaladığı, maktulün çatıdan başka bir çıkış olmaması sebebiyle sanığın elinden kurtulmak amacıyla çatıya çıkmış olduğu yatak odası penceresinden içeriye tekrar girmek isterken maktule vurması sonucunda apartman boşluğundan düştüğü", şeklinde gerçekleştiği hususunda tam bir vicdani kanaat oluşmakla, gece vakti başka çıkış olmadığını bildiği çatıda maktulü kovalamaca sonucunda ona vurması ile apartman boşluğuna düşerek ölmesinde sanığın eyleme bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşıldığından sanığın kasten öldürme suçundan mahkûmiyetine, karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılmasına karar verildiği belirlenmiştir. IV. GEREKÇE 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, öldürme eyleminin sanık ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, bilinçli taksir şartlarının oluşmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği, sanık ...'nın eylemine uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru olarak belirlendiği anlaşıldığından, katılanlar vekili ve sanık ... müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedenleri dışında hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Suç Vasfı Yönünden Sanığın aşamalardaki beyanlarında ayrı yaşadığı ve şüphelendiği eşinin olay gecesi evine gittiğinde erkek sesi duyması üzerine kapıyı tekmeleyip içeri girdiğinde üstü çıplak maktulun korkup kaçtığı, çatıya çıktığı sanığın da arkasından çıktığı ve onu kovaladığı maktulun tekrar dönüp yatak odası penceresinden içeri girmek isterken ona vurması sonucu (Sanık 13.07.2020 tarihli hazırlık ifadesinde vurduğunu hatırlamadığı, elinin değmiş olabileceği şeklinde tevilli ikrarı mevcuttur.) dengesini kaybedip pencereden içeri giremeyen maktulun 5. kattan aşağı boşluğa düşüp kafa ve genel beden travması sonucu öldüğü anlaşılmış istinaf aşamasında da olayın oluş şekli bu şekilde kabul edilmiştir. Bu haliyle sanığın onu tutup aşağı atması, kuvvetlice vurup düşürmesi söz konusu değildir zira kendisi de denge problemi yaşamaktadır. Yakalamak üzereyken ona vurması durumunda maktul başarabilse pencereden içeri girme ihtimali olduğu gibi dengesine biraz sahip olabilse çatı üzerine de yığılma yada ayakta durma ihtimalleri mevcut iken aşağı düşmüş olması ihtimaller arasında olduğundan sanığın hareketi sonucu ölüm hadisesinin meydana gelmesi mutlak değil muhtemel olduğundan sanık hakkında olası kastla öldürme suçundan hüküm kurulması yerine doğrudan kastla öldürmekten hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. 3.Haksız Tahrik Yönünden Sanığın olay öncesinde maktulü resmi nikahlı eşi ile birlikte müşterek konutunda maktulü belden yukarı çıplak vaziyette yakalaması, maktulün gayri ahlaki amaçla sanığın konutuna rızası dışında gelmesinden kaynaklanan hiddet ve elemin etkisiyle haksız tahrik altında gerçekleştirdiği anlaşıldığından, maktulden sanığa yönelen haksız tahrik oluşturan eylemlerin ulaştığı boyut dikkate alındığında 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi uyarınca indirimin makul ile üst sınır arasında belirlenmesi yerine makul olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR 1.Sanık ... Hakkında Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün Yerine Getirilmemesi Suçu Yönünden Gerekçe bölümü (1) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 06.04.2022 tarihli ve 2021/2094 Esas, 2022/938 Karar sayılı kararında sanık ... hakkında suç vasfına ilişkin bir isabetsizlik görülmediğinden, katılanlar vekilinin temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİNE İLE HÜKMÜN ONANMASINA, 2.Sanık ... Hakkında Maktul ...'e Karşı Kasten Öldürme Suçu Yönünden Gerekçe bölümünde yer alan (2) ve (3) numaralı paragraflarda açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 06.04.2022 tarihli ve 2021/2094 Esas, 2022/938 Karar sayılı kararının sanık hakkında olası kastla öldürmeden hüküm kurulması gerektiği ve haksız tahrikin derecesi yönünden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliği ile BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süreler dikkate alınarak sanık ... müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... (...) Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.02.2024 tarihinde karar verildi.