Başvuru, haksız gözaltı ve tutuklama tedbirleri dolayısıyla ödenen tazminatın yetersiz olması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, haksız gözaltı ve tutuklama tedbirleri dolayısıyla ödenen tazminatın yetersiz olması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. 10/8/2010 tarihinde İzmir Emniyet Müdürlüğüne gönderilen ihbar mahiyetindeki elektronik postada İzmir'de genç kızları kandırarak zengin kişilere ve üst düzey bürokratlara para karşılığında pazarlayan bir çete olduğu, genç kızların elde edilen uygunsuz görüntüleri kullanılmak suretiyle tehdit edilip kendilerine bağımlı hâle getirildiği bildirilmiştir. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) tarafından daha sonra kamuoyunda İzmir askerî casusluk dosyası olarak bilinen soruşturmaya başlanmış ve -başka şüpheliler ile birlikte- başvurucu hakkında iletişimin denetlenmesi ve teknik araçlarla izleme tedbirleri uygulanmıştır. 9/5/2012 tarihinde gözaltına alınan başvurucunun babasının evinde ve Denizli'de kaldığı öğrenci yurdunda arama yapılmıştır. Aramalar sonucunda başvurucunun babasının evinde TSK personel bilgi formları, hizmete özel evrak, gizli kaşeli evrak, askerî personel bilgilerinin bulunduğu çizelge ve evrak, SD kart, USB bellekler, hard disk ile çok sayıda CD ve DVD ele geçirilmiştir. Başvurucunun kaldığı yurtta yapılan aramada ise dizüstü bilgisayarlar, hizmete özel belge, USB bellekler ve hafıza kartı ele geçirildiği anlaşılmıştır. Soruşturmada alınan ifadesinde başvurucu; suçlamaları kabul etmediğini, kendisinin yaptığı iddia edilen telefon görüşmelerinin özel hayatına ilişkin görüşmeler olduğunu, iki yıldır Denizli'de öğrenci olması sebebiyle burada yaşadığını, hiçbir örgüt ile bağlantısı olmadığını beyan etmiştir. Savcılık başvurucuyu tutuklanması talebi ile İzmir (kapatılan CMK. maddesi ile görevli) Ağır Ceza Mahkemesine sevk etmiştir. Başvurucu sorgusunda; kendisinin suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve devletin gizlilik ve güvenliğine ait belgelerini temin etme suçlamalarını kesinlikle kabul etmediğini, böyle bir örgüt bilmediğini, kendisinin üç yıl boyunca telefonlarının dinlendiğini, teknik takiplerinin yapıldığını, telefon görüşmelerinin tamamının özel hayatına ait birtakım konuşmalardan ibaret olduğunu, içlerinde suç teşkil edebilecek eylemlerin bulunmadığını beyan etmiştir. İzmir Ağır Ceza Mahkemesi 14/5/2012 tarihinde başvurucunun tutuklanmasına karar vermiştir. Kararda; başvurucunun üzerine atılı suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri temin etme suçlarının niteliği, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların mevcudiyeti, mevcut delil durumu, delillerin henüz tamamen toplanmamış olması, delilleri yok etme, gizleme ile kaçma hususunda kuvvetli ve ciddi şüphe olması ve atılı suçların kanunda öngörülen ceza miktarları nazara alınarak 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun maddesi uyarınca tutuklanmasına karar verildiği belirtilmiştir. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı 6/1/2013 tarihinde iddianame düzenleyerek başvurucunun suç işlemek amacıyla örgüt kurma, kişisel verilerin kaydedilmesi ve devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme suçlarından cezalandırılmasını talep etmiştir. İzmir Ağır Ceza Mahkemesince görülen yargılamada başvurucunun 4/7/2014 tarihinde tahliyesine ve 26/2/2016 tarihinde beraatine karar verilmiştir. Gerekçede; başvurucu hakkındaki iletişimin tespiti, arama ve elkoyma kararlarının hukuka uygun olmadığı dolayısıyla bu işlemler neticesinde elde edilen delillerin de başvurucu aleyhinde kullanılamayacağı belirtilerek başvurucunun üzerine atılı suçları işlemediği sabit olduğundan beraatine karar verildiği belirtilmiştir. Başvurucu 12/1/2017 tarihinde İzmir Ağır Ceza Mahkemesinde (Mahkeme) hukuka aykırı gözaltı ve tutuklama tedbirleri dolayısıyla tazminat davası açmıştır. Dava dilekçesinde; somut bir delil bulunmadan uygulanan gözaltı ve tutuklama tedbirleri nedeniyle 000 TL maddi, 000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi talep edilmiştir. Mahkeme 16/11/2017 tarihinde davanın kısmen kabulü ile başvurucuya 325,60 TL maddi, 000 TL manevi tazminat ödenmesine karar vermiştir. Başvurucu, istinaf talebinde bulunmuştur. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi (Daire), 10/5/2019 tarihinde Mahkemece belirlenen maddi tazminat miktarının 562,38 TL şeklinde düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. Başvurucu temyiz talebinde bulunmuş, anılan karar Yargıtay Ceza Dairesi tarafından 29/6/2020 tarihinde onanarak kesinleşmiştir. Nihai kararın başvurucuya tebliğ edildiğine ilişkin bir kayda rastlanmamıştır. Başvurucu 19/8/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.