7. Hukuk Dairesi 2011/3169 E. , 2012/1261 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 142 ada 1 parsel sayılı 2453,69 m2 yüzölçümündeki taşınmaz intifa hakkının İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü'ne ait olduğu, iki adet ikişer katlı kargir binanın davacı ... Belediyesine ait olduğu tuta
**7. Hukuk Dairesi 2011/3169 E. , 2012/1261 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 142 ada 1 parsel sayılı 2453,69 m2 yüzölçümündeki taşınmaz intifa hakkının İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü'ne ait olduğu, iki adet ikişer katlı kargir binanın davacı ... Belediyesine ait olduğu tutanağın beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle tapu kaydına dayanılarak davalı Hazine adına tespit edilmiş, yapılan tespit 12.08.2004 gününde kesinleşmiştir. Davacı ... 21.10.2010 günlü dilekçe ile tapu kaydına dayanarak taşınmazın bir bölümüne yönelik olarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne; dava konusu 142 ada 1 parsel sayılı taşınmaz içerisinde uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen 15.07.2010 tarihli rapor ve haritada (A) harfi ile gösterdikleri 718,08 m2 yüzölçümündeki bölümün ifrazı ile son parsel numarası verilerek davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece davacı ...'nın tutunduğu 09.07.1976 tarih 11 sayılı tapu kaydının dava konusu taşınmaz bölümüne uyduğu, taşınmaz içerisindeki iki adet binanın bulunduğu bölümün Hazine'ye devredilen taşınmaz parçaları dışında kaldığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Davacının tutunduğu 09.07.1976 tarih 11 sayılı tapu kaydı uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi sözleri soyut ve gerekçesiz uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki harita keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersiz olduğu gibi tespite esas alınan 23.06.1983 tarih 29 sayılı tapu kaydı ise hiç uygulanmamış, aynı zamanda dayanak tapu kayıtlarının ilk geldisi olan.../.. 13.06.1958 tarih 13 sayılı tapu kaydının 2000,00 m2 yüzölçümündeki bölümüne ait tedavül durumu dosyadan anlaşılabilir iken geriye kalan 2000,00 m2 yüzölçümündeki bölümün akıbeti araştırılmamış, kök tapu kaydının açıkta pay kalmayacak şekilde tüm geldi ve gittileri sorulmamış, tapu kayıtları her ne kadar birbirinin geldisi ise de kayıtların ifraz gördüğü ve bu surette yönlerinin birbirinden ayrı olduğu gözetilmeksizin yapılan keşifte hangi tapu kaydının okunduğu, hangi kaydın yerine uygulandığı belirtilmemiş, uzman bilirkişi raporunda da ilk kök tapu kaydına atıf yapılarak söz konusu raporun denetim olanağı ortadan kaldırılmış, tespite aykırı sonuca varıldığı halde tespit bilirkişileri A.Rıza Gül ve ... Poyraz dinlenilmemiş, varsa nedenleri hüküm yerinde gerekçesi gösterilerek açıklanmamıştır. O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle, davacı tarafın tutunduğu 09.07.1976 tarih 11 sayılı tapu kaydı ve bu kayıt ile dava konusu taşınmazın tespitine esas olan tapu kayıtlarının ilk tesisi olan ve Asliye Hukuk Mahkemesi'nin tescil ilamı ile oluşturulan 13.06.1958 tarih 13 sayılı 4000,00 m2 yüzölçümündeki tapu kaydı açıkta pay ve miktar kalmayacak şekilde, aynı zamanda tespite esas tapu kaydının geldilerinden olan 23.06.1983 tarih 28 sayılı tapu kaydı ile birlikte ilk oluştukları günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte varsa haritaları da Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, dayanılan kayıtların dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kayıtları, ifraz krokileri yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden bilirkişi sözlerini, dayanak kayıtların uygulanmasını, uygulanan kayıtlarının sınır yerlerini göstermeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, yapılacak keşifte özellikle dayanak tapu kayıtlarının birbirinden ifraz ile oluşturuldukları, bu hali ile tapu kayıtlarının sınırlarının birbirinden farklı olduğu gözetilerek hangi tapu kaydının uygulandığı belirtilerek dava konusu taşınmaz bölümünün davacı ve davalı tarafın tutunduğu tapu kayıtlarından hangisinin kapsamında kaldığı ifraz haritaları da gözetilerek duraksamasız belirlenmeli bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece böylesine bir araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz, davalı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 28.02.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. GB