11. Hukuk Dairesi 2012/16832 E. , 2013/13935 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/06/2012 tarih ve 2009/481-2012/338 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanaklar…
**11. Hukuk Dairesi 2012/16832 E. , 2013/13935 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/06/2012 tarih ve 2009/481-2012/338 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili; davacıların murisi olan...'in 1972 yılında "Kayseri Uleması" isimli bir kitap yazarak yayımladığını, davalı ...'un ise eser sahibi olan...'in veya onun mirasçılarının izni ve rızası olmaksızın söz konusu kitaptan intihal yapmak suretiyle "Kayseri'nin Manevi Işıkları" isimli bir kitap hazırladığını ve bu bu kitabı 2006 senesi ve sonrasında üç defa bastırarak yayımladığını, davalının yayımladığı kitaplar için Kültür Bakanlığı'na başvurarak bandrol aldığını, bu kitapların Kayseri'de ve Türkiye'nin şehirlerinde bulunan kitapevlerinde tanesinin 10,00 TL'den satışa sunulduğunu ve müvekkili ...'in bu kitabı para vererek kitapevinden satın aldığını, davalının eyleminin alıntı yapmanın ötesinde intihal niteliğinde olup her iki kitabın Osmanlıca bazı kelimeler yerine bunların güncel Türkçe karşılıklarının kullanılmasının, önsözlerinin farklı olması ve başkaca bazı çok küçük değişiklikler dışında birbirinin aynısı olduğunu, Kayseri 3.Asliye Ceza Mahkemesi'nce davalıya eylemi nedeniyle 6.000 TL adli para cezası verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakıldığını, davacıların, davalının bu eyleminin sonucu maddi ve manevi olarak zarara uğradıklarını, iddia ederek 6.000 TL manevi tazminatın ve fazlaya dair tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, davaya konu olan bu eserin muris...'in rızası dahilinde ele aldığını ve bu kitabı yeniden derlediğini, muris...'in ölmeden önce yanına İsmail Koçak ve Mustafa Danacı isimli arkadaşları ile ziyaretine gittiklerinde bir kitap derleyeceğini, bunun için kendisinin hazırladığı "Kayseri Uleması" adlı kitabından faydalanıp faydalanmayacağı hususunu sorduklarında kendisinin faydalanabileceğini, bu kitabı anonim olarak hazırladığını ve 14 kaynak kitaptan faydalandığını ve bu kitap sahiplerinin hiçbirinin rızasını almadığını bu işi Allah rızası için faydalanarak kendi kitabını oluşturduğunu şahitlerin huzurunda beyan ettiğini, almış olduğu izin doğrultusunda kitabın orjinalini bozmadan kaynak olarak yazdığını ve 2006 yılında kar amacı gütmeksizin bandrollü 5000 adet tek baskı olarak yayınlattığını, kâr amacı gütmüş olsaydı kitabın ikinci ve üçüncü baskılarını da yapabileceğini, davacı vekilinin kitabın baskısını ikinci ve üçüncü defa bastırarak 10 TL ücret karşılığında satıldığına dair beyanlarının gerçek ile bir ilgisinin olmadığını, basılan 5000 adet kitabın 2500 adetini yüksek öğrenim öğrenci yurtlarına ve kuran kurslarına tutanak tutulmak sureti ile bağışladığını,kalan 2500 adet kitabın ise isimlerini bildirdiği kitapçılarda imza günleri düzenlenerek halka ücretsiz olarak dağıtıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia,savunma,bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacıların miras bırakanı... tarafından yayınlanan "Kayseri Uleması" isimli kitabın davalı tarafça "Kayserinin Manevi Işıkları" ismi ile davalı tarafça kısmen çok küçük çıkarmalar ve değişikler yapılmak suretiyle ve yine Osmanlıca kelimelerin bazılarının Türkçeleştirilerek birebir olarak davalı adı ile yayınlandığı, davacının murislerinin adının yer almadığı, böylece davacıların FSEK gereği davalıdan maddi ve manevi tazminat talep etme hakkının doğduğu, gerekçesiyle davacıların maddi tazminat taleplerinin kabulü ile, 13.800,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacılara verilmesine,tarafların sosyal ve ekonomik durumları nazara alınarak manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile, her bir davacı için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 3.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 897,60 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 01.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.