DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/17 E. , 2024/784 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/17 Karar No : 2024/784 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı 2- ... Başkanlığı VEKİLLERİ : Huk. Müş. Av. .., Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 09/05/2023 tarih ve E:2019/19, K:2023/2471 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 17/
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/17 E. , 2024/784 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/17 Karar No : 2024/784 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı 2- ... Başkanlığı VEKİLLERİ : Huk. Müş. Av. .., Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 09/05/2023 tarih ve E:2019/19, K:2023/2471 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 17/03/2007 tarih ve 26465 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkilerde Bandrollü Ürün İzleme Sistemi Genel Tebliği'nin (Sıra No:1), 05/03/2015 tarih ve 29286 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkilerde Bandrollü Ürün İzleme Sistemi Genel Tebliğinde (Sıra No:1) Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in (Seri No:8) 2.5. maddesiyle değiştirilen "Uyulacak Esaslar ve Taleplerin Karşılanması" başlıklı 3.2.2.1. maddesinin (c) bendi ile bu kurala dayanılarak tesis edilen Gelir İdaresi Başkanlığının 20/11/2018 tarihli işleminin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti:Danıştay Onuncu Dairesinin 09/05/2023 tarih ve E:2019/19, K:2023/2471 sayılı kararıyla; Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verildiği, Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, görev alanlarına ilişkin olarak yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabildikleri, Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken "normlar hiyerarşisi" kuramına göre, hukuk düzeninin, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içerdiği ve her normun geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan aldığı, normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceğinin hukukun genel ilkelerinden olduğu, Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı) tarafından hazırlanarak 17/03/2007 tarih ve 26465 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkilerde Bandrollü Ürün İzleme Sistemi Genel Tebliği'nin (Sıra No:1), 05/03/2015 tarih ve 29286 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkilerde Bandrollü Ürün İzleme Sistemi Genel Tebliğinde (Sıra No:1) Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in (Seri No:8) 2.5. maddesiyle değiştirilen "Uyulacak Esaslar ve Taleplerin Karşılanması" başlıklı 3.2.2.1. maddesinin (c) bendinde, firmaların, mevcut bandrol stokları, önceki dönemlerde aldıkları bandrol miktarları, üretim kapasiteleri, aylık üretim miktarları, mamul ve yarı mamul stokları ve aylık satış miktarlarının kontrol edileceği, Gelir İdaresi Başkanlığınca onaylanan miktarla sınırlı olacak şekilde bandrol, güvenlikli mürekkep ve/veya kodlanmış etiket taleplerinin karşılanacağının düzenlendiği, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca, Hazine ve Maliye Bakanlığına, doğacak verginin güvenliğini sağlamak üzere özel etiket ve işaretlerin kullanılmasına ilişkin zorunluluk getirme, bu özel etiket ve işaretlerin basımı, dağıtımı ile sistemin kurulması ve işletilmesi hizmetlerinde bulunması gereken özelliklere ve bunların uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirleme konusunda yetki verildiği; davalı Bakanlığın da Kanundaki görevlerini yerine getirmek üzere, Kanun'un çizdiği sınır çerçevesinde düzenleme yetkisini "tebliğ" ile kullandığı anlaşıldığından, dava konusu Tebliğde yetki ve şekil yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı, Dava konusu düzenlemenin diğer unsurlarına gelince; Dava konusu düzenleme ile kayıt dışı ekonomi ile mücadelede vergisel katkısına göre belirli sektörlerin takip edilmesinin ve kontrol altına alınmasının amaçlandığı, bu nedenle dava konusu Tebliğ'in, özel tüketim vergisinin petrolden sonra en çok tahsil edildiği tütün mamulleri ve alkollü içki sektörüne yönelik olarak, vergi tahsilatının takip ve güvence altına alınması, kayıp ve kaçağın engellenmesi, kısaca vergi güvenliğinin sağlanması şeklinde tezahür eden kamu yararı amacıyla hazırlandığının açık olduğu, dava konusu düzenlemede amaç unsuru yönüyle de hukuka ve dayanağı Kanun'a aykırı bir yön bulunmadığı, Dava konusu Tebliğ'in dayanağı olan Kanun'un gerekçesinde, tütün mamulleri ve alkollü içki ürünleri sektöründeki kayıp ve kaçağın yüksek oranda olması nedeniyle bu ürünler için Bandrollü Ürün İzleme Sisteminin getirildiğinin belirtildiği, dava konusu Tebliğ'de firmaların mevcut bandrol stoklarının, önceki dönemlerde aldıkları bandrol miktarlarının, üretim kapasitelerinin, aylık üretim miktarlarının, mamul ve yarı mamul stoklarının ve aylık satış miktarlarının kontrol edileceğinin düzenlendiği anlaşıldığından, dava konusu düzenlemede sebep unsuru yönüyle hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı, davacının, bandrol şartının sadece tütün ve alkol ürünlerinde arandığı, diğer sektörlerde böyle bir şarta ve dolayısıyla bir sınırlamaya yer verilmediği, bu durumun eşitlik ilkesine aykırı olduğu iddiasının bu nedenle yerinde görülmediği, Dava konusu Tebliğ kuralının, firmaların bandrol taleplerinin Gelir İdaresi Başkanlığınca değerlendirilmesinde esas alınacak kriterler arasında "mevcut bandrol stoklarının, önceki dönemlerde aldıkları bandrol miktarlarının, üretim kapasitelerinin, aylık üretim miktarlarının, mamul ve yarı mamul stoklarının ve aylık satış miktarlarının" dikkate alınacağını içerdiği, bu haliyle dava konusu düzenlemenin konu unsuru yönünden de hukuka uygun bulunduğunun anlaşıldığı, Bu itibarla, dava konusu Tebliğ kuralında hukuka, kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırılık görülmediği, Gelir İdaresi Başkanlığının 20/11/2018 tarihli işleminin incelenmesinden: Davacı tarafından, 18/10/2018 tarihinde bandrollü ürün izleme sistemi üzerinden 90.000 bandrol verilmesi talebinde bulunulduğu, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından davacının ürün stoğunun fazla olduğu gerekçesiyle 20/11/2018 tarihli işlemle söz konusu başvurunun reddedildiği, Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacıya 2018 yılında (Tekirdağ Fabrikası için) toplam 744.000 adet bandrol verildiği, davacının ise aynı yıl içinde toplam 204.911 adet bandrollü ürün sattığı, yıl sonu itibarıyla 1.633.801 adet satılabilir bandrollü ürün stoğunun bulunduğunun anlaşıldığı, Buna göre, davacının almış olduğu 744.000 adet bandrole karşılık yapmış olduğu 204.911 adet bandrollü ürün satışı nedeniyle mevcut satılabilir bandrollü ürün stoklarında artış olduğu, aynı zamanda 2018 yılı içinde ürettiği yeni ürünler sonucunda satılabilir bandrollü ürün stokunda %70'in üzerinde bir artış olduğu görüldüğünden, davacının 90.000 adet bandrol verilmesi talebinin reddine ilişkin işlemde, hukuka uygunluğu tespit edilen Tebliğ kuralına, dayanağı mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu düzenlemenin ve dayanağı Vergi Usul Kanunu hükümlerinin Anayasa'ya aykırı olduğu, idari kararlar ile ticari hayatının durdurulamayacağı ve satış yapmasının engellenemeyeceği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 09/05/2023 tarih ve E:2019/19, K:2023/2471 sayılı kararının ONANMASINA, 3.Kesin olarak, 04/04/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.